Filozof.net

Anasayfa

Ömer Rıza Doğrul Kimdir, Hayatı, Kitapları, Eserleri, Hakkında Bilgi

Ömer Rıza Doğrul, (1893-1952) Dinî-İslâmî konulardaki yazıları ve yayınları ile tanınan müellif, gazeteci ve mütercim.

Aslen Burdurlu olup Mısır'a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olarak Kahire'de doğ­du. Tahsilini Ezher Üniversitesi nde ta­mamlayıp Mısırda gazeteciliğe başladı. Balkan Harbi'nden sonra ve I. Dünya Sa­vaşı sırasında Kahire'de es-Siyâse gaze­tesinde edebî makaleler yayımladı. Bu arada İstanbul'daki Tasvîr-i Efkâr gaze­tesinde "Mısır Mektupları" adıyla yazıla­rı çıktı. Sebîlürreşâddaki ilk makale­lerini de Kahire'den gönderdi. Mehmed Akif'le tanıştığında Kahire'de eş-Şa'b gazetesine yazı yazıyordu. 1915'te İstan­bul'a gitti; İslâm âlemine dair Tasvîr-i Efkâr'da yayımladığı yazılarla Türk ba­sın hayatına girdi. Daha sonra Mehmed Akif'in kızı Cemile Hanım'la evlendi. Mil­lî Mücadele yıllarında Tevhîd-i Efkâr'­da yazarlıktan gazeteciliğe geçti. Bu sı­rada Vakit gazetesinde yayımladığı Tür­kiye-Mısır ilişkileri hakkındaki bazı ya­zılarından dolayı 1925'te İstiklâl Mahke-mesi'nce tutuklandıysa da bir müddet sonra serbest bırakıldı. Bu yıllarda dö­nemin en değerli dinî yayınlarından olan "Asr-ı Saadet" serisini tamamladı. 1940'-ta Eşref Edip, İsmail Hakkı İzmirli ve Kâ­mil Miras'la birlikte çıkarmaya başladık­ları İslâm-Türk Ansiklopedisi ve bu ansiklopedinin mecmuasında çok sayı­da madde ve makale yazdı. 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet gazetesin­de günlük siyasî yazılar kaleme aldı, İs­tanbul Radyosu için İslâm dünyası hak­kında siyasî icmaller hazırladı. 1947-1948 yıllarında, yazarları arasında Türk ve İslâm dünyasının önemli isimleri bu­lunan dinî-fikrî muhtevalı haftalık Se­lâmet Mecmuasi'nı çıkardı. Çok partili hayata geçiş sırasında yayımlanan önem­li İslâmî dergilerden biri olan Selâmet Mecmuası'nda ilmî-dinî araştırmalar, İslâm dünyasındaki düşünce hareketle­ri, İslâm klasikleri gibi konuların yanın­da özellikle o yıllarda din öğretimiyle il­gili olarak basında ve mecliste yapılan tartışmalara da yer verdi. Din öğretimi­nin gereğini ortaya koyarak bu konuda kamuoyu oluşmasına büyük ölçüde yar­dım etti; din hürriyetinin sağlanmasın­da ve ilkokullara din dersi konulmasın­da önemli hizmetlerde bulundu.

Ömer Rıza, 14 Mayıs 1950 seçimlerin­de Demokrat Parti'den Konya milletve­kili seçildi. Milletvekili iken Cumhuriyet gazetesinde, daha çok Ortadoğu ve İs­lâm ülkeleri hakkındaki inceleme ve göz­lemlerine dayanan "Komşu Memleket­lerde Olup Bitenler", "Günün Olayları", "Pakistan Mektupları" ve "Seyahat İnti­baları" gibi ana başlıklarla siyasî yazılar yayımladı. Bu makalelerinde Türkiye'yi diğer İslâm ülkelerindeki inkılâp hareketlerinin önderi olarak gösteren yazar, daha o yıllarda dünyadaki Doğu ve Ba­tı bloklarına karşı İslâm cephesi adıyla üçüncü bir cephe oluşturulması fikrini savundu. İslâm ülkeleri arasındaki iş bir­liği ve Türkiye'nin bu iş birliğindeki rolü üzerinde durarak İslâm birliğinin İslâm ülkelerinin yanlış tutumları yüzünden sağlanamadığını göstermeye çalıştı. Do­ğu ülkelerinin çeşitli meselelerini ve Türk inkılâbının bu ülkelerde yaptığı yankıla­rı tahlil etti; o ülkeler için kurtuluş ça­relerinin neler olabileceğini söyledi, özel­likle Hindistan'ın bağımsızlık mücadele­sinde müslümanların rolünü ortaya koy­du. İslâm ülkelerindeki ilim ve devlet ada­mı dostlarına, sürekli olarak Türk ve Arap ülkeleri arasındaki dostluğun öne­mini ve geliştirilmesi gerektiğini anlat­tı. 0 dönemde Arapça bilen ve İslâm dün­yasını yakından tanıyan Türk gazeteci­lerinin basın hayatından çekilmiş bulun­maları Ömer Rıza'nın yazılarına ayrı bir değer kazandırmıştır.

Ömer Rıza, Büyük Millet Meclisi Dış İşleri Encümeni'nde de görev almıştı. İslâm ülkeleriyle kurulan ilişkilerde onun bilgisinden istifade edildi. Bu arada Türk-Pakistan Kültür Cemiyeti'ne başkan se­çildi. 1951'de Pakistan'da yapılan İslâm Kongresi'ne katıldı. Hayatını kalemiyle kazanan nâdir yazarlardan biri olan Ömer Rıza, uzun süren bir hastalık dönemin­den sonra 13 Mart 1952de İstanbul'­da öldü; mezarı Edirnekapı Şehitliği'ndedir.

Devrinin Türk aydınlan arasında taas­suba düşmeden İslâm dinini etraflıca in­celeyen ve bu incelemelerini çeşitli eser­leriyle halka ulaştıran Ömer Rıza, başta Türkiye olmak üzere dünyadaki müslü-manların çeşitli siyasî ve sosyal problem­leriyle yakından ilgilenmiş, bunların kur­tuluş davasını samimiyetle benimseye­rek kalemini sonuna kadar bu çizgide kullanmıştır. Bilhassa Hindistan Millî Mü­cadelesi içinde Hint müslümanlarının ro­lünü çok İyi anlamış, takdir etmiş ve bu mücadeleleri çeşitli yazılarıyla Türk hal­kına da anlatmıştır. Ayrıca Türkiye'nin diğer müslüman ülkelerle olan iktisadî, siyasî ve içtimaî münasebetlerinin geliş­mesi için ömrü boyunca büyük gayret göstermiştir.

Ömer Rıza Doğrul, bu hizmetlerine rağ­men dinî çevrelerce iki bakımdan tenkit edilmekten kurtulamamıştır. Bunlardan başta geleni 1926 yılında girdiği anlaşı­lan masonluk, diğeri ise Kâdıyânî fikir­leri yaydığı şeklindeki ithamlardır. Esas şöhretini yaptığı yıllarda biraz da loca­ların kapalı olucu sebebiyle pek bilinme­yen masonluğu daha sonra muarızları tarafından sık sık gündeme getirilmiş­tir. Özellikle Tann Buyruğu"nu yayım­ladığı yıllarda (1943-1947) her iki bakım­dan da tenkit edildiği görülmektedir. Fakat onun dinî-millî faaliyet ve eserle­rinde masonluğa dair izlerin tesbit edi­lebilir şekilde aksettiğini söylemek müm­kün değildir. Onun "Ana Davalarımız Ana Prensiplerimiz" adıyla Kültür Muhipleri Mahfıli'nde verdiği konferansın basılı metninde masonluğu ah­lâkî bir müessese olarak gördüğünü, her masonun bir din sahibi olması gerekti­ğini, milleti ahlâkî düşüşten bu cemiye­tin kurtaracağını iddia etmesi masonlu­ğa bakış açısını göstermektedir. Cumhu-riyet'in ilk dönemlerinden başlayarak 1950' yıllara gelinceye kadar dine. dindarlığa ve özellikle İslâm'a karşı yapılan saldırılara hemen her fırsatta ve devam­lı olarak karşı koyması gibi başarılı hiz­metlerinin yanında masonluğunun pa­sif kaldığını belirtmek gerekir.

Kâdıyânîlik konusundaki ithamlara ge­lince, bu durum daha çok, Peygambe­rimiz Aleyhisselâm ve Kur'andon İkti­baslar adıyla tercüme ettiği eserlerin müellifi Mevlânâ Muhammed Alinin kla­sik anlayışı zorlayan aşırı akılcı görüşle­rine Tanrı Buyruğunda yer vermesin­den kaynaklanmıştır. Ancak bu nokta­da yapılan ithamlara, Muhammed Ali'nin başlangıçta Kâdıyânîlik hareketinin lide­ri Gulâm Ahmed'in yanında yer almakla birlikte daha sonra İslâm akîdesini zede­leyici ifade ve tutumları yüzünden onun cemaatinden ayrılarak İslâm'a hizmet için müstakil şekilde çalıştığını ve Kâdı­yânî değil Ehl-i sünnet akîdesine sahip olduğunu ifade ettiğini belirterek cevap vermiştir. Cevabında ayrıca, onunla itti­fak halinde olduğu noktaların yanında ihtilâf ettiği meselelerin de mevcut ol­duğunu söylemiştir. Bugünkü bilgilere göre de Muhammed Ali, aşırı ve yanlış fikirleri yüzünden Gulâm Ahmed'den ay­rılan ve İslâm'ın savunulması ve yayılma­sı için bütün gücüyle çalışan Lahor gru­bunun kurucusu, velûd bir ilim adamı ve önemli bir yazardır.

Hayatının son yıllarında bir yayımcı ola­rak da faaliyet gösteren Ömer Rıza Doğrul'un bu hüviyetini haftalık olarak neş­rettiği Selâmet Mecmuası ortaya koyar. 23 Mayıs 1947'de neşir hayatına giren bu mecmua 17 Eylül 1948'den sonra ya­yımlanmamış, 12 Ocak 1949'dan itiba­ren Yeni Selâmet adıyla tek­rar çıkarılmıştır. 2 Kasım 1949'a kadar devam eden bu ikinci devre 104. sayı ile IV. cildini tamamlamıştır. Dergide dinî, fikrî, felsefî, ilmî, edebî ve tarihî yazı ve araştırmaların yanında "İs­lâm Âleminin Davaları" ve "Okurların Su­allerine Cevaplar" başlıklı bölümler ayrı bir önem taşımaktadır. Ömer Rıza Doğ­rul, Ahmed Hamdi Akseki, Rıza Nafiz Taner, Mûsâ Cârullah, Ahmet Halit Yaşaroğlu gibi yerli yazarlar yanında, tef­rika edilen eserleri ve yazılarıyla Ezher Rektörü Mustafa Abdürrâzık Paşa, A. Cressy Morrison, Muhammed İkbal, Tâ-hâ Hüseyin, Zeki Ali, John Kingley Birge gibi yabancılar da mecmuanın yazı kad­rosunda yer alan başlıca isimlerdir.

Eserleri

Telif ve tercüme birçok eseri bulunan, yaptığı ilâve ve genişletmeler­le yan telif haline getirdiği tercümeleriyle tanınan Ömer Rıza Doğrul'un baş­lıca eserleri şunlardır:

Telif Eserleri

1- Kuran Nedir. Avrupalı ve Amerikalı ünlü yazar ve düşünürlerin Kur'ân-ı Kerîm'in önemi hakkında ortaya koyduk­ları görüşlerden, Kur'an'da yer alan aka-id ve ahlâk esaslarından. Doğu ve Batı dilleriyle Türkçe'deki Kur'an tercümele­rinden bahsetmektedir.

2- Müslüman­lık Nedir. Müslümanlı­ğın esaslarını 155 soru ve cevap şeklin­de açıklayan bir kitaptır.

3- "Mehmed Akif. Şahsı ve Aile Hayatı". Eşref Edip'İn Mehmed Akif, Hayatı ve Eserleri (İs­tanbul 1938) adlı kitabının içinde yer alan bir bölüm olup ancak üçte birlik kısmının ilk cilt olarak yayımlandı­ğı eserin ikinci baskısında yoktur.

4- Tann Buyruğu: Kur'ân-ı Ke­rimin Tercüme ve Tefsiri. Eser "Birinci Ayırım" ve "İkinci Ayırım" adıyla iki kısımdan mey­dana gelmiştir. Birinci ayırım "Kur'an'ın Tertip ve Taksimi", "Dinin Esasları", "İs­lâm'ın Amelî Esasları", "Kur'an'daki Pey­gamberler" ve "Kur'an Aleyhindeki İs­natların Değeri" bölümlerinden oluşan ve İslâm diniyle onun esas kaynağı olan Kur'an'ı ana hatlarıyla tanıtan 200 say­fa hacminde bir giriştir. İkinci ayırım ise "Kur'ân-ı Kerîm'in Tercüme ve Tefsiri" alt başlığını taşıyan. Hafız Osman hat­tıyla yazılmış Kur'an metninin de bulun­duğu asıl tercüme (meal) ve tefsir bölü­müdür. Dili bakımından devrine kadar yapılan tercüme çalışmaları içinde en başarılısı olmakla haklı bir ün kazanan eserin, 1980 yılında A. Muhtar Büyükçı-nar ve Mustafa Uzun tarafından hazır­lanan son baskısında Kur'ân-ı Kerîm'in metni yer almamış, tercümelerle tefsir mahiyetindeki dipnotlarda bazı eksik­lerle, ilk baskısının yapıldığı yıllardaki si­yasî ve içtimaî şartların da etkili olduğu, daha çok akılcı ve maddî izahlar şeklin­de ortaya çıkan hatalı taraflar ve yanıl­tıcı yönlendirmeler düzeltilmiştir. Tercü­menin neşredildiği yıllarda Ömer Rıza'nın masonluğu da zikredilerek çeşitli ya­yın organlarında eser hakkında ileri sü­rülen iddialar mütercim tarafın­dan reddedilmiştir.

5- Kanlı Göm­lek. Adını, Hz. Osman'ın şehid edildikten sonra Şam sokakların­da dolaştırılan kanlı gömleğinden almış­tır. İslâm tarihinde Hz. Osman'ın şehâ-detiyle neticelenen ilk fitnenin hazırla­yıcısı olarak kabul edilen yahudi asıllı Abdullah b. Sebe ile arkadaşlarının gizli bir cemiyet kurup bu işi gerçekleştirmek için nasıl çalıştıklarını ve Hakem Vak'a-sı'ndan sonra Hz. Ali'ye karşı çıkarak Hâ-ricflik hareketini başlatmalarını "ana kay­nakların kaydettiği tarihî vak'alara tam sadakat dairesinde" romanlaştırarak an­latan bir eserdir.

6- Ekber: Bir Türk Dâ­hisi. Bâbürlü Hükümdarı Ekber Şah'ın hayatını anlatan bir eser­dir.

7- Cennet Fedaileri: İslâm Tarihin­de Gizli ve Yıkıcı Teşekküller. İki bölümden meydana gelen eserin birinci bölümünde Meymûn el-Kaddâh'ın (ö. 170/786) çocukları ile Karmatîler'in ve İsmâilîler'in İslâm'a yaptığı kötülükler ele alınmakta, tarihî bir ro­man mahiyetindeki ikinci bölümde ise İslâm kumandanı Zeydûn tarafından Ha­san Sabbâh'm fedaileriyle sahte cenne­tinin ortadan kaldırılması anlatılmakta­dır.

8- İslâmm Özü ve Kur'an'ın Ruhu. Allah ve insan, cemiyet hayatı, iman ve adalet, düşmanlık, me­suliyet, peygamberler ve ümmetler, in­sanlığın karşılaştığı tehlikeler gibi çeşit­li konulardaki âyetlerin tercümesinden meydana gelir.

9- Yeryüzündeki Dinler Tarihi. Beşerî din­lerden başlayarak ilâhî dinlere ve İslâ­miyet'e kadar bütün dünya dinlerine, peygamberlerine, ibadet ve muamelât anlayışlarına yer verilen, her biri "kitap" adıyla ayrılmış sekiz bölümlük eserde sırasıyla Kelt, Bâbil, Mısır, Yunan, Ro­ma, Hindu, Buda, Konfüçyüs, Tao ve Zer­düşt dinleriyle Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâmiyet geniş halk kitlelerinin anlaya­cağı bir şekilde anlatılmaktadır.

10- İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf. İslâm'da manevî hayatla büyük mutasavvıflar ve tarikatlar incelenmiş­tir.

11- Hazret-i Râbiatü'l-Adeviyye. Ünlü kadın velîlerden Râ-bia el-Adeviyye'nin hayatını ve kişiliğini çeşitli kaynaklara dayanarak inceleyen bir eserdir.

Tercümeleri

1- Rûh-ı İslâm: Müs­lümanlığın ve İslâm Mefkurelerinin Târih-i Tekâmülü. Hindistan ulemâsından Seyyid Emir Ali'nin eserinin İngilizce ikinci bas­kısından tercümedir. Kitapta Müslüman­lığın yayılmasının tarihî gelişmesi ve kısa bir zamanda bunu temin eden âmiller üzerinde durulurken Hz. Peygamberin seciye ve vasıfları da ana hatlarıyla an­latılmaktadır.

2- Peygamberimiz Aley-hisselâm. Hindistan­lı yazar Muhammed Ali'nin Sîret-i Se-niyye adlı eserinin bazı notlarla tercü­mesidir.

3- İslâmiyet ve Hükümet. Din, devlet, hilâfet, saltanat ve siyaset hak­kında çeşitli incelemelerden meydana gelmektedir.

4- İslâm Tarihi: Asr-ı Sa­adet. İlk iki cildini Mevlânâ Şiblfnin (Şiblî Nu'mânî, ö. 1914), son iki cildini talebesi Süleyman Nedvî-nin (ö. 1953) kaleme aldığı Sîretü'n-ne-bî adlı eserin tercümesidir. Hindistanlı istiklâl mücahidlerinden yakın arkadaşı olan Zafer Hasan Han'ın. Amerika'da ba­sılmak üzere hazırladığı İngilizce tercü­mesinden yer yer ilâvelerle hazırlanan eserin 1. cildi Peygamberimizin Sîreti, II. cildi Peygamberimizin Risâleti ve Şahsiyeti, III ve IV. ciltleri Peygamberi­mizin Rûhânî Hayatı alt başlıklarıyla Türkçe'ye çevrilmiştir. Ömer Rıza. Süley­man Nedvî'nin Hz. Âişe hakkındaki ese­rini, İslâm Tarihi Asr-ı Saadet: Hazreti Âişe adıyla tercüme ederek seriyi beş cilt olarak tamamlamıştır. Müellifin İs­lâm Tarihi: Sadr-ı İslâm adıyla neşrettiği Asr-ı Saâdet'in ikinci serisinin VI. cildi Hz. Ebû Bekir'e ayrılmış olup kendisi tarafından yazılmıştır. Hz. Ömer'e dair VII. cilt ise Ömer Rıza'nın evvelce Mevlânâ Şiblî'den tercüme ederek önce 1926 yılında, da­ha sonra gözden geçirerek 1927'de ye­niden yayımladığı eserdir. Serinin yine Ömer Rıza tarafından telif edilerek bir arada basılan VIII ve IX. ciltleri Hz. Os­man ve Hz. Ali'ye ayrılmıştır. X. cilt ise daha sonra yeni yazıyla ve İlk İhtilâf ve İhtilâller alt başlığıyla yayımlanmıştır. Bu ciltte Hulefâ-yi Râşidîn devrinde ortaya çıkan ihtilâflar ele alındığı İçin eser. her biri bir halifeye ait olmak üzere dört bölümden meydana gelmiştir. Halk arasında Asr-ı Saadet adıyla anılan ve yayımlandıkları tarihten başlayarak günümüze kadar büyük ilgi gören bu seri, yakın tarihimizde Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı fnbiyrî'sından sonra gerek muhteva gerekse ifade açı­sından bu konudaki en başarılı eser ol­ma vasfını kazanmıştır. Son devirde İs­lâm dini ile bu dinin peygamberi ve ha­lifeleri hakkında, daha çok L. Caetani gibi yabancı yazarlarla onların tesirinde kalanların isnat ve iftiraları sonucunda, ülkemizde de yayılan yanlış ve kasıtlı fi­kirleri tashih etmek bakımından bu eser­lerin büyük hizmeti olmuş, yayımlandık­ları dönemin dinî ve ilmî çevrelerinde de olumlu yankılar uyandırmıştır.

5- Hazret-i Mu­hammed ve Kur'ân-ı Kerîm. Kur'an'ı ve Hz. Peygamber'i öven ve müdafaa eden bir eserdir.

6- Garbda Müslümanlık Ce­reyanı. İngiliz Par-lamentosu'nda Lordlar Kamarası üyesi olan ve 1914 yılında İslâmiyet'i kabul eden Headly'in Müslümanlığın Hıristi­yanlık karşısındaki üstünlüklerini anlat­tığı eserinin tercümesidir.

7- Türkiye Na­sıl Doğdu?. Yazarın, İngiliz yüksek ko­miserliği ve jandarma müfettişliğinde 1915'te başlayıp Lozan Konferansı'na ka­dar süren görevleri sırasında bizzat için­de bulunduğu olayları naklettiği bir eser­dir.

8- İslâmiyetin Asrîliği ve Avrupa'­nın İslâmlaşması. Sey­yid Emîr Ali, Bernard Shaw ve Mevlânâ Muhammed Ali'nin yazılarının tercüme­sinden meydana gelmektedir.

9- Yeryü­zünde Din Geriliyor mu, İlerliyor mu?. 1933 Haziranında Lond­ra'da yayımlanan Nash adlı mecmuada Batılı sekiz düşünürün Avrupa, Amerika ve Asya'nın çeşitli ülkelerinde mevcut büyük dinler hakkındaki yazılarının ter­cümesi olan eserde, ayrıca Ömer Rıza'-nın "İslâm Âleminde Din", Eşref Edip'İn "Türkiye'de Din" adlı makaleleri de yer almaktadır.

10- İslâm Medeniyeti Tari­hinde Coğrafya ve Ticaret. İslâmiyet'in do­ğuşundan X. yüzyıla kadar müslüman-ların coğrafya alanındaki hizmetlerini, kara ve deniz ticaretinde Avrupa'dan üs­tünlüklerini anlatan bir çalışmadır.

11- Kur'an'dan İktibaslar. Kur'ân-ı Kerîm'de ailevî, medenî, siyasî ve içtimaî esasları ifade eden âyetlerin tercüme ve açıkla­masıdır.

12- İslâm Medeniyeti Tarihin­de Fen ve Tıp.

13- Ömer Hayyam. Ömer Hayyâm'ın romanlaştırılmış biyografisidir.

14- Hazret-i Muhammed Mustafa.

15- Abu'l-FaracTarihi.Ebü'l-Ferec'İn yazmış olduğu ta­rihin, Ernest A. VVallis Budge tarafından Süryânîce'den İngilizce'ye yapılan nakli­nin bazı açıklamalarla Türk Tarih Kuru­mu adına yapılan tercümesidir.

16- Di­ne Dönüş. Dinin insan şahsiyetini nasıl ge­liştirdiğini anlatan bu eser Hıristiyanlık esaslarına göre yazıldığından Ömer Rı­za yer yer İslâmî esaslarla karşılaştır­malar ve açıklamalar yapmıştır. Eserin sonuna Dale Carnegie'nin Üzünfüyü Bı­rak Yaşamaya Bak adlı kitabından bir bölümle Amerika'da papaz okullarının işleyişi üzerine bir metin eklenmiştir.

17- İslâm Tarihinde İlk Melâmet. Muhammed b. Hüseyin es-Süle-mî'nin, Ebü'l-Alâ el-Afîfî tarafından neşredilen er-Risâletü'1-Melâmetiyye adlı eserinin bazı ilâve ve açıklamalarla tercümesidir.

18- Müslümanlıkta Hac Fa­rizası.

c- Yayıma Hazırladığı Eserler.

1- İslâm Ahlâkının Esasları. Ahmed Naim'in, da­ha önce Sebîlürreşâd1 da tefrika edilen eserinin bazı notlar ilâvesiyle yapılan sa­deleştirilmiş neşridir. Eserin başına, Ah­med Naim'in Osman Nuri Ergin tarafın­dan kaleme alınan biyografisi ilâve edil­miştir.

2- Kur'ân-ı Kerîmden Âyetler. Meh-med Akif'in bazı âyetleri tefsir mahiye­tinde Sırât-ı Müstakim ve Sebîlürreşâd mecmualarında yayımladığı makaleleri­nin derlenmesi suretiyle meydana geti­rilmiştir. Kitabın ikinci bölümünde Meh­med Akif'in Millî Mücadele yıllarında ver­diği vaazlar da yer almaktadır.

3- Safahat. Eseri, başına şairin hayati, eserleri, edebî, be­şerî ve fikrî hüviyeti hakkında bilgi ve­ren bir giriş, sonuna da indeks ve lügat­çe ekleyerek yeni harflerle neşretmiştir.

Ömer Rıza Doğrul'un bunlardan baş­ka tarihî ve edebî eserlerle romanlar­dan ibaret birçok tercümesi daha var­dır. Beydebâ'dan Kelîle ve Dimne, Valmiki'den Ramayana, Halil Cibran'ın Nebî adlı eserinden Hak Erenler, Herodot, Beydebâ ve Mevlânâ'dan der­lenen Dost Görünen Düşman gibi tercümelerinin yanında Gobi Çöllerinde, İspanya'da Engizisyon, Marko Polo'nun Sergüzeştleri, Tarihin Meşhur Kadınla­rı, Lord Neîson ve Leydi Hamilton'un Büyük Aşkı, Borjiyaîann Cinayeti, Büyük Katerina ve Âşıkları, Hayat Kırkında Başlar, Şahika, Şark Rüzgârı Garp Rüzgârı, Yağmurlar Gelince, Canavar Tohumu, Karan­lık ve Aydınlık, Timur Devrinde Kadis'ten Semerkant'a, Uçurum, Göv­de Değiştiren Kafalar, Bir İzdivacın Portre­si gibi eserler, tercümelerinin çeşitliliğini gös­termektedir.

Ayrıca Herbert N. Casson'dan Hayat­ta İlerle ve İlerlet İnsan­ları İdare Etme Sanatı, Parlak Bir İstikbal Nasıl Kazanılır, Para Kazanma/c ve Kul­lanmak Sanatı; W. E. Sar-gent'ten Evlilik Hayatında Daha Bahti­yar Olmanın Yolu; Dale Camegie'den Dost Kazanmak ve İnsanlar Üzerinde Tesir Yapmak, Söz Söylemek ve İş Başarmak Sanatı. Meşhur Adam­ların Meçhul Tarafları, Üzüntüsüz Yaşamak Sanatı adla­rıyla halk için hazırlanmış Amerika ve Av­rupa'da satış rekorları kıran (best-seller] bazı eserlerin tercümesi de ona aittir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile