Filozof.net

Kufe Şehri Nerede, Tarihi, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Dairevî bir şekilde tasarlanan Kûfe'nin merkezinde İslâm şehirlerinin tamamın­da ortak unsurlar olarak göze çarpan ca­mi, dârülimâre ve pazaryeri bulunmakta, şehrin bütün ana caddeleri bu merkeze açılmaktaydı. Kûfe'nin ortasında "sahn" veya "rahibe" adı veriien ve çeşitli mak­satlar için kullanılan bir meydan vardı. Şehir planında ilk önce cami yeri tesbit edilmiş, kuvvetli bir okçunun dört yöne attığı okların düştüğü yerin ötesine evle­rin inşasına izin verilmiştir. Mugire b. Şu'be tarafından 40.000 kişiyi alacak bü­yüklükte genişletilen Küfe Camii'ni daha sonra Ziyâd b. Ebîh büyük masraflarla ta­mir ettirmiştir.

Küfe Camii'nin güneybatı tarafında bir sokak arayla valilerin ikamet etmeleri İçin Dârülimâre (Kasrülimâre) denilen vali ko­nağı inşa edildi. Beytülmâl de Dârülimâ­re içerisinde bulunmaktaydı. Sa'd b. Ebû Vakkâs tarafından yaptırılan bina daha sonra Vali Ziyâd b. Ebîh tarafından yeni­den inşa edildi. Sağlam yapısıyla aynı zamanda dış saldırılara karşı kale görevi üstlenen Dârülimâre'ye Abbasîler döne­minde bazı kısımlar eklendi.

Kûfe'de Hz. Ömer'in emriyle caminin yanında bir de Künâse adı verilen pazar kuruldu. Pazar ticarî faaliyetlerin yanı sı­ra ilmî tartışmaların yapıldığı, şiir ve mû­siki faaliyetlerinin yürütüldüğü bir kültür merkezi durumundaydı. Hâlid b. Abdul­lah el-Kasrfnin valiliği döneminde hayvan ticareti yapılan bölüm dışarıda tutulmak suretiyle pazarda iki sıra dükkân inşa edilerek tüccara kiraya verildi. Böylece bir nevi kapalı çarşı mahiyeti kazanan pa­zar, daha sonra kurulan Bağdat ve Kayrevan gibi şehirlerdeki pazarlara da örnek teşkil etti.

Sa'd b. Ebû Vakkâs, şehrin kurulması­nın ardından kabilelerin belirli bir düzen İÇİnde iskân edilmesi görevini Ebü'l-Hey-yâc Amr b. Mâlik el-Esedî'ye verdi. Küfe, Ebü'l-Heyyâc tarafından dört ana kesime ayrıldı ve bu kısımlara "menhec" denilen on beş ana yol yapıldı. Hz. Ömer'in emri doğrultusunda ana caddeler ve tâli yollar 40, 30, 20 ve 7 arşın olarak planlandı. Ku­zey tarafı beş, güney tarafı dört, doğu ve batı tarafları üçer caddeye bölünerek her kabile kendisine ait bir mahalle oluştura­cak şekilde yerleştirildi. İlk yerleştirilen kabileler arasında Süleym, Sakif, Hem-dân, Becîle, Tağlib, Esed, Neha', Kinde, Ezd. Müzeyne, Temîm, Esed, Âmir, Cedî-le ve Cüheyne yer almaktadır. Kabilelerin bu düzene göre yerleşti­rilmesi "a'şâr" kelimesiyle ifade edildi. Be­lâzürî, kura sonucu Yemen kabilelerinin şehrin cami ile Fırat nehri arasında kalan doğu tarafına, Nizârî kabilelerin caminin batı tarafına yerleştirildiğini nakleder. Kûfe'ye ilk yerleşmeden kısa bir süre sonra gerek şehir nüfusun­da gerekse çeşitli bölgelerden göç eden­lerin sayısında meydana gelen artış yeni bir düzenlemeyi gerekli kıldı. Sa'd b. Ebû Vakkâs'ın durumu bildirmesi üzerine Hz. Ömer neseb âlimlerinden Saîd b. Nimrân'ı Kûfe'ye gönderdi. Saîd kabileleri yedi gru­ba ayırarak yerleşmeyi yeniden düzenle­di. Bu düzenlemeye de "sübu"" adı verildi. Zaman içe­risinde Kûfe'ye yeni kabilelerin gelmesi, bazılarının şehir içinde yer değiştirmesi veya göç sebebiyle çeşitli nüfus hareket­leri olmuştur.