Filozof.net

Hudeybiye Antlaşması Önemi Nedir, Sonuçları, Hakkında Bilgi

Mekke'nin fethine doğru atılmış fiilî bir adım olan Hudeybiye Ant­laşması sayesinde müslümanlar daha fazla serbestlik kazandılar; tehlikeler de bir süre için önlenmiş oldu; dolayısıyla bu antlaşma İslâm tarihinde bir dönüm nok­tası teşkil eder. 0 güne kadar müslüman­ları tanımayan, onları muhatap saymayan ve Hz. Muhammed'e atalarının dinini or­tadan kaldırmak İsteyen bir âsi nazarıyla bakan Kureyşli müşrikler, bu antlaşma ile müslümanlan kendileriyle denk bir taraf olarak kabul ettiler. Bu durum diğer müş­rik kabilelerin arasına korku saldı ve ya­kın bir gelecekte müslümanların hâkim güç olacağına inanmalarını sağladı.

Bu antlaşma ile Kureyşliler'in müslümaniara karşı fiilî düşmanlığı sona erdi. Hem müslümanlara hem de müşriklere savaş tehdidinden uzak bir ortamda bir­birlerini daha iyi tanıma ve aralarındaki ilişkileri geliştirme imkânı verdi. O zama­na kadar diğer Araplar nezdindeki itiba­rından faydalanarak Medine Devleti aley­hinde gerçekleştirilen her hareketin baş­latıcısı olan Kureyş ile barış yapılınca, esa­sen Hz. Muhammed ile doğrudan bir an­laşmazlığı bulunmayan diğer Arap kabile­leri rnüslümanlarla rahatça görüşüp İs­lâmiyet hakkında bilgi edindiler ve onla­rın giderek artan güç ve nüfuzları karşı­sında ihtida ettiler. İslâmiyet Arap yarı­madasında hızla yayılmaya başladı; öyle ki Hudeybiye Antlaşmasından Mekke'nin fethine kadar geçen iki yıl içinde müslüman olanların sayısı, o güne kadar geçen on sekiz yıl içerisinde İslâmiyet'i kabul edenlerin sayısını aştı. Önceleri benimsen­meyen Hudeybiye Antlaşması, aslında Hz. Peygamber'in Kur'an ile de teyit edilen en büyük siyasî zaferi idi. Bu antlaşma aynı zamanda Hayber'in fethine zemin hazır­lamıştı. Nitekim Resûl-i Ekrem daha bir ay bile geçmeden 1500 kişilik bir kuvvet­le Hayber üzerine yürümüş ve yahudilere ağır bir darbe indirmiştir. Hayber'de kazanılan zafer Arap kabileleri üzerinde şok etkisi yapmış ve sayıları hızla artan müslümanlar, Kureyş müşriklerinin ant­laşmayı bozmaları üzerine iki yıl sonra Mekke'yi fethetmişlerdir. Resûl-i Ekrem bu antlaşmadan sonra Bizans ve Sâsânî imparatorlarına, Mısır mukavkısına, Ha­beş necâşîsine ve bazı Arap emirlerine mektuplar göndererek onları İslâm'a da­vet etmiş, üç yıl içinde barışçı yollarla dev­letini on kat büyütmüş ve hemen hemen bütün Arap yarımadasını hâkimiyeti altı­na almıştır.

TDV İslâm Ansiklopedisi