Barış zamanında silâhlı mukabele bi'l-misl misilleme (retorsion) uygulamasıyla karıştırılır. Misilleme, gerek uygulamanın tabiatı gerekse hukuk kuralına aykırılık açısından bundan tamamen farklı olup silâhlı kuvvet kullanmaya ve dolayısıyla hu­kuka aykırılığa dayanmaz. Bir devlet, devlet­ler hukukuna aykırı olmamakla birlikte baş­ka bir devletin menfaatlerini ihlâl eden bazı uygulamalarda bulunur ve menfaati ihlâl edilen devlet de bir tür kısas olarak onun menfaatine aynı şekilde dokunmak suretiyle karşılık verirse misilleme söz ko­nusu olur. Misilleme sa­vaşa varmayan zorlama türlerinden biri olup bir devletin kendisine karşı bir başka devletçe yapılan adaletsiz, dostluğa uy­mayan, fakat milletlerarası hukukça ya­saklanmamış bir eyleme aynı biçimde karşılık vermesidir. Mukabele bi'l-misl bir hak­kın ihlâli sebebiyle başvurulan muamele olup yine bir hakkın ihlâli amacını güder­ken bir devletin kendisine karşı yapılan muameleye aynıyla mukabelede bulun­ması olan misilleme ise ilk harekete ge­çen devlete karşı yaptığı muamelenin âdil­ce olmadığını duyurmak ve bu hareketin­den vazgeçirmek amacını taşır. Böylece devletler hukuku ilminde mi­silleme, anlaşmazlıkları çözmenin ve hu­kuk kuralını ihlâl etmeden zararı gider­menin bir yolu olarak görülüp Birleşmiş Milletler Antlaşması'na aykırı sayılmamış­tır.

Karşılıklılık (reciprocity), devletler huku­ku örfünün bir kuralı olup bir devletin baş­ka bir devlet tarafından kendi vatandaş­larına, diplomatik temsilcilerine veya tüc­carlarına karşı baş vurulan uygulamanın aynısını yapmasını ifade eder. Bu örf dev­letlerin eşitliğine ve devletlerarası müca-melenin gereklerine dayanır ve devletle­rarası ilişkileri ihlâle herhangi bir sorum­luluğun terettüp etmediği alanlarda uy­gulanır. Milletlerarası hukukta temel haklar dışın­da yabancılara tanınan haklar ve bazı ko­laylıklar karşılıklılık şartına bağlanmıştır. Bu kuralın yerine getirilmesini sağlamak için de kendi vatandaşlarına o hakları ta­nımayan devletin vatandaşlarına aynı hak­lar tanınmaz, yahut bir devletin kendi va­tandaşlarına yaptığı farklı ve ağır muame­leye aynı şekilde karşılık verilir. Karşılıklılık, yabancılara haklar ve­rilmesi konusunda devletlerin uyguladığı sistemlerden biri olup antlaşmaya dayan­ması halinde siyasî veya ahdî karşılıklılık, bir devletin mevzuatında veya fiilen ken­di vatandaşlarına tanıdığı haklan o devle­tin vatandaşlarına tanımaya da kanunî ve­ya fiilî karşılıklılık denir. Misilleme ile Kar­şılıklılık birbirine benzerse de aralarında fark vardır. Misillemede yapılan misilleme­nin aynı nitelik ve ağırlıkta olması aran­maz; karşılıklılıkta ise işlem konusu ne ise kısıtlama da sadece o konuda yapılır. Bu­nunla birlikte misillemede duruma uygun­luk bulunması aranır.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Güvenlik kodu
Yenile

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net