Filozof.net

Anasayfa

Dadaizm Nedir Akımı, Tarihi Özellikleri, Sanatçıları

Dadaizm I. Dünya Savaşı yıllarında İsviçre’de ortaya çıkmış Fransa ve Amerika’da yankılar bulmuş bir edebiyât akımıdır. Dada ismi, akımın öncülerinin lügate daldırdıkları bir bıçağın “Dada” kelimesine isâbet etmesiyle verilmiştir. Bu akım sanatçıları hiçbir akıma ve hiçbir edebiyât kuralına bağlı olmamayı kural edindiler. Hayat ve olaylarla, insanlarla alay etmeyi amaçladılar. Bu akımda reybîlik (şüphecilik) esastır. Bu akımın en mühim temsilcisi Romanyalı Czara’dır.

1922'de sönmeye başlayan Dadacıların önde gelen temsilcileri arasında Paul Fluardı, Francis Picabia, Philipe Soupault gibi isimler vardır. Bütün bunlardan sonra gerçeküstücü akımın 1924’te yayınlanan ilk bildirisinde insanı anlayıp anlatmak için yalnız akıl-zekâ, mantık değil, şuuraltı, rüyâ, hayal gücü ve cinsiyetin de ele alınması ve sanat anlayışının buna dayanması gerektiğini açıkladılar. Sanatçı aklın ve deneylerin sınırladığı dar gerçekten kurtulmadıkça asıl gerçeğe, yâni gerçeküstüye ulaşamaz düşüncesini savundular.

Gerçeküstücüler, akıl ve mantığa olduğu kadar töre, âdet, gelenek ve ahlâka da zıt gittiler. Ayrıca şiirin kaynaklarını gözle görülen mantıklı âlemde değil rüyâda, buhranda, cinnette ve uyku hâlinde aradılar. Sanatçıyı da rüyânın ve şuuraltının verileri olarak târif ettikleri ilhâmı kâğıda geçiren bir daktilo makinası gibi gördüler.

Gerçeküstücülerin tablo ve şiirlerinde verdikleri manzara bir esrarkeş ve akıl hastasının gördüklerini anlatması ile çok benzerlik gösterir. Onlar bu hallerini, şuur’u değil, alt şuuru konuşturduklarını iddiâ ederek açıklamak isterler.

Dadaizm iki türlü karakter gösterir :

1. Kübizmin bir devamı olması:

Dadaizm önceleri kübizmin bir devamı gibi görünmüştür. Tıpkı kübizm gibi, önceleri maddeye karşı koymuş, konunun dış görünüşünü tasvir etmekle yetinmemiş, zihnin geometrisini göstermiye çalışmıştır. Böylece sanatı, eşyanın yüzeyinden kurtarmıya çalışmıştır.

Dadaizm, sonradan bu görüş ve düşünüşten birdenbire vaz geçti. Her şeye, ama her şeye isyan etmiye başladı.

2. Dadaizm'de şüphecilik:

Şüphecilik, olumlu ya da olumsuz hiçbir kesin yargıya varamayan, şüphe içinde kalmayı uygun bulan bir düşünce sistemidir.

Dadaizm, etrafta dönüp dolaşan hiçbir şeyin doğruluğuna ve varlığına inanmıyor. Romantizmin de ötesine geçerek, akim hiçbir değeri olmadığını bağırıp durdu. Birinci Dünya Savaşının arkası sıra doğan hayat şeklinin mânasızlığını ve özellikle edebiyat sanatçılarının parıltılı çabalarını mizah yolu ile hiçe saydı. Bütün edebî çığırlara güldü. Edebî sanat anlayışındaki farklı tutumları ve gayretleri mânâsız buldu.

Zamanın bir parçası içinde meydana gelmiş psikolojik dengesizliği ve herşeye karşı koymayı bir çaba haline getiren ve Amerika'da bile etkileri görülen Dadaizm, uzun ömürlü olmamış, doğuşundan altı sene sonra etkisini kaybetmiştir.

Bununla beraber dadaizm, İsviçre, Fransa ve öteki memleketlerde tertiplediği toplantılarla kopardığı yaygara sayesinde, alaylı da olsa bütün sanat âleminin ilgisini üzerine çekebilmşitir. Fakat yaslandığı temel taşları dayanıksız olduğundan çabuk çökmüştür.

Dadaizm, tiyatro alanında da uygulanmış, fakat büyük bir başarı sağlıyamamıştır.