İlk Örnekler

Varlığın duyulur üstü evrende en olgun biçimlerinin bulunduğu, bu biçimlerin önsüz-sonsuz olduğu görüşünü bir felsefe sorununa dönüştürerek açıklamaya çalışan ilk bilge Platon’dur. Onun gerçek ve yüce varlıklar olarak nitelediği idealar, yalnız düşüncede varolan, duyularla kavranamayan örneklerdir. Görünüş evreninde bulunan bütün varlık türleri bu ideaların birer yansımasıdır. Duyular ancak bu yansımaları, duyulur evrende görünür alana çıkan bu gelip geçici görüntülerini algılamaya yarar. Bu algılar da gerçek örnekleri olan idealan anımsatır, işte insan bilgisinin bir anımsama olması bundan dolayıdır. Platon’un geliştirdiği bu kuram, Hıristiyanlık ve İslamlık gibi tektanrıcı dinleri etkilemiş, özellikle görünen evren, görünmeyen evren gibi iki ayn varlık alanının bulunduğu görüşüne kaynak olmuştur. Bu iki tektanrıcı dine göre, gerçek evren tanrısal olan, yalnız düşünülen, duyularla, usla kavranamayan bir varlıktır. Duyularla kavranan, üzerinde yaşanan evren geçicidir, tanrısal evrenin bir yansımasıdır. En yüce, en olgun varlıklar bu görünmeyen, tanrısal evrendedir. Hıristiyan ve İslam tanrıbilimcileri, Platon’dan kaynaklanan bu evren anlayışını, kendi inançlarına göre yorumlayarak yeni kuramların doğmasına olanak sağlamışlardır.

İslam ve Hıristiyan tannbilimine göre yaratılış olayı görünmeyen, yüce, tanrısal evrende, Tanrı istenciyle bağlanmış, aşama aşama yukardan aşağı doğru gerçekleşerek yeryüzünde ve insanda sona ermiştir, insan en son yaratılan, en olgun barlıktır. Onun biri tin, öteki gövde olmak üzere iki ayn tözden kurulu bir bütünlüğü vardır. Tin tanrısaldır, ölümsüzdür, gövdeden ayrılınca gene tanrısal evrene dönecektir. Gövde ölümlüdür, tinle dirilik kazanmıştır, tinden ayrılınca o da kaynağı olan toprağa dönüşecektir. Bilme, anlama, yargılama gibi usla ilgili bütün işlemlerin kaynağı tindir. Tin, tanrısal evrenden geldiği için, tanrısal varlıkları, ideala-n sezebilecek güçtedir. Bilgi denen nesne de bu sezişin ürünüdür, ölümsüz olanı anımsamadır, işte bütün Orta Çağ boyunca, İslam ve Hıristiyan tannbilimlerinin tin, bilinç, Tanrı, görünen ve görünmeyen iki evren, ölümsüzlük, gerçeğin bilgisi gibi temel sorunların kaynağı Platon’un idea öğretisidir. Idea kavramı Rönesans’tan sonra yeni bir yorumdan geçirilerek tanrıbilimin değil felsefenin temel sorunlarından biri olmuştur.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net