Filozof.net

Anasayfa

Cemil Meriç Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Hakkında Bilgi

Cemil Meriç (1916-1987) Fikir adamı ve edebiyatçı.

Balkan savaşları sırasında 1912'de Meriç nehri yakınlarındaki Dimetoka'-dan Antakya'ya göç eden bir ailenin çocuğu olarak Reyhaniye (şimdi Reyhanlı) ilçesinde doğdu.[12 Aralık 1916] Tam adı Hüseyin Cemil'dir. Banka müdür­lüğü de yapmış olan babası hâkim Mahmud Niyazi Bey'in görevi münasebetiyle yedi yaşına kadar Antakya'da kaldı. 1923'-te Reyhaniye Rüşdiyesi'nde başladığı eğitimine 1928'de Antakya Sultânîsi"nde (Lycee d'Antioche) devam etti. 1935'te li­seyi bitirmesi gerekirken Fransız mandası altındaki Antakya'da o yıl liseler on bir yıldan on iki yıla çıkarıldığı için mezun olamadı. Milliyetçi eğilimlerinin ağır bastığı lise son sınıfta hocalarına yönelttiği eleş­tirileri yüzünden bitirme imtihanlarına on beş gün kala okulu terketmek zorun­da kaldı. 1936'da İstanbul'a gitti ve on ikinci sınıfa Pertevniyal Lisesi"nde devam etti. Bu sırada Nazım Hikmet ve Kerim Sadi başta olmak üzere dönemin solcu aydınlarıyla tanıştı.

Geçim sıkıntısı yüzünden 1936 Mayısın­da Antakya'ya döndü ve lise öğrenimini Fransız liselerine özgü programı uygula­yan Antakya Sultânîsi'nde tamamladı. Dokuz ay kadar İskenderun'a bağlı bir köy okulunda öğretmenlik yaptıktan sonra İskenderun Tercüme Bürosu'nda başkan yardimcısı oldu. Kısa sürelerle Nahiye mü­dürlüğü, Türk Hava Kurumu'nda sekre­terlik ve belediyede kâtiplik gibi görevler­de bulundu. Nisan 1939'da göz altına alı­narak Antakya'ya götürüldü. 1938'de ku­rulan ve 1939'da Türkiye'ye iltihak eden bağımsız Hatay hükümetini devirmekle suçlandı: idam talebiyle yargılandı, ancak beraat etti.

1940'ta tekrar İstanbul'a gitti ve iki yıl Yabancı Diller Yüksek Okulu'na devam ederek 1942 Haziranında mezun oldu. Fransızca öğretmeni olarak tayin edildiği Elazığ Lisesi'nde iki yılı aşkın bir sure gö­rev yaptıysa da özel hayatında ve işindeki çeşitli sıkıntılar yüzünden İstanbul'a dön­mek zorunda kaldı (1945). Aralık 1946'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakülte-si'nde Fransızca okutmanı oldu. 1974'te emekli oluncaya kadar bu görevini sürdürdü. Bu arada Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne doktora öğrencisi olarak kay­doldu (1951), Işık Lisesi'nde Fransızca ho­calığı yaptı (1952-1954) ve Edebiyat Fakül­tesi Sosyoloji Bölümü'nde dersler verdi.

Küçüklüğünden beri problemli olan görme duyusunun giderek zayıflaması üzerine 1954'te birkaç başarısız göz ameliyatı geçirdi. 1955'te gittiği Paris'te Quinze-Vingts Hastahanesi'nde geçirdiği bir dizi ameliyat da başarısızlıkla sonuçla­nınca hayatının geri kalan kısmını gözleri­ni kaybetmiş olarak sürdürdü. Fikir hayatı ailesi, dostları ve sevenlerinin okuma ve söylediklerini dikte etme konusundaki yardımlarıyla devam etti. 1984'te beyin kanaması ve ona bağlı olarak felç geçirdi; ağır bir hastalık döneminin ardından 13 Haziran 1987'de İstanbul'da öldü ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

İçine kapalı bir çocukluk dönemi geçi­ren Cemil Meric'in kitapların dünyasına yönelmesi erken yaşlarda olmuştur. An­takya'da çıkan Yeni Gün gazetesindeki "Geç Kalmış Bir Muhasebe" başlıklı yazısıyla [23 Eylül 1933] yayın hayatına atıl­mış, Tarık Mümtaz"ın (Göztepe) çıkardığı Karagöz'de yazılan ve "Fırsat Yoksulu" mahlasıyla şiirleri yayımlanmıştır. İstan­bul'a geldikten sonra "Honore de Balzac" başlıklı ilk yazısı İnsan dergisinde neşre­dilmiş 19411, Ayın Bibliyografyası der­gisinde tercüme tenkitleri yapmış (1942-1943), başında uzun bir Balzac inceleme­sinin de yer aldığı Altın Gözlü Kız çevi­risi yayımlanan ilk eseri olmuştur (1943). 1944-1947 yılları arasında Yurt ve Dün­ya, Yücel, Gün, Amaç dergilerinde ter­cüme tenkitleri, Fransız edebiyat ve dü­şüncesi üzerine İncelemeler neşretmiş, Balzac çevirilerini de sürdürmüştür. Ma­arif Vekâleti'nden tercüme teklifleri almış, yarım kalan Emile çevirisinin ardından Hernani V. Hugo çevirisi "klasikler" dizisi arasında çıkmış­tır 1956-1955 yılında günlük tutmaya ve "Quinze-Vingts Geceleri" adlı bir roman yazmaya başlamışsa da devam etmemiş­tir. Aralıklarla yirmi yıl sürdüreceği gün­lüklere ise 1963'te başlayacaktır. 1960-1964 yıllarında mesaisinin nere­deyse tamamını Hint edebiyatına ver­miştir.

1953'ten sonra ara verdiği yazılarına Dönem ve Çığır dergilerinde yeniden başlayan Cemil Meriç (1965) bir yandan tercüme çalışmalarına devam ederken bir yandan da Yeni İnsan ve Hisar der­gilerinde yazılarını sürdürür; bu arada Saint-Simon İlk Sosyolog-İlk Sosya­list kitabı neşredilir (1967). Emekli olduk­tan sonraki on yıllık süre içinde kendisini daha geniş okuyucu kesimlerine tanıta­cak olan olgunluk dönemi eserleri Bu Ülke'yle(1974) başlamak üzere yayımlanır. Türk Edebiyatı, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Pınar, Köprü, Gerçek, Ha­reket, Millî Eğitim ve Kültür gibi dergi­lere, Orta Doğu, Yeni Devir gazeteleri­ne yazılar, Tanzimat'tan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi ve Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi'ne mad­deler yazar. Türkiye Millî Kültür Vakfı (1974, 1980), Türkiye Yazarlar Birliği (1981), Kayseri Sanatçılar Derneği (1982) gibi kuruluşlar tarafından kendisine fi­kir ve inceleme dallarında ödül verilen Cemil Meric'in Üsküdar Belediyesİ'nin aç­tığı kültür merkezine de adı konmuştur (2004).