Dârü'l - hilâfeti'l -aliyye Medresesi. 1914 yılında yeni bir şekil verilen İstanbul medreselerinin genel adı.

XVI. yüzyılda altın çağını yaşayan Os­manlı medreseleri giderek bozulmaya başlamış ve öğretim sadece dinî ilimle­re münhasır kalırken kalitesi de düşmüş­tür. Her ne kadar daha XVIII. yüzyılda III, Ahmed ve 1. Mahmud dönemlerinde med­reselerin ıslahı için bazı teşebbüsler ya­pılmışsa da istenilen sonuç elde edile­memiştir. XX. yüzyılın başında medre­selerdeki bozulma daha da ileri bir saf­haya ulaşmış, hatta medrese hoca ve talebeleri dahi bundan şikâyetçi olmuş, bu durumun düzeltilmesi hususunda ba­zı tedbirlerin alınmasını isteyen çeşitli neşriyatta da bulunmuşlardı. Nihayet 1908'de II. Meşrutiyetin ilânından son­ra konuya ciddi olarak yaklaşıldı. Tabhâne Medresesi" ndeki açılışın ardından çıkarılan 26 Şubat 1909 tarihli Medâris-i İlmiyye Nizamnamesi ile medrese tahsili on iki yıl olarak kabul edildi, ayrıca dinî ilimler yanında hesap-hendese-ce­bir, coğrafya, umumi tarih ile İslâm ve Osmanlı tarihleri, hikmet (fizik), kimya, hey'et (astronomi) ve kozmografya gibi dersler de konuldu. Ancak bu teşebbüs başarıya ulaşamadığından şikâyetler de­vam etti.

Medreselerdeki esaslı ıslahat, Musta­fa Hayri Efendi'nin şeyhülislâmlığı sıra­sında dört yıllık çalışmalar sonunda ger­çekleştirildi. İslahatın ilk olarak İstan­bul'da başlatılması uygun görülerek İs­tanbul medreseleri bir heyet tarafından tek tek dolaşılıp incelendi. Böylece han­gi medresenin kullanılabilir, hangisinin harap halde olduğu, sıhhî bakımdan ta­lebe banndırmaya elverişli bulunup bu­lunmadığı, dershanesinin mevcut olup olmadığı, kaç talebeyi barındırabileceği gibi hususlar tesbit edildi. Bu araştır­maya göre deftere kaydedilen 184 med­reseden seksen yedisi kadroya alınırken doksan yedisi kadro dışı bırakıldı. Ancak daha sonra yeni birtakım düzenlemelere gi­dilerek komisyonun kadro dışı bıraktığı Küçük Ayasofya Medresesi ve Süleyma-niye Dârülhadisi kadroya dahil edilirken bu tesbitte yer alan Mehmed Ağa, Rüs-tem Paşa. Rahîkîzâde, Süleymaniye Tıp medreseleri, Fâtih medreselerinden Ka­radeniz tarafı Çifteayak Kurşunlu ile Baş Tetimme, Akdeniz tarafı Tetimme-i Sânî medreseleri, ayrıca İsmihan Sultan ve Kariye medreseleri kadro dışı tutuldu. Böylece yeni sisteme dahil olan medre­se sayısı seksen bire İnmiş oldu. Kadro­ya alınanlar ise tek bir medrese sayıla­rak İslâm hilâfetinin merkezinde bulun­duğu için Dârü'l-hilâfeti11-aliyye Medre­sesi adıyla anıldı. Her sınıf için belli bir semtteki medreseler ayrıldı. Tâliye 1. sı­nıfa Üsküdar, 2. sınıfa Sultanahmet, 3. sınıfa Cağaloğlu-Divanyolu-Küçükayasofya, 4. sınıfa Çarşıkapı, 5. sınıfa Süleyma­niye-Saraçhane-Vezneciler, 6. sınıfa Çar­şamba, 7. sınıfa Fatih-Haydar, 8. sınıfa Fatih-Malta semtlerindeki medreseler tahsis edildi. Âlî 1. sınıf Beyazıt - Vefa arasındaki medreselerde, 2. sınıf Süley­maniye medreselerinde, 3 ve 4. sınıflar ise Fâtih medreselerinde idi.

Kuruluş nizâmnâmesine göre Dârü'l-hilâfeti'l-aliyye Medresesi, her biri dör­der yıl sürecek üç dönemden ibaret ola­caktı. Bunlar talî kısm-ı evvel, talî kısm-ı sânî ve âlî adlarını taşımaktaydı. Talî kı­sımlarda toplam 2080, âlî kısımda top­lam 800 talebe bulunacaktı. Gerek talî gerekse âlî kısımdaki sınıfların dörder şubesi olacak, talî kısımların her şube­sinde altmış beşer, âlî kısımda ise elli talebe okuyacaktı. Her kısımda birer mü-dîr-İ umûmî, sınıf ve şubelerde ise birer müdür bulunacak ve şube müdürleri sı­nıf müdürlerine, sınıf müdürleri müdîr-i umûmîye, o da Ders Vekâletı'ne bağla­nacaktı. Dârü'l - hilaf eti'l -aliyye Medre-sesi'nin kuruluşu sırasında medreseler­de okumakta olan talebeler, son verdik­leri imtihan göz önünde bulundurularak yeni kurulan medresenin sınıflarına yer­leştirilecek; yeni alınacak talebe ise alt yıllık ibtidâî tahsilini tamamlamış olan­lar arasından ders vekilinin başkanlığın­da olmak üzere üyeleri meşihatça seçi­len bir komisyon tarafından belirlene­cek; talebin fazla olması halinde yine bu heyetçe düzenlenen imtihanda başa­rılı olanlar alınacaktı. On iki yıllık med­rese tahsilini tamamlayanlar icazetna­me alacaklardı. Sahibinin ders gördüğü müderrislerin adlarının da yazılacağı bu icazetnameler önce Ders Vekâleti, son­ra meşihatça tasdik edilecek, böylece âlî kısmı bitirenler müderris sıfatını kaza­narak İstanbul ruûsuna kaydedilecekler­di. Fakat âlî kısma herhangi bir sebeple devam edemeyen veya etmek isteme­yenlerin talî kısımlarda bir miktar bilgi sahibi oldukları göz önünde bulunduru­larak bu gibilere, talî kısımlardan İlk ve­ya ikinci kısmı bitirdiklerini belgeleyen birer şehâdetnâme verilmesi kararlaştırılmıştı. Dârü'l-hilâfeti'l-aliyye Medrese-si'ne alınanlar tesbit edilen medreseler­de kalacaklar ve her birine belirli bir ta-yinat aynlacak, ancak bu tayinat nak­den verilmeyip iaşe ve giyimlerine sar-fedilecekti. Her sınıfta okunacak dersler de nizâmnâme ile belirlenmişti. 1909'da-ki teşebbüste olduğu gibi Dârü'l-hilâfe-ti'l-aliyye Medresesi'nde de dinî bilgile­re paralel olarak tarih, coğrafya, riyaziye, astronomi, fizik, kimya gibi diğer ders­lerle Farsça'ya ve o güne kadar medre­selerde okutulması düşünülmeyen Türk­çe'ye de yer verilmişti.

Dârü'l - hilâfeti'l -aliyye Medresesi'nin kuruluş yılında okutulan derslerin sınıf­lara göre dağılımı şöyleydi:

1- Talî kısm-ı evvelde Kur'ân-ı Kerîm; hadisten ahlâkiyat ve içtimaiyat; fıkıhtan akaid ile nikâh ve talâk; felsefeden ma'lûmât-ı ahlâkıyye ve İçtimâiyye; Arapça'dan sarf, nahiv, lügat, mükâleme ve tatbikat; Türk­çe'den imlâ, kıraat, tatbikat ve kitabet; sadece ilk iki yılda okutulan Farsça'dan lügat, kavâid ile Gülistan vb. metinler; tarihten umumi tarih, peygamberler ve halifeler tarihi ile muhtasar Osmanlı ta­rihi; hesap, tabiat ve fen bilimlerinden ma'lûmât-ı fenniyye, zirâiyye, hikmet ve kimya; maliyeden defter tutma usulü, ayrıca ma'lûmât-ı kânüniyye, hat ve hıfzıssıhha.

2- Talî kısm-ı sânîde hadis, tef­sir, kelâm, muhtasar felsefe ve mantık ile âdâb; fıkıhtan muamelât, ukübat ve ferâiz ile usül-i fıkıh: Arapça'dan mükâleme, kitabet, belagat ve vaz1; Türkçe'­den edebiyat; tarihten umumi tarih ve Osmanlı tarihi, İslâm ve dinler tarihi, si­yer-i nebî: riyaziyeden cebir, müsellesât, hey'et ve mihanik; tabiat ve fen bilim­lerinden hikmet ve kimya, ayrıca hitabet ve mev'iza.

3- Âlî kısımda ise dinî tedrisat ağırlıklı olarak tefsir, hadis, fıkıh, usûl-i fıkıh, kelâm, hilâfiyat, Arap edebiyatı, felsefe, hukuk ve kavânin ile târîh-i ilm-i fıkıh.

Dârü'l-hilafeti'l-aliyye Medresesi'nin kuruluşunun ikinci yılında ders progra­mında değişiklik yapıldı. Medresede de yabancı dil okutulması gerekli görüle­rek Almanca, Fransızca, İngilizce veya Rusça'dan birinin seçilmesi mecburiyeti getirildi. Yabancı dil öğretimi talî sınıf­lara mahsus olup haftada ikişer saat­ten sekiz yıl devam ediyordu. Ayrıca her gün beden eğitimi yapılacaktı. Buna kar­şılık hitabet, mev'iza ve ma'lûmât-ı kânüniyye programdan çıkarılmış, bazı ders­lerin sınıflan ve haftalık ders saatlerin­de de değişiklik yapılmıştı.

Âlî kısmı bitirenler veya dışarıdan bü­tün sınıfların imtihanlarını verenler ara­sından dinî ilimlerde ihtisas yapmak is­teyenler için Medresetü'l-mütehassısîn adıyla Sultan Selim Camii bünyesinde yüksek seviyede bir medrese de kuruldu.

Dârü'l-hilâfeti'l-aliyye Medresesi, med­rese ıslahatında olumlu bir adım olma­sına rağmen, kuruluş yılında Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesi bu medresenin eleman yetiştirmesi açısın­dan bir talihsizlik oldu, Zira dört yıl sü­ren savaş boyunca on altı yaşındaki genç­lerin de cepheye gönderilmesi burada tahsil yapacak talebe bulmayı güçleştir­di ve dolayısıyla Dârü'l-hilâfeti'l-aliyye Medresesi"nden beklenilen sonuç alına­madı. 1917'de ise Mûsâ Kâzım Efendi'-nin şeyhülislâmlığı sırasında Dârü'l-hilâ­feti'l-aliyye Medresesi'nde bir bakıma eski medrese sistemine dönüş yapıldı. Talî kısımlara ibtidâ-i hâriç ve ibtidâ-i dâhil, âlî kısma sahn, Medresetü'l-mütehassısîn'e Medrese-i Süleymâniyye ad­ları verilirken dört yıllık devreler üçe indirildi. Süleymaniye ise üç yıla çıkarılıp tefsir, hadis, fıkıh, kelâm-hikmet-edebiyat olmak üzere dört kısma ayrıldı.

Diyanet İslam Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net