Filozof.net

Anasayfa

Hans Christian Andersen Hayatı, Eserleri, Edebi Kişiliği

Hans Christian Andersen

Danimarka'lı masal, oyun, roman, şiir, gezi kitabı ve biyografi yazarı. O dönem küçük bir kasaba olan Odense'de 2 Nisan 1805'te doğdu, 4 Ağustos 1875 günü Kopenhag'da öldü.

Yoksul bir ayakkabıcı olan babası öldüğünde on bir yaşındaydı. Büyükannesinin anlattığı Danimarka halk kültürüne ait masal, efsane, ve korkutucu hikâyeleri dinleyerek büyüdü. İlk öğrenimini yaşadığı kasabanın yoksul çocukları eğitmek için kurulmuş okulunu yokluklar tamamladı. 1819'da tiyatro oyuncusu olup, şöhret ve yoksulluktan kurtulma amacıyla gittiği Kopenhag'da başarılı olamadı ise de Kopenhag Operası yöneticilerinden Jonas Collin'in dostluğunu kazanıp  belirli bir sanatçı çevresine girmeyi başarabildi.

Andersen'in adı ilk kez 1827 yılında yayınlanan şiirleri ve 1829'da sahnelenen bir oyunuyla adını duyurdu. Daha sonra Almanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, İspanya ve Osmanlı imparatorluğu'nu da kapsayan uzun seyahatler yaptı. Bu dönemde yaptığı geziler kitapları için birçok malzemeye kaynaklık etti. 1835 yılı dünya çapında ünlendiği eseri Eventry 'nin (Andersen'den Masallar) ilk dizisini yayımladı. Bunu 1839 ve 1845'de yayımlanan diğer kitapları izledi. Andersen bu masalları 1872'ye değin her yıl düzenli olarak yazdı. Andersen, 71 yaşında öldüğünde yazdıkları on beş dile çevrilmişti.

Andersen'in tüm mücadelesi iyi bir romancı, oyun yazarı olmasına karşın, günümüzde yalnızca yazdığı çocuk masallarıyla bilinmektedir. Diğer türlerde eserleri Danimarka'ki dar bir okur çevresinin dışında pek bilinmez. Bir yazar olarak ilk önemli kitaplarından ("1828 ve 1829 yıllarında Holmen Kanalından Amager Adasının Doğu Ucuna Bir Yürüyüş") ve O.T. adlı romanları da Alman yazar E.T.A. Hoffman'ın etkisinde yazılmış fantastik öykülerdi. Bu çalışmaları asıl eserleri olan Andersen'den Masallar'a uzanan bilinçsiz bir hazırlık dönemi olarak değerlendirilir. 1835 yılında yazdığı ilk masal serisinde yer alan masallar halk söylencelerinden kaynaklıydı, ancak bunlardaki geleneksel değer yargıları yerine gerçekçi ahlak dersleri çıkaran özgün bir türün belirtilerini taşıyordu. "Prenses ve Nohut"ta aristokrat züppeliğine yöneltilen eleştiriyi, "Bülbül" de belirli çevrelerin gerçek sanatla ucuz kopyaları arasındaki nitelik farkını önemsememesinin yazarda yarattığı tepkileri, "İmparator'un Yeni Giysilerinde hemen her yönetimde görülebilecek ucuz demagojilerin alaya alınmasını görmemek olanaksızdır. Andersen'in kimi masalları iyilik ve güzelliğin ergeç kötülüğü yeneceğine ilişkin bir güven duygusu taşırsa da, birçoğu derin bir kötümserlik ve mutsuz sonlar içerir. "Teneke Asker" sevginin her zaman karşılık bulamayacağının hüzün dolu bir anlatımıdır. "Küçük Kibritçi Kız"da yoksulluğun yarattığı acıklı son, kibritçi kızın ölürken gördüğü mutlu düşlerle daha da vurgulanır. Özel hayatının kişisel eksiklik duygularından kaynaklanan kimi karşılanamamış özlemlerini değişik biçimler içinde yansıttığı bazı masalları ise, ancak yetişkinlerin kavrayabileceği inceliklerle örülmüştür.

Kendine özgü masal anlatma yöntemiyle çocuk edebiyatına gerçek bir yenilik getirdi. Gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullandı. Masallarının çoğu Türkçeye de çevrildi.

Eserleri

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile