Öz

Öz (ousia, essentia) Aristoteles felsefesinde önem, kazanan bir varlıkbilim kavramıdır. Öz, nesnelerin taşıdığı kimi niteliklerin bir arada oluşturdukları ve bağlı oldukları nesneden ayrılmaz bir soyut ilkedir. Aristoteles’e göre nesnelerin nitelikleri iki türdür. Bu türler arasındaki ayrım değişime dayanarak açıklanabilir. Bir nesnenin değişim geçirmesi, o nesnenin kimi niteliklerinin değişmesi olarak görüldüğünde, eğer değişen bir nitelik bu nesnenin özdeşliğini, yani olduğu nesne olmasını etkilemiyorsa, nitelik nesne için ilinekseldir (symbebekos). Öte yandan, eğer bir niteliğinin değişmesi nesneyi başka bir nesne olmaya dönüştürüyorsa, bu nitelik nesne için özseldir. Örneğin, bir masanın renginin değiştirilmesi onu masa olmaktan çıkarmazken, masanın yanması sonunda geride kalan artık masa değil küldür. Özsel nitelikler bir arada nesnenin özünü, yani nesnenin “onsuz olunmaz” (sine qua non) niteliklerini oluşturur. Bir nesnenin özü, aynı türden olan başka nesnelerin de özüdür. Dilsel düzeyde ele alındığında özsel nitelikler “tanımsal” nitelikleri oluşturur. Tanımsal nitelikler, bir arada, belirli bir nesnenin türünün tanımını verir, böylece bir kavram tanımlar. Felsefe tarihinde bu ayrımların doğası üzerine çıkan tartışmada bir grup filozof özsel-ilineksel karşıtlığının temelde kavramların nasıl tanımlandığına bağlı olan bir uzlaşım olduğunu savunmuştur. Bunlara göre, yanan bir masanın artık masa olmadığı olgusu masanın nasıl tanımlanmış olduğuna, yani masanın tanımına hangi “tanımsal” (de dicto) niteliklerin alınmış olduğuna dayanır. Bu yorumu yadsıyan filozoflara göre, kimi niteliklerin kimi kavramların tanımlarına girmiş olmasının nedenine bakmak gerekir. Bu ise, söz konusu niteliklerin ilgili kavramların karşılığı olan nesneler için gerçekte, yani uzlaşımdan bağımsız olarak, “onsuz olunmaz” olmasıdır. Özcülük adıyla anılan bu görüşe göre özsel nitelikler nesnelere gerçekte (de re) bağlıdır. Özcülüğe karşı çıkmış olan filozoflar çoğunlukla deneyci gelenekten gelenler ya da bu görüşe eğilimli olanlardır. Öte yandan Leibniz, Aristoteles’in düşündüğünden de katı bir özcülüğü benimsemiştir. Ona göre, bir nesnenin taşıdığı bütün nitelikler özseldir.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi