Filozof.net

Kadızade Rumi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

A) Matematik
1. Tuhfetü'r-reîs fî şerhi Eşkâh't-te3sîs. Şemseddin Muhammed b. Eşref es-Semerkandî*-nin Eşkâl ü't-te^sîs adlı eserine yapılmış bir şerh olup 815'te (1412) Uluğ Bey'e ithafen kaleme alınmıştır daha çok Şerhu Eşkâli't-te'sîs adıyla tanınmaktadır. Kadızâde, teorik geometri açısından en önemli çalışması olan bu şerhinde birçok noktada Semer-kandî'den farklı bir yaklaşım sergilemiş ve açıklamalarında Nasîrüddîn-i Tûsî'nin Tahrîrü'1-uşûl fî Hlmi'l-hendese'sı ile Esîrüddin el-Ebherî'nin Işlâhu'i-Öklî-dis'inden faydalanmıştır. Şerhu Eşkâ-li't-te'sîs'm Osmanlı matematik tarihi açısından en Önemli özelliği, uzun yıllar medreselerde orta seviyeli bir geometri ders kitabı olarak okutulmasıdır (İstan­bul 1268, 1274) Dünya kütüphanelerin­de 200'ü aşkın yazma nüshası bulunan eser üzerine Kadızâde'nin öğrencisi Tâc Saîdî. Fasîhuddin Muhammed, Molla Çelebi, Şeyhülislâm Bolulu Mustafa Efendi, Abdülber b. Ab-dülkâdir el-Feyyûmî, Muhammed b. Yâr Muhammed el-Buhârî ve Muhammed b. Hüseyin el-Attâr el-Halebî gibi pek çok matematikçi tarafından haşiyelerle ta'lik-ler yazılmış ve bunlar Osmanlı geometri eğitiminde kullanılmıştır. Ayrıca kitabı, Sultan III. Selim'in emriyle 1794 yılında dö­nemin matematikçilerinden Muğlalı Müf-tüzâde Abdürrahîm b. Yûsuf Menteşevî açıklamalı olarak Türkçe'ye çevirmiştir. Semerkandî'nin met­niyle beraber yeni bir neşri yapılan Şer­hu Eşkâîi't-tesîs konuları belirli bir düzene göre sunmadığından pedagojik değildir. Öte yandan bazı teoremlerde müellifle şârih farklı ekolleri Öne çıkarmış ve farklı düşünceleri tercih etmiştir. Özellikle bu durum, matematik tarihinde paraleller aksiyomu olarak bilinen "beşinci postu-la" meselesinde görülür. Müellif İbnü'l-Heysem Ömer Hayyâm, Cevheri. Nasîrüd­dîn-i Tûsî ve Ebherî gibi matematikçilerin bu konuyla ilgili düşüncelerini eleştirir ve ileri sürdükleri fikirlerin yanlış oldu­ğunu iddia eder. Şârih Kadızâde ise ki­tapta bahsi geçen Tûsî'nin Tahrîrü'î-uşûl'ü ile Ebherî'nin Işiâhu'l-Öklîdis'ı-ni incelediğini ve Semerkandî'nin aksi­ne bu iki üstadın görüşlerinde yanlış­lık göremediğini belirtir. Ayrıca yeri geldi­ğinde Ebherî'nin beşinci postulaya ver­diği ispatı zikreder. Bu özellikleriyle Şerhu'l-Eşkâl, İslâm medeniyetinde gelişmiş olan farklı geometri anlayışlarını içermektedir. Bunun yanında eser, Muhammed b. Mûsâ el-Hârizmî'nin kurduğu ve haleflerinin geliştirdiği İslâm cebirinin etkisiyle kısmen unutulan Öklid'in geometrik cebirinden de bazı örnekler ih­tiva etmektedir ki bu durum, Osmanlılar'da geometrik nicelikle (aded-i muttasıl) cebir ve aritmetikyapma geleneğinin de­vamlılığını sağlamıştır.

2. Risale fi'stih-râci ceybi derece vahide bi-cf mâlin mü'essese calâ kavâ'ide hisâbiyye ve hendesiyye ^alâ tarikatı Giyâşiddîn el-Kâşî. Cemşîd el-Kâşî'nin 1 derecelik ya­yın sinüsünün hesaplanması için geliştir­diği cebir yöntemi hakkındaki risalesinin şerhi olup Kadızâde'nin matematik sa­hasında yazdığı en orijinal eser olarak ka­bul edilir. Kâşî'nin üçüncü dereceden bir denklem haline getirerek çözdüğü bu problemdeki yöntemini Kadızâde geniş­letip basitleştirmiştir. Tahran'da (1299/ 1882) taş baskısı yapılan risale Rusça'ya tercüme edilmiştir.

3. Haşiye alâ Tahrîri uşûli'l-hendese. Kâtib Çelebi'nin bildirdiğine göre Tûsî'nin Tahrî-rü'1-uşûl fî cilmi'l-hendese's\ne yazıl­mış bir haşiyedir; ancak yedinci maka­leye kadar gelebilmiştir.

Salih Zeki'nin Kadızâde'ye nisbet ettiği, müellif adı olarak Selâhaddin Mûsâ ismi­nin yer aldığı Risale ü'l-hisâb  adlı eser ise kendisin­den önce yaşamış Selâhaddin Mûsâ ad­lı başka bir matematikçiye ait olmalıdır. Çünkü eserin meçhul sarihi dîbâcede mü­elliften "merhum" diye söz etmektedir. Ayrıca Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki nüshasının 784 (1382) yılında istinsah edilmiş olması bunun başka bir âlime ait olacağını gös­termektedir. Dolayısıyla Salih Zeki'nin Se­lâhaddin Mûsâ adlı müellifin kaleme al­dığı matematiğe dair eserleri Kadızâde'ye nisbet etmesi doğru değildir. Ayrıca yine ona nisbet edilen Risale İi'l-misâha adlı çalışmanın da durumu kesin değildir.
B) Astronomi
1. Şerhu'l-Mülahhaş fî Hlmi'l-heye. Çağmînî'nin el-Mülahhaş Vsinin şerhi olup 814'te (1412) yazılarak Uluğ Bey'e sunulmuştur. Kadı-zâde'nin nazarî astronomi sahasında te­lif ettiği en önemli çalışmadır. Osmanlı medreselerinde orta seviyeli ders kita­bı olarak okutulan eserin zamanımıza 30Q'ü aşkın nüshası gelmiş, ayrıca çeşitli baskılan yapılmıştır. Kitap üzerine Sinan Paşa, Muhyid-din Niksârî, Molla Ahaveyn, Abdülalî el-Bircendî, Abdurrahman b. Hasan el-Cebertî ve Fahrîzâde e!-MevsıIÎ'nin yazdık­ları başta olmak üzere pek çok haşiye ka­leme alınmıştır. Bunlardan Özellikle Bir-cendî'nin haşiyesi çok rağbet görmüş ve Osmanlı medreselerinde ders kitabı ola­rak okutulmuştur. Kadızâde'nin şerhi ayrıca Fâtih Sultan Mehmed'in emriyle Hamza b. Hacı b. Süleyman tarafından Farsça'ya tercüme edilmiştir.

2. Haşiye caid Tahrîri'l-Mecistî. Nasî-rüddîn-i Tûsî'nİn Tahnrü'l-Mecistî adlı eserine Nizâmeddin en-Nîsâbûrî'nin yaz­dığı Tcfbîrü't-Tahrîr ad][ şerhin bazı zor yerlerini açıklayan bir haşiyedir.

3. Risale fi'sührâcihatti nışfi'n-nehâr ve semti'l-kihle. Bir mu­kaddime, iki bab ve bir hatimeden oluşan bu küçük çalışma Kadızâde'nin bilinen tek Farsça astronomi eseridir. Kadızâde ayrıca, Meviânâzâde Ahmed b. Mahmûd el-Herevî'nin Ebhe-rî'nin Hidâyetü'l-hikme adlı eserine yap­tığı şerhe haşiye yazmıştır.

TDV İslâm Ansiklopedisi