Filozof.net

Mukabele Bilmisil Nedir, Ne Demek, Hakkında Bilgi

Barış zamanında silâhlı mukabele bi'l-misl misilleme (retorsion) uygulamasıyla karıştırılır. Misilleme, gerek uygulamanın tabiatı gerekse hukuk kuralına aykırılık açısından bundan tamamen farklı olup silâhlı kuvvet kullanmaya ve dolayısıyla hu­kuka aykırılığa dayanmaz. Bir devlet, devlet­ler hukukuna aykırı olmamakla birlikte baş­ka bir devletin menfaatlerini ihlâl eden bazı uygulamalarda bulunur ve menfaati ihlâl edilen devlet de bir tür kısas olarak onun menfaatine aynı şekilde dokunmak suretiyle karşılık verirse misilleme söz ko­nusu olur. Misilleme sa­vaşa varmayan zorlama türlerinden biri olup bir devletin kendisine karşı bir başka devletçe yapılan adaletsiz, dostluğa uy­mayan, fakat milletlerarası hukukça ya­saklanmamış bir eyleme aynı biçimde karşılık vermesidir. Mukabele bi'l-misl bir hak­kın ihlâli sebebiyle başvurulan muamele olup yine bir hakkın ihlâli amacını güder­ken bir devletin kendisine karşı yapılan muameleye aynıyla mukabelede bulun­ması olan misilleme ise ilk harekete ge­çen devlete karşı yaptığı muamelenin âdil­ce olmadığını duyurmak ve bu hareketin­den vazgeçirmek amacını taşır. Böylece devletler hukuku ilminde mi­silleme, anlaşmazlıkları çözmenin ve hu­kuk kuralını ihlâl etmeden zararı gider­menin bir yolu olarak görülüp Birleşmiş Milletler Antlaşması'na aykırı sayılmamış­tır.

Karşılıklılık (reciprocity), devletler huku­ku örfünün bir kuralı olup bir devletin baş­ka bir devlet tarafından kendi vatandaş­larına, diplomatik temsilcilerine veya tüc­carlarına karşı baş vurulan uygulamanın aynısını yapmasını ifade eder. Bu örf dev­letlerin eşitliğine ve devletlerarası müca-melenin gereklerine dayanır ve devletle­rarası ilişkileri ihlâle herhangi bir sorum­luluğun terettüp etmediği alanlarda uy­gulanır. Milletlerarası hukukta temel haklar dışın­da yabancılara tanınan haklar ve bazı ko­laylıklar karşılıklılık şartına bağlanmıştır. Bu kuralın yerine getirilmesini sağlamak için de kendi vatandaşlarına o hakları ta­nımayan devletin vatandaşlarına aynı hak­lar tanınmaz, yahut bir devletin kendi va­tandaşlarına yaptığı farklı ve ağır muame­leye aynı şekilde karşılık verilir. Karşılıklılık, yabancılara haklar ve­rilmesi konusunda devletlerin uyguladığı sistemlerden biri olup antlaşmaya dayan­ması halinde siyasî veya ahdî karşılıklılık, bir devletin mevzuatında veya fiilen ken­di vatandaşlarına tanıdığı haklan o devle­tin vatandaşlarına tanımaya da kanunî ve­ya fiilî karşılıklılık denir. Misilleme ile Kar­şılıklılık birbirine benzerse de aralarında fark vardır. Misillemede yapılan misilleme­nin aynı nitelik ve ağırlıkta olması aran­maz; karşılıklılıkta ise işlem konusu ne ise kısıtlama da sadece o konuda yapılır. Bu­nunla birlikte misillemede duruma uygun­luk bulunması aranır.

TDV İslâm Ansiklopedisi