Filozof.net

Cennetül-Mualla Nedir, Ne Demek, Nerede, Tarihçesi, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Cennetü'l-Muallâ, Mekke'nin en eski mezarlığı.

Câhiliye devrinden bugüne kadar Mek­ke mezarlığı olan ve Harem-i şerifin yak­laşık 2 km. kuzeyinde Mescidü'l-cin ya­kında bulunan bu yer, İslâm öncesi kay­naklarda ve ilk devir İslâm tarihlerinde Hacûn diye geçmektedir. Hz. Peygam­ber'in dedelerinden Kusay ile Abdülmuttalib'in ve amcası Ebû Tâlib ile hanımı Hz. Hatice'nin Hacûn Mezarlığı'na def­nedilmiş oldukları bilinmektedir. Riva­yete göre Kusay Hacûn'a gömüldükten sonra burası mezarlık olarak kullanılmış­tır.

İslâm'dan önce Mekke Ma'lât ve Mes~fele adıyla iki kısma ayrılmıştı. Şehrin ileri gelenleri, mezarlığın bulunduğu Ma'­lât adlı yukarı mahallede otururlardı. Yâküt, Hacûn'un Mekke'nin yukarı tara­fında bir dağ olduğunu, yanında şehir mezarlığının bulunduğunu söylemekte­dir.

Mekke fethinde Resûlullah çadırını Ha­cûn'a kurdurmuştu. Hacûn zamanla Ma'­lât olarak anılmaya başlandı. Mezarlık da Makberetü'l-Ma'lât diye meş­hur oldu. Arapça kaynaklarda kelime ba-zan sonundaki "tâ" harfi düşürülerek yazılmış, Türkçe eserlerde de bazan bu şekliyle, bazan da sonundaki "elif" harfi "yâ'ya dönüştürülerek imlâ­sı ile kaydedilmiş ve muhtemelen bun­dan dolayı Türkler kelimeyi "Muallâ" şek­linde okuyagelmişlerdir. Hz. Peygamberin Mekke kabristanını göstererek, "Bu kab­ristan ne güzeldir!" demesi, Hz. Hatice'nin bura­da medfun bulunması, ayrıca Medine'de­ki Bakî' Mezarlığı'nın Türkler arasında "Cennetü'l-Baki" olarak anılmasından dolayı Mekke'deki bu mezarlığa "Cennetü'l-Muallâ" denilmiş olmalıdır.

Hz. Hatice'nin Cennetü'l-Muallâ'daki kabrinin yeri 729 (1328-29) yılına kadar bilinmiyordu. Bu tarihte görülen bir rü­ya üzerine kabir yerinin tesbit edildiği ve üzerine bir türbe yapıldığı rivayet edi­lir. Ayrıca Kanunî Sultan Süleyman 950 (1543-44) yılında Hz. Hatice'nin kabrinin üstüne yüksek kubbeli bir türbe yap­tırmış ve bir de türbedar görevlendir­miştir.

Evliya Çelebi'nin bildirdiğine göre Cennetü'l-Muallâ'da yetmiş beş adet kub­beli mezar, Hz. Peygamber'in dedesiyle amcasının kabirlerinde de kubbeli tür­beler vardı. Ancak bunlar diğer türbeler gibi süslü değildi ve türbedarları da yok­tu. Acem hacıları, Hz. Alinin babası Ebü Tâlib'in kabrini ziyaret ederlerdi. Hz. Hatice'nin türbesinin 1296 (1879) yılında tamir edildiğini haber veren Eyüp Sabri Paşa, Mekke halkının her ay Cen-netü'l-Muallâ'ya giderek hatim ve mev-lid okuduğunu söyler.

1925 yılında Mekke Suûdîler'İn eline geçtikten sonra Abdülazîz b. Suûd'un emriyle 1926'da Cennetü'l-Muallâ'daki bütün türbeler yıktırılmış ve mezar taş­ları kaldırılmıştır. Bugün de hiçbir türbe ve mezar taşının bulunmadığı Cenne-tü'l-Muallâ yine mezarlık olarak kulla­nılmaktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi