Filozof.net

Anasayfa

Propaganda Nedir? Tanımı, Tarihi, Türleri

Propaganda


Propaganda, ulusal ve uluslararası alanda baskı ve çıkar gruplarının kendilerini tanıtmak, kamuoyunun desteğini kazanmak, kendi ilgilendikleri konularda yetkilileri etkilemek için giriştikleri çeşitli faaliyetlerdir. Bilinen örnekler arasında broşür, kitap ve dergiler yayınlamak vardır. İnternet, televizyon ve radyo da reklam yapmak amacıyla, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kullanılan bir propaganda aracıdır.


Propaganda yapımı ve amacı açısından farklılıklar gösterir. Sözgelimi propaganda, dolaysız ya da dolaylı olabilir. Yukarıda verilen örnekler dolaysız yöntemleri içer­mektedir. Bazı baskı grupları ve uluslararası alanda devletler gazete ve dergi gibi yayın organlarını reklam vermek, yazılan çeşitli biçimlerde yayınlamak yoluyla etki altına alabilirler; görüşlerine hizmet eden yayınlardan çok sayıda satın alarak, dergilere blok şeklinde abonelik sağlayarak dolaylı yöntemlere de yönelebilirler.

 

Propagandanın amacı türünü de belirleyecektir, Eğer etkilenmek istenilen genel anlamda kamuoyu ise gazeteler, radyo, televizyon tercih edilecektir. Kamuoyunun belirli bir kesimi etkilenecekse, kitaplar ve konuya ilişkin hazırlanmış konferanslar tercih edilmektedir.

Propaganda teknikleri arasında kapı kapı dolaşarak, vatandaşları uyarmak, onları tutum belirlemek ve eyleme davet etmek de bulunmaktadır. Bu yöntem özellikle ABD'de sık sık kullanılmaktadır. Baskı grupları tanıtma ve iyiniyet yaratma gerekçesiyle, zaman zaman sosyal faaliyetlere de başvururlar. Bu faaliyetlerden bir kısmı sosyal yardımlar niteliğindedir. Okul yap tırmak, fakirlere yardım, bazı hizmetleri ihtiyaçları olanlara ücretsiz sağlamak bunun örnekleridir. Kimi zaman propaganda, tanıtma gezileri düzenlemek, yemekler, kokteyller vermek şeklinde de görülebilir. Her ne kadar sosyal çerçeve içerisinde kulisçilik türü faaliyetlerin yürütülmesi olanaklı ise de, esas amaç baskı grubu hakkında genel bir iyiniyet yaratmaktır.

Günümüzde devletler, diplomattan ve propagandacıları aracılığı ile yabancı halkların tutumunu veya davranışlarım etkileme çabasına girişmeleri uluslararası ilişkilerin yeni gelişen yönlerinin birini oluşturmaktadır.

Modem teknoloji, özellikle göze ve kulağa yönelik araçlardaki önemli gelişmeler, çağımızda propagandanın etki alanını ve etkinlik derecesini fazlasıyla arttırmıştır. Bir dış politika aracı olarak de alındığı zaman rakibin fikirlerini değiştirmek ve kendi çıkarlarını sağlamak için propaganda son de­rece etkin bir araçtır.

Geçmişte ve günümüzde büyük felsefi doktrinler, doğru oldukları için değil; doğru olduklarına inanıldığı için başarı kazanmışlardır, Nazilerin ırk kuramlarının yanlışlığı kuşku götürmediği halde, geçici bir süre için bile olsa, milyonlarca insan propagan­da yoluyla bunun doğruluğuna inandırılmıştır. Bugün ise benzer düşünceler doğrul­tusunda Yahudiler, çeşitli politik oyunlarla, ele geçirdikleri Filistin topraklan üzerindeki Müslüman Araplara zulmetmektedirler.


Uluslararası alanda propagandanın taşı ması gereken bazı nitelikler bulunmaktadır. Öncelikle diğerlerinin tutumlarım, fikirlerini ve davranışlarını değiştirmek amacıyla hareket eden bir iletişimcinin bulunması gerekmektedir. îkinci olarak, yazı, söz veya davranışlarla anlatılan simgelerin kullanılması zorunludur. Üçüncü olarak, iletişim araçlarının bulunması; dördüncü ve son olarak da bir hedefin belirlenmiş olması gerekmektedir. Gerçeklerden tamamen uzak bir propagandanın inandırıcılık gücü çok azdır, ya da hiç yoktur.

Barış dönemlerinde propagandayı sistemli olarak kullanan ve geniş bir biçimde uygulayan ilk devletler Sovyetler Birliği ve Nazi Almanyası olmuştur. Bu iki devlet propaganda programlarını sezgi, sınama ve ihtilalci deneylere dayanarak hazırlamışlardır. Buna rağmen Batı bloku devletleri propagandanın önemini ancak İkinci Dün­ya Savaşı'ndan sonra anlamaya başlamışlardı. Çünkü, Batılı ülkeler uzun süre gerçeğin yayımlanması ve duyurulmasının kendileri için en iyi propaganda aracı olduğuna inanmışlardı.


İletişim kaynaklarının geliştirilmiş olması sonucu ulusal sınırların ortadan kalkması ve haberlerin anında yayılması bugün bile göründüğü kadar büyük bir ilgi çekmemektedir. Ancak yine de iletişimin kamuoyu üzerinde -belirli bir kesim içinde de olsa-etkili olduğu araştırmalar sırasında saptanmıştır. Bu etkileşim özellikle propagandacılara ve onların fikirlerinin önemli bir tepkiyle karşılaşmadığı durumlarda gerçekleşmektedir. Bu tür propagandaya hedef olanlar, konu hakkındaki fikirleri ve tercihleri kesin olarak belirlenmediği takdirde çok çabuk etkilenebilmektedir.

Propagandanın, fikirlerin ve kamların güçlendirilmesinde önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Propagandanın gençler ve uluslararası sorunlara karşı ilgi duymayan, ya da bunlara aktif olarak karışmayan gruplar arasında etkin olabilmesi olasılığı daha yüksektir. Uzun süre oluşturulmuş katı inançlara sahip olmadıklarından, gençler, telkinlere ve kandırmalara daha açıktırlar. Grup ve topluluk halindeki insanların kolay ikna edilebildikleri propagandacılar tarafından bilinmektedir. Bu nedenle, totaliter sistemlerde, yöneticiler halkı etkilemek için çeşitli vesilelerle büyük geçit törenleri düzenlemekte, halkın duygularını kışkırtan gösterilerde bulunmakta ve konuşmalar yapmaktadırlar.

Bir devletin davranışları ile, yöneticilerin söyledikleri arasında önemli farklar bulu­nuyorsa, bu devletin propagandacıları tarafından söylenilenler önemliliklerini büyük ölçüde yitirirler. Çünkü propaganda çoğu kez diplomatik davranışların tamamlayıcısı rolünü üstlenmektedir. Akıllıca yapılan bîr propaganda, diplomatik, ekonomik, askeri tutum ve davranışların etkinliğini arttırabilir; ama propagandanın kendi başına uzun süreli sonuçlar doğurması beklenemez. Bu nedenle propagandanın devletin eylemleri ile birlikte yürütülmesi gereklidir.

Propagandanın amacı eğer bir devleti içerden zayıflatmak veya yıkmak ise, bu amaçla girişilen tahrik ve fesat hareketlerine yıkıcı faaliyeter denilmekledir. Bir toplumda önemli içsel kopukluklar varsa, orada yıkıcı faaliyetlere uygun bir ortam var demektir. Bir devlet içinde yoğun bir biçimde ve genel nitelikte grevlerin yapılmasını, direnişlere geçilmesini, şiddet ve anarşi hareketlerine başvurulmasını tahrik ve teşvik etmek, bu tür propagandanın hedefleri arasında bulunmaktadır. Bu gibi taktikler, müttefik devletlerin arasını açmak için de kullanılabilir. Propagandacılar, bir toplumdaki dinsel, sınıfsal, etnik bölünmeleri ve nefretleri tahrik yerine, müttefiklerin inanılmaz, güvenilmez devletler olduğunu telkin ederek, halkı devletin dostları ve müttefikleri aleyhine karşı kışkırtarak yalnızlığa itmeye, böylece ideolojik amaçlarını gerçekleştirmeye çalışırlar.

Sözü edilmesi gereken ve propaganda türleri arasında yeni yeni başgösteren diğer bir tür ise "kültür saldırısı" olarak bilinmektedir. Devletler bunu kitle iletişim araçlarını kullanarak yaparlar. Bu araçları kullanarak, kendi kültürlerini yabancı ülkelere benimsetmeye çalışırlar. Çünkü bir devletin lehine geliştirilmiş olan bir kültür imajı, ülkenin dış politikasının desteklenmesine yardımcı olabilmektedir. Propagandanın etkinlik derecesi başkalarım tutum ve davranışlarını yönlendirmedeki başarısına bağlıdır.

Ulaştırmaya ve iletişim araçlarına duyulan gereksinim arttıkça, devletlerin propagandayı kullanımları giderek daha çok artmaktadır. Özellikle saldırmacı, yayılmacı, ihtilalci dış politika ortaya koyan devletler tahrik ve propagandaya başvurmaktadır. Bunun en iyi örneği İsrail'in Filistin halkına karşı uyguladığı dış politikada görülebilmektedir. İsrail uyguladığı propaganda ile büyük devletleri kendi yanına çekebilmektedir.

Müge NUR - SBA


Propaganda
İt. propaganda

a. (propaga'nda) Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca: "Sinemaları sansür etmek, onların propagandalarına alet olmamak demektir." -N. Hikmet.

Güncel Türkçe Sözlük propaganda    İt..propaganda

Bir öğreti, düşünce veya inancı, başkalarına tanıtma, benimsetme ve yayma amacıyla söz, yazı gibi yollarla gerçekleştirilen çalışma:§ "Hayatını da cebrî ve suni şeylerle mevut hayatlarla ölçeceğim. Bence bir 'propaganda' mahiyetindedir." -Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar Ki, 58. § "Çeşitli sınıflar arasında, yerli yabancı her türlü propaganda doludizgin işliyordu." -Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste, 90. § "Mahkeme, bilmem hangi anarşist komitesinin propagandalarına ve melunane maksatlarına vasıta olan İrfan Bey'in beş sene hapis cezasıyla mahkûmiyetine..." -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri I, 348. § "Bize de mi propagandaya başladın?" -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 266. § " komünizm propagandası yaptığımız gerekçesiyle mahkemeye gittik" -Adalet Ağaoğlu, Sen Türkiye'ninEn Güzel Kazasısın, 59. § "Yalan haber neşretmenin nazikâne ismi propagandadır." -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp'ın Mektupları, 462. § "Böyle olmakla beraber Vazof'un propagandası ile uygulanması yok." -Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri, 127. § "Altın Çelenk ödülü kazanmak, bir yerde propaganda işi." -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp'ten Kosova'ya, 9. § "Bu, solcuların zoraki propaganda sistemiyle işlettikleri siyasi tezgâhların işine benzemez." -Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 136. § "Propaganda broşürleri, el ilanları da dahil olmak üzere her çeşit sol yayını bir yolunu bulup edinir ve deli gibi olurdu." -Orhan Pamuk, Kara Kitap, 7. § "Benim 'propaganda edebiyatından yana' olduğumu bilmezmişsin, öğrenince de üzülmüşsün." -Nurullah Ataç, Günlerin Getirdiği~Sözden Söze, 248. § "Propaganda konuşmalarının ve ajans bültenlerinin arasında bir istasyon arıyor. " -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 61.
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

TDK Sözlük


Propaganda

Propaganda çok sayıda insanın düşünce ve davranışlarını etkilemek amacını taşıyan önceden planlanmış bir mesajlar bütünüdür. Propaganda tarafsız bilgi sağlama yerine, en temelde kendi kitlesini etkileyecek bilgiyi sunar. Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir. Genellikle politikada kullanılır ve hükümetler ve politik partiler tarafından desteklenir.

Bilginin benzer bir manipülasyonu örneğin reklamda kullanılır ama buna genellikle propaganda denilmez. Propaganda kelimesi reklamın tersine kuvvetli bir olumsuz anlam taşır.

Propaganda ve Halkla İlişkiler
Propaganda ve halkla ilişkiler, her ikisi de ikna etmeye yönelik çalışmalar yürüten disiplinler olması ve bunun yanında benzer kitle iletişim araçlarını kullanması nedeniyle gerek toplum gerekse bazı uzmanlar tarafından karıştırılan disiplinlerdendir. Oysa amaç ve ilkeler yönünden ayrışırlar. Halkla ilişkiler gerçeği abartarak farklılaştırarak doğru olmayanı yaymak değildir. Abartı ve gerçeği saklama propaganda teknikleri içinde yer alır, hatta etki bırakmak için oldukça fazla kullanılır. Propaganda ikna yoluyla kitleleri etkilemeye çalışırken, halkla ilişkiler açıklama yapıp doğruları söyler. Propaganda tek yönlü, halkla ilişkiler ise çift yönlü bir iletişim uygular.

Propaganda çeşitleri

Propaganda reklamla birçok benzer tekniği kullanır. Reklama, bir ticari ürün için yapılan propaganda denilebilir. Ancak, propaganda genellikle politik veya milliyetci temalar içerir. Propaganda broşürler, posterler, TV veya radyo yayınları ve bunların dışındaki her türlü bilgi taşıyan medya aracılığıyla yapılır.

Kelimenin daha dar ve sık kullanılan anlamıyla propaganda politik bir amacı veya iktidarın çıkarlarını destekleyen bilerek çarpıtılmış veya saptırılmış bilgiye denir. Propagandacılar bir grubun istekleri yönünde halkın bir konu veya olayla ilgili görüşlerini değiştirmeyi amaçlarlar. Bu manada propaganda, aynı amacın insanlara istenen bilgilerin verilmesi yerine, istenmeyen bilgilerin kısıtlanmasını amaçlayan sansürün tersidir. Propagandayı diğer metodlardan ayıran, propagandacının halkın fikrini ikna etme ve anlatma yerine kandırma ve kafa karıştırmayla değiştirme isteğidir. Organizasyonun liderleri bilginin tek taraflı veya doğru olmadığını bilmelerine rağmen propagandayı yayan daha düşük rütbeli üyeler durumu bilmeyebilirler.

Kelimenin dinî kökenlerine uygun olarak yeni dinî hareketler için de bu hareketlerin hem taraftarları hem de karşıtları tarafından kullanılır. Kült karşıtları kült
liderlerini yeni üyeler kazanmak için propaganda kullanmakla suçlarlar.

Propaganda savaşta çok güçlü bir silahtır. Bu durumda amaç genellikle içerdeki veya dışardaki düşmanı insanlık dışı olarak göstermek ve ona karşı nefret yaratmaktır. Bazı özel kelimeler kullanarak veya bazı özel kelimeleri kullanmaktan sakınarak düşman hiç yapmadığı şeyler için suçlanır ve bu sayede zihinlerde hatalı bir imaj oluşturulur. Çoğu propaganda düşmanın gerçek veya hayali bir haksızlığın sebebi olduğu hissini vermek ister. Aynı zamanda halkın kendi milletinin haklı olduğuna da inanması gerekir.

Propaganda psikolojik savaş yöntemlerinden biridir.

Politik propaganda örnekleri:

* İngiltere'nin Almanya'ya karşı I. Dünya Savaşında uyguladığı propaganda
* Nazi Almanya'sının Polonya'ya karşı 2. Dünya Savaşını başlangıcındaki propagandası

Kelimenin daha da dar ve daha az kullanılan anlamıyla propaganda zaten inanan insanlara onlara inançlarını destekleyecek yanlış bilgi vermek anlamına gelir. Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır. Bu kuşkular rahatsız edici olduğundan onlardan kurtulmak isteyecekler ve dolayısıyla güç sahiplerinin onaylamalarına açık olacaklardır. Bu yüzden propaganda çoğunlukla amaca hali hazırda inananlara yönelik yapılır.

Propaganda kaynağına göre sınıflandırılabilir. Beyaz propaganda'nın kaynağı bellidir. Kara propaganda dost bir kaynaktan geliyormuş gibi görünür ama gerçek tersidir. Gri propaganda nötr bir kaynaktan gelir gözükür ama aslında karşı taraftan gelmektedir.

Propaganda çok sinsi yollarla uygulanabilir. Örneğin yabancı ülkelerle ilgili yanlış enformasyon eğitim sisteminde desteklenebilir. Çok az insan okulda öğrendiklerini kontrol etme ihtiyacı duyacağından bu yanlış enformasyon gazeteciler ve aileler tarafından tekrar edilecek ve yanlış enformasyonun herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu fikri medyaya direkt bir müdahale olmadan kimse gerçeği veya kaynağı farketmeden yayılacaktır.

Bu tip yayılan propaganda politik amaçlar için kullanılabilir. Vatandaşa ülkelerinin politikaları hakkında yanlış bir görüntü verip aksi görüşleri red etmeleri veya görmezden gelmeleri sağlanabilir.

Rus devrimi
19. ve 20. yy. Rus devrimcileri propaganda sözcüğünün iki farklı yönünü birbirinden ayırmışlardır. Bu farklı yönler агитация (ajitatsiya), veya ajitasyon, ve пропаганда, veya propaganda olarak adlandırılmıştır.

Propaganda Maksizm'in öğretileri, ve teorik ve pratik temel ekonomik bilgiler gibi devrimci fikirlerin yayılması anlamına geliyordu. Bunun yanında ajitasyon kamuoyu oluşturma veya politik rahatsızlık yaratma anlamında kullanılıyordu.


Propagandanin tarihçesi

Latincede propaganda "yayılacak şeyler" manasına geliyordu. 1622 senesinde, 30 yıl savaşlarının başlangıcından hemen sonra, Papa XV. Gregory Hristiyan olmayan ülkelere gönderilen misyonerler vasıtasıyla Hristiyanlığın yayılmasını gözeten Congregatio de Propaganda Fıde(İnancı Yayma Meclisi)'ni kurdu. Kelimenin orijinal anlamı yanıltıcı bilgi anlamına gelmiyordu. Modern politik manası I. Dünya Savaşına kadar gider ve orijinali alçaltıcı bir mana içermemektedir.

Propaganda bilinen çok eskiden beri kullanılan bir yöntemdir. Livy gibi Roma İmparatorluğu yazıları Roma yandaşı propagandanın baş eserleri olarak kabul edilir. Terimin kendisi Katolik inancının yayılması ve Katolik olmayan ülkelerde kliseye ait işlerin düzenlenmesiyle görevli papalık makamı olan, İnancın Yayılması için Roma Katolik Kutsal Meclisinden (sacra congregatio christiano nomini propagando veya kısaca, propaganda fide) gelmektedir. Terimin kendisi "yayılması gereken" anlamına gelen propagand- Latince kökünden gelmektedir.

Propaganda teknikleri ilk defa 20.yy'un başında gazeteci Walter Lippman ve halkla ilişkilerin babası kabul edilen Edward Bernays (Sigmund Frued'un kuzeni) tarafından tanımlanmış ve bilimsel bir şekilde uygulanmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında, Lippman ve Bernays ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından görevi İngiltere yanında savaşa girmek için kamu oyunun fikrini etkilemeyi amaçlayan Creel Komisyonu'na katılmak üzere tutulmuşlardır.

Lippman ve Bernays'ın propaganda kampanyası altı ay içinde o kadar büyük anti-Alman histerisi yaratmıştıki, Amerikan iş alemini (ve diğerlerinin yanında Adolf Hitler'i de) kamu oyunu geniş boyutlu propaganda ile kontrol etme potansiyeli ile etkilemiştir. Bernays "grup zihni" ve "niyetin tasarlanması" gibi pratik propaganda çalışmalarında kullanılan tanımları ortaya atmıştır.

Mevcut Halkla ilişkiler endüstrisi Lippman ve Bernays'ın çalışmalarının direkt sonucudur ve hâlâ ABD hükümeti tarafından kullanılmaktadır. 20.yy'ın ilk yarısından sonra Bernays ve Lippman çok başarılı bir halkla ilişkiler şirketi işletmişlerdir.

II. Dünya Savaşı propagandanın bir silah olarak hem Hitler'in propagandacısı Joseph Göbels hem de İngiliz Politik Savaş İdarecisi tarafından sürekli kullanıldığı bir savaş olmuştur.

Nazi Almanyası


Almanya'daki çoğu propaganda Halk Aydınlanması ve Propaganda Bakanlığı (Almanca'daki kısaltmasıyla "Promi") tarafından yapılmıştır. Joseph Göbbels Hitler 1933 senesinde göreve geldikten kısa bir süre sonra bu bakanlıktan sorumlu olmuştur. Tüm gazeteciler, yazarlar ve sanatcılar bakanlığın basın, güzel sanatlar, müzik, tiyatro, film, edebiyat veya radyo alt odalarından birine kayıt olmak zorundaydı.

Naziler amaçlarına ulaşmak için propagandayı hayati bir araç olarak görmüşlerdir. Almanya'nın Führer'i, Adolf Hitler, I. Dünya Savaşı'ında Müttefiklerin yaptığı propagandanın gücünden çok etkilenmiş ve moralin çökmesi ve 1918 senesinde deniz kuvvetleri ile cephede çıkan isyanların ana sebebinin bu olduğuna inanmıştı. Hitler hemen hergün Göbbels ile buluşup haberleri tartışmak için bir araya gelir ve Göbbels konuyla ilgili Hitler'in fikirlerini alırdı. Göbbels daha sonra üst düzey bakanlık yetkilileriyle görüşüp dünyada gelişen olaylarla ilgili resmi parti görüşlerini iletirdi. Yayıncılar ve gazeteciler çalışmalarını yayınlamadan önce onay almak zorundaydılar. Buna ek olarak Adolf Hitler ve Reinhard Heydrich gibi üst düzey Naziler yanlış olduğunu bildikleri bilgileri yaymakta ahlaki bir problem görmezlerdi. Gerçekten de bilerek yanlış bilgi vermek Büyük Yalan denilen doktrinin bir parçasıydı.

II. Dünya Savaşı'nın başlamasından önce Nazi propagandasının hitap ettiği birkaç ayrı grup vardı:

* Alman halkına, Nazi partisinin ve Almanya'nın yabancı ve iç düşmanlara (özellikle Yahudiler) karşı yaptığı mücadele hatırlatılırdı.
* Çekoslavakya, Polonya, Sovyetler Birliği ve Baltik devletleri gibi ülkelerdeki etnik Almanlar'a, Almanya ile kan bağlarının yeni ülkelerine olan bağlılıklarından daha güçlü olduğunu söylenirdi.
* Fransa ve Birleşik Krallık gibi potansiyel düşmanlara, Almanya'nın o ülkelerin halkları bir sorunu olmadığını ama hükümetlerinin Almanya ile savaş başlatmak istediği söylenirdi.
* Tüm halklara Almanya'nın kültürel, bilimsel ve askeri başarıları hatırlatılırdı.

4 Şubat 1941'de Stalingrad Savaşı'nın bitimine kadar Alman propagandası Alman güçlerinin kabiliyetleri ve Alman askerlerinin sözde insaniyetlerine vurgu yapıyordu (Toplama kamplarında Yahudilerin toplu katliamları bu noktaya kadar hemen hemen hiç bilinmiyordu). Bunun karşısında İngiliz ve Müttefik güçleri korkak katiller ve Amerikalılar ise özellikle Al Capone benzeri gangsterler olarak gösteriliyordu. Alman propagandası aynı zamanda Amerikalılar ve İngilizleri birbirine, ve her iki batılı gücü Sovyetlere yabancılaştırmaya çalışıyordu.

Stalingrad'dan sonra ana tema Almanya'nın "Batı Avrupa kültürü"'nü "Bolşevik çeteler"'den koruyan yegane güç olmasına dönüştü. V-1 ve V-2 "intikam silahları" İngilizler'e çaresizliğe ikna etmek için kullanıldı.

Soğuk Savaş propagandası
ABD ve Sovyetler Birliği Soğuk Savaş sırasında propagandayı yoğun olarak kullanmıştır. Her iki taraf da film, televizyon ve radyo programlarıyla kendi halklarını, karşı tarafı ve Üçüncü Dünya milletlerini etkilemeğe çalışmışlardır. ABD Enformasyon Ajansı, resmi hükümet istasyonu olarak Amerikanın Sesi radyosunu işletmiştir. Radio Free Europe (Özgür Avrupa Radyosu) ve Radio Liberty (Özgürlük Radyosu) kısmi olarak Central Intelligence Agency (Merkezi Haberalma Ajansı) tarafından desteklenmiş, Doğu Avrupa ve Soviyetler Birliğine haberler ve eğlence programlarında gri propaganda yapılmıştır. Sovyetler Birliği'nin resmi istasyonu, Radyo Moskova, beyaz propaganda yaparken, Radio Peace and Freedom (Barış ve Özgürlük Radyosu) gri propaganda yapmıştır. Her iki taraf da kriz dönemlerinde kara propaganda da yapmıştır.

Amerika kıtasında Küba hem kara hem de beyaz propagandanın hem kaynağı hem de hedefi olmuştur. Radio Habana Cuba (Radyo Havana Küba), CIA ve Küba'lı gruplara karşı orijinal programlar, Moskova Radyosu'nun yayınları ve Vietnam'ın sesi yayınlarını yapıyordu.

Soğuk Savaşın işgörüsü en fazla olan yazarlarından biri George Orwell'dir. Onun Animal Farm ve 1984 romanları propaganda kullanımı ile ilgili bir tür ders kitabıdır. Sovyetler Birliği'nde geçmese de, roman karakterleri dilin sürekli politik amaçlar için çarpıtıldığı totaliter bir rejimde yaşarlar. Bu romanlar açık olarak propaganda için de kullanılmıştır. Örneğin CIA 1950'lerde Animal Farm'ın orijinal hikâyeden amaçlarına uygun küçük farklılıkları olan bir çizgi film versiyonunu gizlice desteklemiştir.

Rusya ve Çin arasındaki idelojik tartışmalar ve sınır sorunları bazı sınır ötesi operasyonlara yol açmıştır. Bu dönemde geliştirilen tekniklerden birinde radyo programları kayıt ediliyor ve daha sonra sondan başa, yani tersine yayınlanıyordu.

Küba CIA ve sügündeki Kübalı gurplar tarafından hem siyah hem de beyaz propagandanın kaynağı ve hedefi olmuştur. Radio Havana Cuba, bunun karşısında, Radyo Moskova'nın orijinal programlarını aktarmış ve Vietnamın Sesi ile ABD gemisi USS Pueblo'nun mürettebatına ait olduğunu iddia ettiği itirafları yayınlamıştır.

Propaganda oluşturma teknikleri

Sosyal psikoloji araştırmalarına dayanan bazı teknikler propaganda oluşturmak için kullanılır.

Propaganda mesajlarının hangi yollarla ulaştırılacağı önemlidir ama bilgi yayılımı stratejileri sadece propaganda mesajı ile birleştikleri zaman propaganda strateji halini alırlar. Bu mesajları tanımlamak, mesajların hangi yollardan yayıldığını çalışabilmek için şarttır. Bu yüzden propaganda oluşturmak için aşağıdaki teknikleri bilmek gereklidir:

* Korkuya başvurma: Korkuya başvurma genel nüfusta korku yaratarak bir konuya destek saylamayı amaçlar. Örneğin, Joseph Göbbels Teodore Kaufman'nın Almanya yok olmalı sözlerini kullanarak Müteffiklerin Alman halkını yok etmeyi amaçladığını iddia etmiştir.
* Bir otoriteye referans: Bir fikri, görüşü veya hareket planını destekelemek için bir otorite veya makam sahibini referans vermek.
* Tren etkisi:Hedef kitleye "herkes bunu yapıyor" diyerek bir hareket tarzını kabul ettirmek.
o Kalabalığa katıl: Bu teknik insanların kazanan tarafta olma dürtüsünü kullanır. Bu teknik hedef gruba bunun bir kitle hareketine döndüğü ve onların da katılmasının kendi çıkarlarına olduğunu söylemeyi içerir.
o Kaçınılmaz zafer: Trene henüz katılmamış olanlar, kesin zafere giden yolda gidenlere katılmaya çağrılır. Hali hazırda trende olan veya kısmen trende olanlara da kalmalarının en iyi hareket olduğu fikri verilmiş olur.
* Direkt emir: Bu teknik karar verme sürecini basitleştirmeyi amaçlar. Propagandacı resimler ve kelimeler kullanarak dinleyicilere tam olarak ne yapmaları gerektiğini söyler. Diğer olası seçenekleri ortadan kaldırır. Emri vermek için otorite figürleri kullanılabilir ama şart değildir. Sam amcanın "seni istiyorum" resmi bu tekniği örnektir.
* Reddin elde edilmesi: Bu teknik, bir fikrin nefret edilen, korkulan veya küçük görülen bir grupta pöpüler olduğu imajının verilmesiyle bu fikrin reddinin temin edilmesinin içerir. Dolayısıyla eğer, nefret edilen veya küçük görülen bir grup insanın da aynı fikri savunduğu inandırılırsa hedef kitle bu görüşü terk eder.
* Parıltılı genellemeler: Parıltılı genellemeler bilgi veya akıl yürütme gerektirmeden kabul edilmesini sağlamak için yüksek değer taşıyan olgular ve inançlarla alakalandırılmış, yoğun, duygusal olarak çekici sözlerdir. Yurt sevgisi, memleket; barış, özgürlük, onur, v.s. gibi duygulara alakalandırılır. Sözler muğlak ve herkes için başka bir manaya gelebilecek olsa da anlamları hep olumludur: "Propagandacının olguları ve programları her zaman iyidir, tercih edilir, erdemlidir."
* Rasyonalizasyon: Bireyler veya gruplar tartışılır davranış veya inançları bazı genellemelerle akılcı yapmaya çalışabilirler. Muğlak ve hoş sözler genellikle böyle hareket ve inançları haklı göstermek için kullanılır.
* Kasıtlı muğlaklık: Genellemeler kasıtlı olarak muğlaktır ki, hedef kitle kendi yorumlarını katabilsin. Amaç kitleyi gerçekliğini analiz etmeden veya uygulanabilirliğini veya mantıklılığını incelemeden bazı belirsiz sözlerle harekete geçirmektir.
* Transfer: Aynı zamanda ilintilendirme olarak da bilinen bu teknik, bir birey, grup veya bir değerin iyi veya kötü özelliklerini bir diğerine hedef kitleye kabul ettirmek veya red ettirmek için aktarmaktır. Bu teknik genellikle suçu problemin bir üyesinden diğerine transfer etmek için kullanılır.
* Nedeni aşırı basitleştirmek: Karmaşık sosyal, politik, ekonomik veya askerî sorunlara popüler genellemelerle cevap vermek.
* Sokaktaki adam: Sokaktaki adam yaklaşımı propagandacının görüşünün sokaktaki adamın sağ duyusu tarafından da desteklendiğini göstermektir. Hedef kitlenin güvenini kazanmak için gayri resmi bir havada ve tarzda sunulur. Propagandacılar sokak dili ve davranışı kullanarak kendi görüşlerinin ortalama bir kişinin de görüşü olduğu izlenimi verir.
* Tanıklık: Tanıklıklar alakalı veya alakasız alıntılardır. Özellikle bir kişiyi, politikayı, hareketi veya programı desteklemek veya yermek için söylenmiş sözlerden yapılan alıntılardır. Alıntı yapılan kişinin (uzman, halk tarafından saygı duyulan bir kişi v.b.) şöhreti sömürülür. Tanıklık saygı duyulan bir kişinin propaganda mesajına resmi desteğini içerir. Bu hedef kitlenin kendini bu saygı duyulan kişi ile özdeşleştirmesi ve onun fikirlerini kabullenmesi amacıyla yapılır.

* Damgalama: Bu teknik propagandanın hedefini nefret edilen veya istenmeyen bir şeyle damgalayarak onun hakkında bir önyargı oluşmasını sağlamayı içerir.
* Günah keçisi: Suçu aslında suçlu olmayan bir kişiye veya gruba atmak. Böylece gerçekten suçlu olanlar korunur veya sorunun çözümüne harcanacak çabalardan dikkat başka yere çekilir.
* Erdem sözleri: Bunlar bir kişi veya konuya başlandığı zaman hedef kitlede olumlu bir imaj sağlayacak sözlerdir. Barış, mutluluk, güvenlik, akıllı liderlik, özgürlük v.b.
* Sloganlar: Slogan kısa, çarpıcı bir söz veya cümledir. Damgalama içerebilir. Slogan haline getirilmiş fikirler ikna edicidirler.
* İfade edilmemiş kabuller: Bu teknik propanda mesajınız açıkça ifade edildiği takdirde kabul görmeyecekse kullanılır. Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir. Pazar popülizmi bu şekilde yayılmıştır. Çok az insan çıkıp pazarın demokrasinin yerine almasını söylemiştir ama bir çoğu pazarın ne kadar etkin olduğunu ve nasıl eski düzeni ortadan kaldığından söz etmiştir.


Propagandanın yayılması için teknikler


Propagandayı yaymak için kullanılan yaygın yöntemler arasında haberler, hükümet raporları, tarihin tekrar yazılması, uydurma bilim, kitaplar, broşürler, propaganda filmleri, radyo, televizyon ve posterleri sayabiliriz. Radyo ve televizyonda propaganda haberlerde, güncel olaylarda, konuşma programlarının içinde veya reklam olarak yer alabilir.

Vikipedi