Matem. Eski Arapça'da matem (me'tem) keli­mesi, "sevince veya kedere yol açan bir olay dolayısıyla bir araya gelmiş erkek ve­ya kadınlar topluluğu" anlamına gelmek­te iken zamanla ölenin ardından hissedi­len derin üzüntüyü, özellikle ağlayıp sızla­mayı ifade etmeye başlamıştır. Ayrıca eski Araplar'in matem dolayısıyla ortaya koydukları söz ve davranış şekillen için niyâha-nevha feryat ederek, çığlıklar kopararak ölüye ağlama, nednüdbe ölenin iyiliklerini sa­yıp dökerek ağlama], risâ- mersiye, na'y ölüm haberini yayma gibi kelimeler kul­lanılmıştır.

Matem büyük felâketlerden, özellikle sevilen bir kimsenin kaybedilmesinden duyulan derin üzüntüyü ve tutulan yası ifade eder. Karşılaşılan felâketin, yitirilen şeyin ferdî veya umumi olmasına göre do­ğurduğu acı ve üzüntü, dolayısıyla tutu­lan yas da ferdî veya umumi bir karakter taşır. Matemin şiddeti kaybedilen şeye verilen öneme, ona karşı duyulan sevgiye göre değişir. Matem, süresi ve uygulan­ma biçimi bakımından kültürden kültüre değişiklik göstermekle beraber üzüntüyü ifadede herkes için aynı olan belirli dav­ranış biçimleri söz konusudur. Eğlence sayılabilecek etkinliklerden kaçınmak, ağlamak ve yas tutmak, oturup kalmak, sessizliğe bürünmek, elbiselerini yırtmak, siyah elbiseler giymek, yüzünü örtmek. saçlarını kesmek veya saçını sakalını uzat­mak, yemekten içmekten kesilmek ma­temi belirten başlıca hareket şekilleridir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net