Yararcılık

18. yy. deneyciliği ahlak bağlamında genellikle hazcılığı (hedonizm) benimsemiştir. Hazcılık ilk olarak Eski Yunan filozoflarınca ortaya atılmış bir ahlak kuramıdır.Demokritos, *Aris-tippos ;,veEpikuros ''Eski Çağ hazcı yaklaşımının büyük düşünürleridir. Bu yaklaşıma göre eylemlerimiz haz getirdikleri ölçüde iyi (doğru), acı doğurdukları ölçüde de kötüdürler (yanlıştırlar). Eylemin sonucu olarak doğan haz ya da acının kimde doğduğu bu bağlamda önem taşır. Hazcılığı bu açıdan iki değişik yoruma ayırabiliriz. Biri, eylemi iyi bir eylem yapanın, onun kişinin kendisinde doğurduğu haz olduğunu ileri süren yorum, öbürü de, başkalarında doğurduğu haz olduğunu savunandır. 17. yy deneyciliğinde bu ikinci tür özgeci (altruist) hazcılık daha yaygındır. Bentham da bu eğilimi benimsemiş ve bunu kuramlaştırarak bir ahlak ve hukuk dizgesi kurmuştur. “Yasa koyucunun amacı halkın mutluluğu olmalıdır. Yasamada onu yönlendiren ilke genel yarar olmalıdır.” Hazcılığın bu biçimine “Yararcılık” denmiştir. Sonradan John Stuart Mill’ce de benimsenen ve geliştirilen yararcılık bakımından ahlakta geçerli temel ölçüt “en çok sayıdaki kişinin en büyük mutluluğudur”. Bir eylem bu amacı
sağladığı ölçüde iyi ve doğrudur.

“Doğa, insanı iki efendinin yönetimi altına koymuştur: haz ve acı. Bütün kararlarımızı, yaşamdaki yönelimlerimizi, bunlara göre saptarız. Acıyı önleyerek haz peşinden gitmek insanın tek amacıdır. Yarar ilkesi her şeyi bu iki nedene bağlar”. Bentham’ın belirlemesine göre yarar ilkesi “haz hesabıyla” somut sonuçlar verir. Bu hesap, acı ve hazlara dayanarak eylemlerin değerini bulmayı içerir. Her bir haz ve acı, yoğunluğu, süresi, kesinliği, yalınlığı, gibi yönleri açısından (+) ve (—) olarak değerlendirebilir. Böyle bir nesnel değerlendirme sonunda, iki davranış, ilgili insanlar üzerinde yarattıkları haz ve acı ortalamasına göre karşılaştırılabilir, aralarında seçim yapılabilir. Bentham bu ilkelere göre yapılan hesabın yalnızca haz niceliğinin artırılması ya da eksiltilmesi ilkesine dayanacağını düşünmüştür. Mili ise haz nitelikleri arasında ayrım görmüş ve düşünsel bazların gövdesel kazlardan daha üstün olduklarım ileri sürerek, hesapta daha yüksek değer taşımaları gerektiğim savunmuştur. Bu noktadan bakıldığında, Mili, Demokritos ve Epikuros’un hazcılığına, Bentham ise Aristippos’unkine yakındır.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi