Filozof.net

Hapşıran Kişiye Ne Denir, Hapşırdıktan Sonra Ne Denir

Aksırma, Hapşırma. İslam muaşeret adabında karşılıklı duaya vesile olan fizyolojik bir olay.

Aksırma,burun yollarında gelişen ve beyincikteki reflekse bağlı olarak ağızdan ve burundan soluk boşalmasını sağlayarak burundaki yabancı maddeleri temizleyen,esnemenin aksine insanda zindelik meydana getiren bir hadise olduğundan sağlık belirtisi kabul edilmiş ve İslam’da bazı muaşeret kurallarına bağlanmıştır.

Hz. Peygamber üçe kadar aksırmanın sağlık, fazlasının ise nezle belirtisi olduğunu söylemiştir.

Aksırma Allah’ın sevip lutfettiği bir nimet olduğu için her nimet gibi ona da şükretmek gerekmektedir.Bunun için aksıran kişi ya elhamdülillah veya elhamdülillahi ala külli hal demelidir.Bu ifadenin yerine Fatiha’yı sonuna kadar okumanın sünnette yeri bulunmadığı gibi aksırdıktan sonra kelime-i şehadet getirip peşinden hamdetmek ve dinen mekruh sayılmıştır.Aksırırken ağzı elle veya mendille kapatmak sünnettir.

Aksıran kişinin elhamdülillah demesi halinde yanında bulunanlardan birinin ona yerhamükellah (Allah sana rahmetiyle muamele etsin) diye dua etmesi, İslâm'ın muaşeret kurallarından sayılmıştır. Buna teşmîtü'l-âtıs denilmek­tedir. Hatta teşmît. müslümanın müslüman üzerindeki hakla nndan kabul edil­miş ve bu hakkın dünyada yerine geti­rilmediği takdirde kıyamet gününde ta­lep edileceği bildirilmiştir. Aksırdığı hal­de hamdetmeyen ile hutbe okunurken aksırana karşılık vermek gerekmez. Ehl-i kitaptan olanlara ise “Yehdîkümullah ve yuslih bâleküm” (Allah sizi doğru yola iletsin, halinizi dü­zeltsin) diye karşılık verilir. Bir rivayete göre de bu sonuncu dua, teşmîtin karşı­lığı olarak aksıran tarafından yapılır. Aksıranın “Yağfirullahu lenâ ve leküm” (Allah bizi de sizi de bağış­lasın) şeklinde karşılık vermesi de uy­gundur. Na­mazda aksıranın sessizce hamdetmesi namazı bozmamakla beraber, aksıran birine na­maz kılmakta olanın karşılık vermesi na­mazı bozar.

Müslümanlar arasında sevgi ve bağlı­lığın yaygınlaşmasına ve Allah'ın rahme­tine vesile olan teşmîtin Hz. Âdem'den bu yana gelenekleşmiş bir muaşeret ka­idesi olduğu söylenebilir. Nitekim Beyhakî'nin rivayet ettiği ve İbn Hibbân'ın da sahih kabul ettiği bir hadise göre. Al­lah Teâlâ Âdem'i yaratınca Âdem aksırmış, ona “Elhamdülillah” demesini ilham etmiş ve Âdem'e “Yerhamükellah” diye­rek karşılıkta bulunmuştur. Anlatılan şeklin dışında kalan uygulamaların, meselâ aksırana “Çok yaşa!” demenin, onun da “Sen de gör!” diye karşılık vermesinin İslâmî teş­mît ile bir ilgisi yoktur.

Diyanet İslam Ansiklopedisi

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile