Filozof.net

Hermes Kimdir, Hermetik Düşünce, Hakkında Geniş Bilgi

Müslümanlar arasındaki Hermetik dü­şüncelerin tarihini tesbite çalışanlar, bir bakıma ilkmüslüman Hermesçi'nin Emevî Emîri Hâlid b. Yezîd b. Muâviye olduğu­nu, Ca'fer es-Sâdık ile bu düşünce tarzı­nın daha geliştiğini, talebesi Câbir b. Hay-yân ile de zirveye ulaştığını söylerler. Hâ­lid b. Yezîd'e on beş kadar telif ve ter­cüme eser isnat edilir. Bunların içinde en önemlileri Firdevsü'l-hikme, Kaşo'id fi'1-kîmyâ', Vaşiyyetün li-veledih'tk. Ca'fer es-Sâdık'a bu konuda nisbet edi­len eserler arasında ise Risâletü 'l-vesâyâ ve'I-füşûi, Risale fi'1-kîmyâ3, T
Şehâbeddin es-Sühreverdî, İşrâki felse­fenin özünü oluşturan "nur fetsefesfni anlatırken kendisinin yeni bir şey söyle­diği iddiasında değildir. Çünkü ona göre bu ilmin unsurları yani hikmet, Tanrı ta­rafından insanlara Peygamber İdrisya da Hermes vasıtasıyla açıklanmıştı. Bu hik­met daha sonra iki kola ayrıldı; birincisi İran'a, ikincisi Mısır'a yayılıp buradan es­ki Yunan'a geçti; bu iki kanaldan da (Yu­nan ve Pers) İslâm medeniyetine girdi. Sühreverdî bir de kendi şahsî düşünce silsilesini verir. Ona göre bu hikmet gele­neği kendisine Hermes, Agathedemon, Asklepios, Pisagor, Empedokles. Eflâtun. Zünnûn-i Misrî ve Seril et-Tüsterî yoluyla ulaşmıştır {Hikmetü'l-İşrâk, s. 12). Molla Sadra da Sühreverdî gibi Âdem'den İbra­him'e, Yunanlılar'a, filozoflara ve İslâm sûfîlerine kadar kopmayan bir silsile ile aktarılan gerçeğin birliğine inanır ve dün­yanın her yerine yayılan hikmetin kayna­ğının Şît ile Hermes olduğunu söyler. En­dülüslü düşünür İbn Sebln'in felsefesin­de de silsile yine Hermes'e kadar çıkarıl­maktadır. İbn Seb'în Büddü'l-ıârif'te (2. levha) Allah Teâlâ'dan. ilk devirlerde Her-mes'in remzettiği hikmetin yeniden in­şasında kendisine yardımcı olmasını is­ter. Yine bir başka yerde (ResâV, s. 162-163) kendisinin Meşşâîler'den daha eski bilgilere sahip bulunduğunu, çünkü bu bilgilerin ilk zamanlarda Hermes'in rem­zettiği hikmet olduğunu belirtir.

Abdurrahman Bedevî, Gazzâlî'nin İh-yâ'ü 'uiûmi'd-dfn'İnde "Kitâbü'l-Murâ-kabe ve'1-muhâsebe" bölümünün Her­mes'e atfedilen Zecrü 'n-nefs adlı kitap­la gerek üslûp gerekse yapı bakımından büyük benzerlikler taşıdığını ileri sürmektedir. Sûfî düşünürlerden Zünnûn-i Mısrî. Süfyân es-Sevrî, Cüneyd-i Bağda­dî, Hallâc-ı Mansûr gibi kişilere de Hermetik türden bazı eserler izafe edilir. Afîfî'-ye göre, bütün müsiüman düşünürler içe­risinde hepsinden fazla Hermetik motif­ler taşıyan kişi İbnü'l-Arabfdir. Afîfî, onun görüşleriyle Hermesçi düşünce arasında önemli paralellikler kurarken "amâ, ne-fes-i rahmânî, nur, zulmet, su, ilâhî keli­me, semavî eflâke ve onların ötesine ru­hanî mi'rac, el-hadretü'1-ilâhiyye" kav­ramlarının benzerlerini Hermetik külli­yatta bulmanın mümkün olduğunu söy­ler. T. Burckhard da, "Hermesçiliğe yeni bir ruhanî eksen veren, daha doğrusu onu son dönem Grek natüralizminin boğma­sından kurtararak orijinal yapısını tam manasıyla yeniden kuran hareket, İslâm inancının bâtınî tefsiri olan vahdet-i vü-cûd doktrinidir" diyerek bir bakıma Afî-fTyi destekler.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile