Dil Felsefesi


Dil felsefesi, dil bağlamında ortaya çıkarı felsefe sorunlarım ele alan bir araştırma dalıdır. Başlıca konularını anlam, iletişim, referans, yüklem ve önermelerde mantıksal yapı oluşturur. Dil felsefesini dilbilimin komşu dallarından özenle ayırt etmek gerekir. Dillerin yapısal açıdan incelenmesi ve anlambilim (semantik)gibi alanlarda geliştirilen bilimsel betimleme ve kuramlar aynı konular üzerindeki felsefi incelemeye katkıda bulunmalarına karşın felsefenin kapsamı dışındadır. Dil felsefesi bu bağlamlara özgü felsefi nitelikteki sorunları bütünüyle felsefi yöntemlerle ele alır, varlıkbilim, mantık ve bilgi kuramıyla bağlantılar kurar. Dil felsefesiyle karıştırmamak gereken bir başka alan da “dilci felsefe” (linguisticphilosophy) adıyla anılan felsefe akımı ve buna bağlı yöntemlerdir. Dilci felsefe, geleneksel felsefe sorunlarını dil açısından inceleyerek bunları anlam sorununa indirgeyen bir yaklaşımdır. 20. yy’m ortaların-da yaygınlık kazanmış ve sonra giderek bırakılmıştır.

Felsefe tarihi boyunca birçok filozof, dil, anlam veya önermelerin mantıksal yapısıyla ilgili görüşler öne sürmüştür. Platon, Aristoteles, Locke ve von Humboldt bunlar arasındadır. Ancak yakın tarihlere değin bu konunun başlı başına bir felsefi araştırma alanı durumuna geldiği söylenemez. Dil felsefesinin bu anlamda bir felsefe dalı olarak ortaya çıkışı 19. yy’ın sonlarına rastlar. Buna katkıları olan filozoflar arasında, başta Frege olmak üzere, Meinong, Russell ve Wittgenstein sayılabilir. Dilbilimci olmalarına karşın felsefe üzerinde de etki yapmış olan de Saussure, Ogden, Richards ve Chomsky de burada anılmalıdır. Çağdaş dil felsefecilerinin başlıcaları ise Austin, Quine, Strawson, Grice, Searle, Kripke ve Davidson’dur.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net