Filozof.net

Anasayfa

Şeyyad Hamza Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri

Şeyyad Hamza 13. yy. Türk Tekke Edebiyatı şairlerinden.

Yaşamı

13.yüzyılda Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yaşamıştır. Akşehir'de kızına ait olduğu tahmin edilen bir mezar taşı üzerinde, 1348 yılında vefat ettiğine dair bir kayıt varsa da, bu tarih kesin değildir. Muhtemelen sıvacı veya nakkaş olması dolayısıyla Şeyyad adını almıştır. Bir süre tahsil görmüş, tekke çevreleriyle temas etmiş, böylece bilgi ve kültürünü arttırarak şiirle meşgul olmaya başlamıştır. Aynı asırda Sultan Veled ve Ahmed Fakih gibi, o da, Selçuklular döneminde, Anadolu'da aruz vezniyle ve İran sufi şâirleri izinde ilk Türkçe şiir yazanlardan biridir. Hece vezniyle de şiirleri bulunan Şeyyad Hamza'nın, bu şiirleri aruzla yazılanlara nisbetle daha sadedir. Asırlar boyunca varlığından haberdar olunamayan şâir, ilk defa 1922 yılında Fuad Köprülü tarafından ilim dünyasına tanıtılır.

Edebi Kişiliği

Şeyyad Hamza hece ve aruzla şiirler söyleyebilen, İslam kültürünü kavramış gezgin bir mutasavvıftır. Hece ile yazdığı paraçalar nazım tekniği itibari ile güzeldir. Aruzla yazdığı parçalarda pek başarılı olamamıştır. Ayrıca şiirlerinde Türk şiirinin kuruluşundan çizgiler vardır.

Klasik şiirlerinde özellikle naatları önemlidir. Bu manzumelerinde kuvvetli bir Arapça, Farsça bilgisi ve İslam kültürü hakimdir.

Daha çok sufi çehresiyle tanınan Şeyyad Hamza, dörtlük, mesnevi, kaside, gazel gibi nazım şekilleriyle manzum eserler vermiştir.

Eserleri

Şiirlerinde, dilimizde bugün halâ yaşayan bazı deyim ve sözleri kullanan şâirin, eski yazmalarda sadece on beş kadar şiiri ile bir de Yusuf kıssasından hareketle yazdığı Yusuf u Zeliha veya Dâsitan-ı Yusuf adlı 1529 beyitlik bir mesnevisi bilinmektedir. Eserinde bir sanat gayesi gütmeyen şâirin üslubunun tabiî, canlı ve devrine göre güzel ve başarılı olduğu görülür.

Diğer eserleri Mahşernâme türüne örnek olan, kıyametin nasıl kopacağını anlattığı Ahvâl-i Kıyâmet ve Gazneli Mahmud ile bir derviş arasındaki karşılıklı konuşmayı konu edinen 26 beyitlik İçinde redifli manzumesi, 79 beyitlik Dâstân-ı Sultan Mahmûd'dur.