Filozof.net

Muharrem ayı Nedir, Önemi, Özellikleri, Orucu, Hakkında Bilgi

Hz. Hüseyin ile aile fertlerinin 10 Mu­harrem 61'de 10 Ekim 680 Kerbelâ'da şehid edilmesi üzerine muharrem ayı baş­ka bir anlam kazanmış, Şîa için bu tarih Hz. Hüseyin'in intikamını alma ahdinin ta­zelendiği bir matem günü olmuştur. Özel­likle İran'da 10 Muharrem'de "taziye" adı verilen törenlerin düzenlenmesi, yas me­rasimlerinde ağıtların söylenmesi ve maktel-i Hüseyin türü eserlerin okunması ge­lenek halini almıştır. Muharrem ayındaki matem âyinlerinin en meşhuru âyîn-i sükvârîdir. Şiîlik'te büyük önem taşıyan bu âyin Büveyhîler döneminde resmî bir hüvi­yet kazanmıştır. Muizzüddevle, 352 (963) yılında muharrem ayının ilk on gününü Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'daki şehâdeti için matem zamanı olarak ilân etmiş, Şüler'in bu günlerde toplu olarak ağlayıp yas tut­ma, zincirlerle kendilerini dövme şeklin­deki matem törenleri bugüne kadar de­vam etmiştir.

Anadolu'daki Alevî-Bektaşî geleneğin­de de muharrem ayının özel bir yeri var­dır. Bazı peygamberlerin kurtuluş günleriyle dördüncü imam Zeynelâbidîn'in kur­tuluşu için tutulacak oruçlar ve Kerbe­lâ'da Hz. Hüseyin ile diğer şehidlerin ya­sının tutulması amacıyla yapılacak faali­yetler bir erkânla düzenlenmiştir. Bu ayın ilk on veya on iki gününde oruç tutulma­sı gerekir. Bu günlerde tıraş olunmaması, çamaşır değiştirilmemesi ve yıkanılma-ması, cinsel ilişkide bulunulmaması, eğlen­ceden uzak durulması, ağıtlar, mersiyeler ve nefesler okunması gibi uygulamalar yay­gındır. Bazı yerlerde su içilmemesi şeklin­deki su orucu âdetine de rastlanmakta­dır. Ayrıca Fuzûlî'nin Hadîkatü's-suadâ adlı eserinin okunması yaygın bir gelenek­tir.

Hz. Ömer'in halifeliği devrinde 17 (638) yılında Resûl-i Ekrem'in Mekke'den Me­dine'ye hicretinin resmî takvim başlangıcı olarak kabul edilmesiyle muharrem hicrî yılın ilk ayı olarak belirlenmiştir. Arap hü­kümdarları yeni yılın ilk gününe saygı gös­terir ve tebrikleri kabul etmek üzere tö­renler düzenlerlerdi. Osmanlılar dönemin­de de muharrem ayında devlet erkânı pa­dişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahtan "muharremiyye" de­nilen hediyeleri alırlar, kendileri de maiyetlerindeki kişilere muharremiyye verirlerdi. Ayrıca şairler tarafından yeni yıla ait manzumeler yazılırdı. Muharrem ayında bilhassa tekke ve camilerde okunan Kerbelâ Vak'ası'na dair ilâhiler "muharremiy­ye" olarak adlandırılmıştır. Günümüzde Mısır, Tunus, Cezayir ve Fas gibi ülkelerde bu ayda çeşitli kutlama törenleri düzen­lenmektedir.

TDV İslâm Ansiklopedisi