Filozof.net

Anasayfa

Nesimî Hayatı, Şiirleri, İdamı (Edebi Şahsiyetler)


Nesimî


İmadeddin Nesimî. on dördüncü yüzyıl şâirlerinden. Bir rivâyete göre, Bağdat’ın Nesîm nâhiyesinde doğdu, 1404'te bazı kaynaklarda ise 1413'te Halep'te öldüğü zikredilir. Peygamber soyundan geldiğini öne sürdüğü için Seyyid Nesimi mahlası ile de tanınır.  Şivesinde Âzerî özellikleri görüldüğü için de, Tebrizli olduğu sanılmaktadır.

Semerât-ül Füâd kitabında ve Rûh’ul Beyân Tefsiri’nde, Nesîmî’nin sünnî ve tarîkat ehli olduğu yazılıdır. Bu Türk şâiri hakkında en doğru ve güvenilir bilgiyi, çağdaşı olan meşhûr âlim İbn-i Hacer-i Askalânî vermektedir. İbn-i Hacer’e göre, Seyid Nesîmî Tebrizlidir. Asıl ismi Şeyh Nesîmeddîn’dir. Hurûfîlik denilen yolun kurucusu Fazlullah-i Esterâbâdî’nin talebesidir. Bunlardan anlaşıldığına göre, Nesîmî’nin önce Hurûfî iken sonra pişman olduğu, tövbe ettiği anlaşılmaktadır.

Nesîmî, dîvân şiirinin âdetâ bir Yunus Emre’sidir. Fikirlerini korkusuz şekilde; her sıkıntıyı ve tehlikeyi göze alarak yazmış ve içli bir şekilde söylemiştir. Nesîmî, zamânının Türkçesini en güzel şekilde şiirlerinde kullanmıştır. Arapça ve Farsça bilen Nesîmî’nin tasavvuf kültürü derindir. Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’ye hayranlığını ifâde eden şiirleri de vardır.

Nesîmî’nin bir Dîvân’ı vardır. Dîvânının en doğru olanı, Bâyezîd Kütüphânesindedir. Dîvânında, küçük mesnevîler ve gazellerden başka, devrinin Türklere has bir nazım şekli olan tuyuğlar ve bâzı Farsça şiirler bulunmaktadır.

Mısır’daki Çerkez kölemenlerinin sultanı elinde bulunan Halep şehrine yerleşti. Oradayken, Vahdet-i vücûd sarhoşluğundaki bâzı yazıları ve sözleri İslâmiyete uygun görülmeyerek, 1417 senesinde  îdâm edildi.


Şiirlerinden Örnekler:


Canım erenlere kurban
Serim meydanda meydanda
İkrârım ezelden kadim
Canım meydanda meydanda

Yanarım yoktur dumanım
Gönlümde yoktur gümânım
Al malım bağışla canım
Varım meydanda meydanda

Kellem koltuğuma aldım
Kan ettim kapına geldim
Ettiğime pişman oldum
Dâr'ım meydanda meydanda

Münkir rakipten kaçın
Müminim hulle don biçin
Ben bülbülüm bir gül için
Zârım meydanda meydanda

Gerçek olan olur gani
Gani olar veli
Nesimî'yim yüzün beni
Derim meydanda meydanda

*   *   *


Ben yitirdim ben ararım
Yâr benimdir kime ne
Gâh giderim öz bağıma
Gül dererim kime ne

Gâh giderim medreseye
Ders okurum Hak için
Gâh giderim meyhaneye
Dem çekerim kime ne

Sofular haram demişler
Bu aşkın şarabına
Ben doldurur ben içerim
Günah benim kime ne

Ben melâmet hırkasını
Kendim giydim eğnime
Ar ü namus şişesini
Taşa çaldım kime ne

Sofular secde ederler
Mescidin mihrabına
Yâr eşiği secdegâhım
Yüz sürerim kime ne

Gâh çıkarım gökyüzüne
Hükmederim kaf'tan kaf'a
Gâh inerim yeryüzüne
Yâr severim kime ne

Kelp rakip böyle diyormuş
Güzel sevmek pek günah
Ben severim sevdiğimi
Günah benim kime ne

Nesimî'ye sordular li
Yârin ile hoş musun
Hoş olayım olmayayım
O yâr benim kime ne