Filozof.net

Katade Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

Hadis otoriteleri ondan "sika râvi" ve "hafız" diye söz etmiş, Ali b. Medînî, bü­yük şehirlerdeki isnad zincirlerinin isim­leri üzerinde kesiştiği altı kişiden birinin Katâde olduğunu söylemiştir. Hadisleri­ne Kütüb-i Sitle'Ğe yer verilen Katâde'­nin rivayetleri daha çok Abdürrezzâk es-San'ânî'nin ei-Muşcrnne/'inde bulun­maktadır. Katâde sahabe içinde sadece Enes b. Mâlik'ten hadis aldığı halde başka sahâbîler-den de aldığı anlayışına yol açan rivayet­leri sebebiyle eleştirilmiş, Ebû Dâvûd es-Sicîstânî, onun bizzat dinlemediği otuz kadar kimseden hadis rivayet ettiğini zik­retmiştir. Ancak Katâde, rivayetlerinde kullandığı "haddesenâ" ve "kale" lafızla-rıyla hangi hadislerin rivayet zincirinin tam, hangisinin eksik olduğunu göster­miş, bu sebeple Şu'be b. Haccâc, Katâ­de'nin rivayet ettiği hadislerin mürsel olanıyla olmayanını ayırabildiğini söylemiştir. Diğer taraftan tedlîs anlamına gelen bu çeşit mürsellerin o dö­nemlerde çok yadırganmadığı, sahabe­den de bu tür rivayetleri olanların bulunduğu belirtilmiş, meselâ Abdullah b. Abbas"ın rivayet tarzının çok defa bu oldu­ğu, onun da sahabeden alıp Resûlullah'a nisbetle rivayet ettiği ifade edilmiştir. Bu eleştirilere rağmen büyük hadis imamlarının Katâde'nin rivayetleri­ni eserlerine almış olması onunla ilgili bir güven probleminin bulunmadığını gös­termektedir.

Tefsirde dördüncü tabakanın başı ka­bul edilen, tefsir bilgisi hakkında Ahmed b. Hanbel'in övücü ifadeler kullandığı Ka­tâde'nin bu ilme da­ir kavillerinin muteber hadis ve tefsir kay­naklarında yer alması onun bu sahadaki önemini gösterir. "Kur'an'da hiçbir âyet yoktur ki onun hakkında bir şey işitmiş ol­mayayım" diyen Katâde'nin tefsirle ilgili rivayetlerinin pek çoğu Taberî"nin ef-CdmiVi-beydn'ında mev­cuttur. Bedr, Taberî'nin tefsirinde Katade'ye ait 5000 kadar kavil bulunduğunu söyler.[154] Katâde, Kur'an tefsirinde diğer müfessir tabiîler gibi sırasıyla Kur'an'ın kendisini, hadisleri, sahabe ve tabiîn kavillerini, Arap dili ve şiirini, ensab ve eyyâm-ı Arab bilgilerini, Arap örf ve âdetlerini, az olarak da kendi re'yini kullanır; âyetin âyetle tefsirinde anlamı ortaya çıkarmaya çalışmanın ya­nında ondaki belagata, üslûba, lafızlara başka âyetlerden şahitler getirir: âyetler arasındaki münasebet üzerinde durur.[155] Tef­sire dair rivayetlerinde az da olsa İsrâili-yat'a yer veren ve tabiîlerin sözlerinden de yararlanan Katâde, Arap dili ve edebi­yatı alanındaki birikimi sayesinde mâna­sı kapalı kelimeleri açıklarken eş anlamlı kelime ve deyim bulmakta zorlanmamış, pek çok bölge ve kabileye ait kullanışları örnek olarak zikretmiştir. Uygun karşılık­lar seçerken gramer inceliklerine girmek yerine bu seçimdeki tarihî arka planı or­taya koymuştur. Meselâ Müddessir sü­resindeki "ve şiyâbeke fe tahhir" âyetini (74/4) "tahhirmine'l-işmive'l-ma':âşî (gü­nah ve mâsiyetten koru)" şeklinde tefsir etmiş, Araplar'ın "tahhir şiyâbeke" de­diklerinde manevî bir şeyi amaçladıklarını örnekler vererek ortaya koymuştur.

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile