AHMED b. HANBEL

Ebû Abdillâh Ahmed b. Muhammed b. Hanbel eş-Şeybânî el-Mervezî (ö. 241/855) Hanbelî mezhebinin imamı, muhaddis, fakih.

Hayatı

164 (780) yılı Rebîülevvelinde (veya Rebîülâhir) Bağdat'ta doğdu. Aile­si Merv'den Bağdat'a göç ederken an­nesi ona hamile olduğu için Merv'de doğduğunu söyleyenler de vardır. Oğlu Salih'in rivayet ettiği şecereye göre so­yu Hz. Peygamber'in dedelerinden Nizâr'la birleşerek Hz. İsmail'e kadar uza­nır. Dedesi Hanbel b. Hilâl Emevîler devrinde Serahs valiliği yapmış, Abbâsîler'in idareyi ele geçirmesinde önemli görevler üstlenmiş, babası da Abbasî or­dusunda görev almıştı. Ahmed b. Han­bel. babası otuz yaşlarında Öldüğünden, Şeybânoğullan'ndan olan annesi Safiyye bint Meymûne'nin himayesinde büyüdü. Kur'ân-ı Kerîm'i ezberledikten ve Bağ­datlı âlimlerden bir müddet gramer ve fıkıh okuduktan sonra hadis öğrenme­ye başladı (795). İlk hocalarından biri. kendisinden pek çok hadis yazdığı ta­nınmış muhaddis Hüşeym b. Beşîr olup diğer hocaları arasında Süfyân b. Uyey-ne, Yahya b. Saîd el-Kattân, Abdurrahman b. Mehdî, İmam Şafiî ve Abdürrez-zâk b. Hemmâm gibi âlimler bulun­maktadır. En çok hadis yazdığı hocası Vekt b. Cerrâh'tır. İmam Şafiî'den ise fıkıh ve usûl-i fıkıh öğrenmiştir, el-Müsned'deki rivayetlerine göre hocala­rının sayısı 280 kadardır. Birini doğru­dan, öbürünü başka bir râvi vasıtasıyla ondan iki hadis rivayet eden Buhârf nin yanı sıra diğer tanınmış talebeleri ara­sında Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, akranlarından Yahya b. Maîn ile Ali b. Medînî. Ebü Zür'a er-Râzî. Ebû Hatim er-Râzî, iki oğlu Salih ve Abdullah bu­lunmaktadır. Hocaları İmam Şâfif, Abdürrezzâk ve Abdurrâhman b. Mehdî de kendisinden hadis dinlemişlerdir. Yalnız İmâm Şafiî onun adını açıkça söylemek yerine, “Güvenilir kimse bana rivayet etti (haddeşenî eş-şika)n demeyi tercih etmiştir.

Ah­med b. Hanbel Bağdatlı muhaddislerden faydalandıktan sonra hadis tahsilini tamamlamak üzere önce Kûfe'ye (799), ardından dört defa Basra'ya (802-816 yıl­lan arasında), ayrıca Mekke, Medine, Dı­maşk, Halep ve Cezîre'ye seyahatler yaptı. Bunların en uzunu ve en yorucusu, Abdürrezzâk b. Hemmâm'dan istifade etmek üzere ve yeterli parası olmadığı için kervancıların yanında deve bakıcılı­ğı yapmak suretiyle 198 (813-14) yılın­da gerçekleştirdiği Yemen yolculuğu­dur. Fakat elli dirhemi bulunmadığı için Cerîr b. Abdülhamîd'den hadis okumak üzere diğer talebe arkadaşlarıyla birlik­te Rey'e gidemedi. İkisi (veya üçü) yaya olmak üzere beş defa hacca gitti. Bu seyahatlerinde önemli hedeflerinden bi­ri de Hicaz'daki muhaddislerle görüşüp onlardan faydalanmaktı. Hadis sahasın­daki derin bilgisi ve güçlü hafızası ilim muhitlerinde duyulduğu için onu gıya­ben tanıyan muhaddisler, yanlarına git­tiği zaman istediği hadisleri memnuni­yetle kendisine rivayet ederlerdi. Kırk yaşına kadar devam eden talebelik ha­yatından sonra hadis okutmaya başla­dı. Çok zaman 5000 kadar hadis tale­besi onu dinlemek üzere çevresinde toplanır, bunlardan 500 kadan hadis yazarken diğerleri onun tavırlarından, ahlâk ve edebinden faydalanmaya çalı­şırlardı.

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net