1940'ta tekrar İstanbul'a gitti ve iki yıl Yabancı Diller Yüksek Okulu'na devam ederek 1942 Haziranında mezun oldu. Fransızca öğretmeni olarak tayin edildiği Elazığ Lisesi'nde iki yılı aşkın bir sure gö­rev yaptıysa da özel hayatında ve işindeki çeşitli sıkıntılar yüzünden İstanbul'a dön­mek zorunda kaldı (1945). Aralık 1946'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakülte-si'nde Fransızca okutmanı oldu. 1974'te emekli oluncaya kadar bu görevini sürdürdü. Bu arada Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne doktora öğrencisi olarak kay­doldu (1951), Işık Lisesi'nde Fransızca ho­calığı yaptı (1952-1954) ve Edebiyat Fakül­tesi Sosyoloji Bölümü'nde dersler verdi.

Küçüklüğünden beri problemli olan görme duyusunun giderek zayıflaması üzerine 1954'te birkaç başarısız göz ameliyatı geçirdi. 1955'te gittiği Paris'te Quinze-Vingts Hastahanesi'nde geçirdiği bir dizi ameliyat da başarısızlıkla sonuçla­nınca hayatının geri kalan kısmını gözleri­ni kaybetmiş olarak sürdürdü. Fikir hayatı ailesi, dostları ve sevenlerinin okuma ve söylediklerini dikte etme konusundaki yardımlarıyla devam etti. 1984'te beyin kanaması ve ona bağlı olarak felç geçirdi; ağır bir hastalık döneminin ardından 13 Haziran 1987'de İstanbul'da öldü ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

İçine kapalı bir çocukluk dönemi geçi­ren Cemil Meric'in kitapların dünyasına yönelmesi erken yaşlarda olmuştur. An­takya'da çıkan Yeni Gün gazetesindeki "Geç Kalmış Bir Muhasebe" başlıklı yazısıyla [23 Eylül 1933] yayın hayatına atıl­mış, Tarık Mümtaz"ın (Göztepe) çıkardığı Karagöz'de yazılan ve "Fırsat Yoksulu" mahlasıyla şiirleri yayımlanmıştır. İstan­bul'a geldikten sonra "Honore de Balzac" başlıklı ilk yazısı İnsan dergisinde neşre­dilmiş 19411, Ayın Bibliyografyası der­gisinde tercüme tenkitleri yapmış (1942-1943), başında uzun bir Balzac inceleme­sinin de yer aldığı Altın Gözlü Kız çevi­risi yayımlanan ilk eseri olmuştur (1943). 1944-1947 yılları arasında Yurt ve Dün­ya, Yücel, Gün, Amaç dergilerinde ter­cüme tenkitleri, Fransız edebiyat ve dü­şüncesi üzerine İncelemeler neşretmiş, Balzac çevirilerini de sürdürmüştür. Ma­arif Vekâleti'nden tercüme teklifleri almış, yarım kalan Emile çevirisinin ardından Hernani V. Hugo çevirisi "klasikler" dizisi arasında çıkmış­tır 1956-1955 yılında günlük tutmaya ve "Quinze-Vingts Geceleri" adlı bir roman yazmaya başlamışsa da devam etmemiş­tir. Aralıklarla yirmi yıl sürdüreceği gün­lüklere ise 1963'te başlayacaktır. 1960-1964 yıllarında mesaisinin nere­deyse tamamını Hint edebiyatına ver­miştir.

1953'ten sonra ara verdiği yazılarına Dönem ve Çığır dergilerinde yeniden başlayan Cemil Meriç (1965) bir yandan tercüme çalışmalarına devam ederken bir yandan da Yeni İnsan ve Hisar der­gilerinde yazılarını sürdürür; bu arada Saint-Simon İlk Sosyolog-İlk Sosya­list kitabı neşredilir (1967). Emekli olduk­tan sonraki on yıllık süre içinde kendisini daha geniş okuyucu kesimlerine tanıta­cak olan olgunluk dönemi eserleri Bu Ülke'yle(1974) başlamak üzere yayımlanır. Türk Edebiyatı, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Pınar, Köprü, Gerçek, Ha­reket, Millî Eğitim ve Kültür gibi dergi­lere, Orta Doğu, Yeni Devir gazeteleri­ne yazılar, Tanzimat'tan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi ve Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi'ne mad­deler yazar. Türkiye Millî Kültür Vakfı (1974, 1980), Türkiye Yazarlar Birliği (1981), Kayseri Sanatçılar Derneği (1982) gibi kuruluşlar tarafından kendisine fi­kir ve inceleme dallarında ödül verilen Cemil Meric'in Üsküdar Belediyesİ'nin aç­tığı kültür merkezine de adı konmuştur (2004).

jackpot city casino
- Design by Filozof.net