Aziz İstanbul, Yahya Kemal Beyatlı'nın 1913-1954 yılları arasında İstanbul üzerine kaleme aldığı araştırma, konferans, makale ve sohbet türündeki yazılarını bir araya getiren eser.

Eserde sırasıyla şu yazılar yer almak­tadır: Türk İstanbul, İstanbul Fethinin En Esaslı Eseri, Bir Bir Çalan Saatler, Hisar'dan Şehitliğe, Çamlar Altında Musa­habe, Gezinti, Topkapı Sarayı'nda, Ezan ve Kur'an, Ezansız Semtler. Bir Rüyada Gördüğümüz Eyüb, Gezinti Tahassüsle­ri, Yeni Bir Ufuk, Sayfiyede Payitaht, Kör Kazma, Tahassüsler, Hazin Musahabe, Saatler ve Manzaralar, İstanbul'un İmârı.

Bu yazıların hemen hepsinde Yahya Ke­mal, "Türklüğün ve İslam'ın hem en gü­zel, hem de en büyük merhalesi" şeklin­de yorumladığı fetih hadisesini çıkış nok­tası yaparak İstanbul'un o günden bu yana idrak ettiği gelişmeyi ve Türkler nazarındaki yerini anlatır. Aziz İstanbul, Ortaçağ'dan artakalan ve bir harabe şek­linde Türklüğün eline geçen bu şehrin, Yahya Kemal'e göre fetihten sonra, im­paratorluğun her köşesinde Türk'ün zekasının yarattığı edebiyattan hat sana­tına, süslemeden doğramacılığa, el sa­natlarından mûsikiye, ev ve oda mima­risinden külliye mimarisine kadar her türlü sanat dalının mükemmeli aradığı ve bulduğu bir belde halini alışını dile getirmektedir. Yahya Kemal'e göre İs­tanbul, bütün Türk tarihinin, Türk coğ­rafyasının bir terkibi, hulâsası ve tecel­li yeri olmuştur. Yahya Kemal bu şehrin Türk İstanbul haline gelişini, bazan mi­mari eserleri tek tek ele alarak, bazan da Türk semtlerinin doğup gelişmesini ve taşıdıkları mânayı anlatarak dile ge­tirir. Ona göre Türk milletinin tarihî de­virler içinde meydana getirdiği üstün ve zengin medeniyetin bir cephesini teşkil eden millî mimari, millî zevkin tezahürü ve vatan topraklan üzerindeki millî var­lığın da açık bir delilidir. İstanbul'da ku­rulan mimari eserler arasında camiler önemü bir yer tutar. Yahya Kemal fe­tihten hemen sonra inşa edilen Eyüp Sultan Camii ile başlayan bu mimari ha­reketi, her devrin özellikleri hakkında bilgi vererek XVIII. yüzyılın sonlarına ka­dar getirir.

Yahya Kemal, İstanbul'da Türkler ta­rafından kurulan semtlere de özellikle dikkat eder. Bunların başında Boğaziçi, Eyüp, Üsküdar ve Koca muşta fa paşa ge­lir. İstanbul'un bu güzel semtlerini ku­ran Türklüğün Şark medeniyeti ölçüleri içinde hareket ettiğini, eserlerini bu me­deniyetin mânevf havası ile ahlâk ve mu­aşeret kaidelerine, hayat şartlarına gö­re meydana getirdiğini söyler.

Aziz İstanbul'da yer alan yazıların önemli bir kısmı Millî Mücadele sırasın­da kaleme alınmıştır. Yahya Kemal bu yazılarla bir yandan beş asırda İstanbul'­da meydana gelen medeniyet terkibini aydınlığa çıkarmak suretiyle bu şehrin her zerresi ile Türk olduğunu bütün dün­yaya göstermeye çalışmış, bir yandan da Anadolu'da çarpışan Millî Mücadele kah­ramanlarına hangi değerler uğruna mü­cadele ettiklerini anlatmak istemiştir.

Bir tanıtma yazısı ile birlikte Nihad Sa­mi Banarlı tarafından baskıya hazırlanan eserde Yahya Kemal'in İstanbul üzerine söylediği beş şiir, İstanbul'un tarihî ve millî karakterini gösteren yirmi üç gra­vür ve fotoğraf, eserde yer alan yazılar­dan bazılarının el yazısı örnekleri de bu­lunmaktadır. İlk olarak 1964'te Yahya Kemal Enstitüsü tarafından yayımlanan Aziz İstanbul, ayrıca Millî Eğitim Bakan­lığı 1000 Temel Eser serisinde de basıl­mıştır (İstanbul 1969).

Diyanet İslam Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net