AKŞAM

Aşkını içinden duyan gönülle,
İmana benzeyen bir tevekkülle
Seni bekliyorum kollarım açık.

Aşıyor bir ılık bahar rüzgârı,
Bir yarım daire çizen dağları..
Bir hülya içinde şimdi Yakacık.

Eteklerine mor gölgeler inen
Kına rengindeki dağın üstünden
Sisler dağılıyor, güneş batıyor..

Akşam garibliği çöktü her yana..
Gurubun bu öksüz siması bana.
O donuk benzini hatırlatıyor.

Günün uzaklaşan son ışıkları,
Ardından sürüyor hasta rüzgârı
Kalbinin kalbimi çektiği gibi.

Kim bilir ne kadar tatlı hâtıra
Taşıyor «koru» da bu sıra sıra
Kollarını açan her ağaç dibi.

Kol kola gezinen çiftlerle dolu
Bu saate şimdi «Ayazma yolu..»
Bu yoldan tek geçen yalnız ben varım.

Şimdi bir hüzün var tahassüsümde;
Şekl alıyor birer birer gözümde
Annesi olduğun hâtıralarım.

Ağır adımlarla uzaklaşırken
Bir damla süzüldü kirpiklerimden,
Bir damla çiy gibi toprağa düştü.

Belirdi gözümde çok uzak bir gün;
Benim ağladığım, senin güldüğün
O gün ki, bir damla yaş süzülmüştü.

Gözümden bir gönül ürperişiyle..

(Rıfkı Melul Meriç)

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net