Filozof.net

Huri Nedir, İslamda, Kuranda Huri Ayetleri, Hakkında Bilgi

Hurilerin dünya kadınlarından mı oluş­turulacağı yoksa ayrı bir tür olarak mı ya­ratılacağı hususu âlimler arasında tartı­şılmıştır. "Biz onları yepyeni bir yaratılış­la yarattık ve eşlerine düşkün yaşıt baki­reler kıldık (Vâkıa 56/35-37) meâlindeki âyetlerin tefsirinde Yahya b. Ziyâd el-Ferrâ, kız çocuklarının ve ihtiyar kadınla­rın yeni bir yaratılışla otuz üç yaş çağına getirileceğini kaydeder.Taberî de hadislere dayanarak âyetlerde sözü edilen "yeni yaratılışın dünya kadınlarına has olduğunu ileri sü­rer. Hasan-ı Basrî'ye ve onun fikirlerini benim­seyen âlimlere göre de huriler dünya ka­dınlarından oluşacaktır. Çünkü mümin erkekler gibi mümin kadınlar da cennet­teki nimetlerden yararlanma hakkına sa­hiptirler. Diğer âlimler ise yeniden yaratı­lacak dünya kadınlarıyla birlikte ayrı bir tür olarak hurilerin de bulunacağını ileri sürmüştür. Halîmî, eğer cennette ayrı bir tür olarak huriler bulunacaksa bunların dünyadaki cariyeler gibi diğer hanımlar­dan daha aşağı bir statüde bulunacakları­nı belirtir. Kur'ân-ı Kerîm'de cennet hayatının ve oradaki hurilerin tasvirine en çok yer veren Rah­man ve Vakıa sûrelerinde, bilhassa ikin­cisinde yer alan âyetler (56/22-23, 35-37), hurilerin dünya kadınlarından oluş­turulacağı kanaatini veren bir üslûp taşı­maktadır. Çünkü bu âyetlerde cennet ka­dınlarının "yeniden inşa edileceği", onla­rın "bakire ve yaştaş kılınacağı" İfade edil­mektedir. Dünyada çocukken ölen kızlar­la, evlenen veya evlenmeyen genç ve yaş­lı mümin kadınlar da cennete girecektir. Söz konusu âyetlerde bildirildiğine göre cennetteki bütün kadınlar bakire olacak ve belli bir yaşta (etrâb; bu nitelik üç âyet­te tekrar edilmektedir, Sâd 38/52; Vâ­kıa 56/37; Nebe' 78/33) bulunacaktır. İlgili hadiste bu yaş otuz ile otuz üç arası şeklinde gösterildiğine göre küçükler bü­yütülecek, büyükler de bu yaşa indirile­cektir. Bu özellik ve niteliklerin başka bir varlık türü olarak yaratılacak hurilere nisbet edilmesi uygun görünmemektedir. Nitekim söz konusu âyetlerin tefsirinde yer alan hadis rivayetleri de bu hususu desteklemektedir. Bununla bir­likte kıyamet gününde insanların en ön­de bulunanlar, müminler ve kâfirler şek­linde üç gruba ayrılacağını ifade eden âyetler (Vâkıa 56/7-40) birinci grubun eşleri olarak "hûr-i în"den, ikincisi için ye­niden inşa edilecek kadınlardan söz et­mektedir. Âyetlerin bu kompozisyonu, cennet kadınlarının iki ayrı türden oluşa­cağını söyleyen âlimler için dolaylı da ol­sa bir delil sayılabilir. Cennet kadınların­dan bahseden diğer âyetlerde böyle bir gruplandırma bulunmayıp nimetlerin müttakiler (Sâd 38/49; Duhân 44/51; Tûr 52/17; Nebe' 78/31) rabbinin huzurunda hesap vermekten korkanlar (Rahmân 55/46) ve Allah'ın hâlis kulları (Sâffât 37/40) için hazırlandığı beyan edilmektedir.

Kur'ân-ı Kerîm'de, cennet hayatının dünyadaki insani duygular paralelinde ku­rulacağına ve aile mutluluğunun orada da süreceğine işaret ederek mümin olan aile fertlerinin cennette birlikte buluna­caklarını haber veren âyetlerde (Ra'd 13/23; Yâsîn 36/56; Gâfir40/8; Zuhruf 43/70) dünyadaki mümin eşlerin cennet­te de beraber olacakları özellikle vurgu­lanır. Buna göre yeni bir fizyolojik ve psi­kolojik yapıyla yaratılacak cennet kadın­larının veya hurilerin tercihen kişilerin kendi eşlerinden oluşacağını söylemek mümkündür.

Daha çokTirmizî'nin es-Sünen'inde ol­mak üzere Kütüb-i Sitte ile diğer hadis mecmualarında âhiret hallerinden ve cennet nimetlerinden bahsedilirken huri konusunda da çoğu Resûlullah'a varma­yan çeşitli rivayetlere yer verilir. Ebû Nu-aym ei-İsfahânî'nin Şıfatü'l-cenne's Beyhakî'nin el-Bcfş ve'n-nüşûr'u. Kurtubî'nin et-Tezkire, İbn Kayyim'in Hû-di'1-ervâh't ve İbn Kesîr'in en-İVjfrâye'si gibi eserlerde huriye dair rivayetler bir araya getirilmiş olup huri konusu, âhiret hayatının gerçeklerinden biri olarak gös­terilirken dünyadaki ferdî ve içtimaî ha­yat çerçevesinde kişilerin erdemli olmala­rını, dünyevî istek ve faaliyetlerinde meş­ru sınırları aşmamalarını ve İslâmî ölçü­lerde medenî (muttaki) davranmalarını sağlayıcı pedagojik bir faktör olarak da kullanılmaktadır. Yeme içme, mesken edinme ve cinsî tatmin dünyada çok önem verilen hususlar arasında yer alır. Ancak bu İhtiyaçları gönlünce giderebilen insan sayısı pek azdır. Cinsî tatmin, söz konusu ihtiyaçlar içinde en zor gerçekleş­tirilebileni olup paylaşılması da mümkün değildir. Bu sebeple insanoğlunun ger­çek varlığının ölümle son bulmadığını, asıl hayatın âhirette ebediyete kadar devam edeceğini haber veren İslâm dini (Ankebût 29/64) genellikle fâni âlemde yete­rince ulaşılamadığı düşünülen ve daha güzeli arzulanan hazların, bu arada cinsel zevklerin iyiler için ebedî hayatta ideal bir şekilde gerçekleşeceğini vurgulamış­tır. Naslarda yer alan cennet tasvirlerinin ve bilhassa hurilerle ilgili açıklamaların genellikle takva kavramıyla özetlenen di­nî ve ahlâkî yaşayışa özendirici pedagojik bir amaç taşıdığı unutulmamalıdır. Me­selâ cihada katılmanın faziletini anlatan, "Sizden birinizin savaş atını harekete ge­çirmek için kullanacağı kamçının cennet­te işgal edeceği yer dünyadan ve dünya üstündeki her şeyden değerlidir" hadisiyle, "Cennet hal­kından bir kadın yeryüzünde görünecek olsa her tarafı aydınlatır ve güzel kokuyla doldurur. Cennet kadınının baş örtüsü bile dünyadan ve oradaki her şeyden daha de­ğerlidir mealindeki ha­dislerin özendirme amacı taşıdığı açıktır.

Cennet hurilerinin safrandan (za'feran) yaratıldığı konusunda nakledilen rivayet­lerin hiçbiri güvenilir sayılmamış ve bu hususta Resûlullah'ın bir beyanının bu­lunmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak Buhâ­rî, Müslim ve diğer bazı muhaddislerin rivayet ettiği bir hadiste hurilerin tenle­rinin son derece narin ve berrak olduğu bildirilmektedir.

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile