Filozof.net

Anasayfa

Fransız İhtilali Sonuçları, Nedenleri (Dünya Siyasi Tarih)

Fransız İhtilali

 

Fransa’da 1789 yılında halk ve burjuva denilen orta tabakanın kral’a, asillere ve ruhbanlara karşı ayaklanmasıyla başlayan, dünya ölçüsünde siyasi ve sosyal sonuçlar doğuran hareketin adı. Dünya tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil eden 1789 Fransız ihtilâli, yeni çağın kapanıp yakın çağın başlamasını sağlayan büyük bir olaydır.

Fransız Devrimi veya Fransız İhtilâli (1789-1799), Fransa'daki mutlak monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulması ve Roma Katolik Kilisesi'nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Avrupa ve Batı dünyası tarihinde bir dönüm noktasıdır. Fakat tüm dünya tarihi için de bir dönüm noktasıdır çünkü uzun zamandır gelişen burjuvazi bu devrimle iktidarı mutlak bir biçimde ele geçirmiştir. Daha önceki Hollanda ve İngiltere burjuva devrimleri burjuvaziye birtakım kazanımlar sağlasa da bu sınıfın toplumda koşulsuz bir egemenlik kurmasına olanak vermemişti. Milliyetçilik akımını başlatan en büyük etkendir.

Milleti sınıflara ayrılarak üstün sınıflardan asıl ve ruhbanların: burjuva ve köylülerin kazançlarının büyük kısmını elinden aldığı bir ekonomik düzenin yaşanmasıdır. Ayrıca kiliselerin ve din adamlarının mal edinmelerinin doruk seviyeye çıkması, ahiret işlerinde kendi dünyalık kazançlarını öne almalarını: kendilerine inananlarda aşırı düşmanlık doğuyordu. Buna dayalı olarak, Avrupa’da yayılma istidadı gösteren dinsizlik, fikirleri, bu gayri memnun insanlar arasında: kendine uygun zemin bulmuş oluyordu.

Fikir hürriyeti savunuculuğu ile Voltare gibi dinsizler çeşitli aksaklıkları bahane ederek, Hıristiyanlığa hatta ileri giderek İslamiyet şiddetle saldırıyorlar, yazılarında dine inanmadığını açıkça bildiriyorlar, hatta öldüğünde cenazesinde dini merasim yapılmamasını vasiyet ediyorlardı. Beri taraftan Jeon Jacgues Rausseau sonradan kominizme dönüşecek fikirleri düzeninde eşitliği savunuyor, bu eşitliği sağlamak için kişi hürriyetlerinde her türlü kısıtlamanın mübah olacağını söylüyordu.

İslamiyetin gelişmesinin, yayılmasının reaksiyonu olarak; başta papalar olmak üzere kral ve derebeyleri; zedelenen menfaatlerini kurtarmak için Haçlı seferleri tertipleyerek, bir milyondan ziyade dadaşlarının ölümüne sebep oldular. Bu kinleri 1453 de İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet Han tarafından fethi ile doruk noktaya ulaştı. Avrupa’da Hrıstiyan ahali asker olarak doğuya yaptıkları seferde Müslümanları ve idarecilerini yakından tanıdılar. Halkın hükümdarın elinde bir esir olmadığını, halkın devlete, devletinde halka karşı görev ve sorumlulukları olduğunu anladılar. Hele ayrı dinlerden olanlara da tanınan; ibadet, sanat ve ticaret serbestlikleri Hrıstiyan halk arasında sevgi ve dostluk fikirlerini yerleştirdi. Artık papa ve krallar haçlı ordusu toplayamıyorlar, donanmalar kuramıyorlardı. Fransız İhtilalinin evvelinde 1700’lü yıllarda Avrupa’da halk yoksul, güçsüz, krallar, kiliseler zengin ve güçlü idi. Bu dengesizlik 1789 daki ihtilalle patlama noktasına geldi.
Fransız ihtilali bir vergi meselesinden dolayı patlak vermişse de, aslında bu, ihtilalin patlaması için bir kıvılcım olmuştur. Maliye bakanları o güne kadar mali durumu düzeltememişler, vergi meselesini de halledememişlerdir.
Kral vergi meselesini halletmek için 1914’ten beri toplanmayan Etajenero denilen ruhban, asiller ve burjuvalılar sınıfı temsilcilerinden ibaret bulunan millet meclisini toplantıya çağırdı. 5 Mayıs 1789 ‘da toplanan bu mecliste ekseriyeti elde eden ahali sınıfı temsilcileri, 17 Mayıs 1789 kendileri Milli Meclis ilan ettiler.

Kralın meclisi dağıtma isteği üzerine galeyana gelen halk Paris’te isyan etti. 14.7.1789’da siyasi mahkumların bulunduğu Bastil Kale’sini ele geçirerek mahkumları serbest bıraktılar. Fransa’daki bütün manastırlar ve şatolar yakılıp yıkıldı. Kral bir anda bütün yetkilerini kaybetti. Asiller ülkeden kaçmaya başladılar. Seine Nehri’nde 300 papaz bindirdikleri sandallarla beraber sulara gömüldü. Karışıklıkları önlemek için meclis 4-5 Ağustos gecesi derebeylik sistemini kaldırdı. Herkesten eşit vergi alınmasını ve her vatandaşa bütün memuriyet ve rütbelerin eşit olarak açık bulunmasını kabul etti. Meclis 28 Ağustos’da bütün vatandaşların hukukça eşit olduklarını bildiren insan hakları beyannamesini yayınladı.

Bütün bu yenilik hareket yanında II. Mahmut döneminde bir çok siyaset felaket meydana gelmiştir. Fransız Devriminin getirdiği ulusculuk ilkeleri Osmanlı ülkesini de etkiler. Osmanlı İmparatorluğunda ilk kez görülen Sırp ayaklanmasından sonra Yunan ayaklanmaları ortaya çıkar. Avrupa devletlerinin kendilerinin çıkarları bu olaylara açıkça müdahale etmeleri ve devleti zor duruma düşürmeleri Rusya’nın emperyalist ve geleneksel siyasetine uygun olarak savaş açması Osmanlı devletinin dağılmasının başlangıcı oldu. Bu olayların sonucunda Sırbistan’a ayrıcalıklar verildi. Daha sonra Mora’da bağımsız bir Yunan devleti kurulur. Rusya Bükreş antlaşması ile Besenabya’yı, Edirne antlaşması ile Doğu Karadeniz sahillerinde Poti ve Anapa’yı alır; Eflak ve Bodan muhtariyetini sağlar. Fransa Cezayir’i zapteder. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa Fransa’nın kışkırtmaları ile iki kez arka arkaya ayaklanır. Büyük devletlerin çabalarıyla Mısır’ın yönetimi bazı koşullarla Mehmet Ali Paşa’ya bırakılır. Önce gayrimüslim topluluklar arasında başlamış olan imparatorluktan kopma eğilimleri II. Mahmut’un son saltanat yıllarında Türk olmayan Müslüman toplulukları arasında da görülür. Araplar ve Arnavutlar arasında da yavaş yavaş kıpırdanmalar başlar.

Pek çok konuda yeniliklerin yapıldığı II. Mahmut döneminde imparatorluk artık temelden sarsılmıştır. Türklerin eski görkemli dönemlerinde başardıkları , çeşitli din ve ırktan ulusları kaynaştırmaya ve aralarında çıkar birliği kurma olanakları artık kalmamıştır. Türk ve Hristiyan bölünmüş ve birbirlerine karşı düşman hale getirilmiştir. Araplar Müslüman oldukları halde, mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ayaklanmasından sonra, Türk gücünün artık kendilerini koruyamayacaklarına inanmaya başlamışlardır. Osmanlı Devletini oluşturan toplum bağları iyice sarsılmıştır. İmparatorluğun bütünlüğünü oluşturan nüfus bölünmüş ve birbirlerine düşman edilmişlerdir. II. Mahmut’un bunları ortak bir amaca doğru birleştirip yürütmek için giriştiği bütün girişimler başarısız kalır. Özellikle Osmanlı toprakları dış güçlerin başlattığı çıkar çatışmalarının en yoğun olduğu bu dönemde her iyi niyetli girişim adeta başarısızlığa mahkum olur. II. Mahmut dönemi ıslahat tarihi açısından önemli adımların atılması yanında, imparatorluktan ilk kopmaların başlamasıyla da önemli bir dönüm noktası olmuştur. Mehmet Ali Paşa ayaklanması ise Osmanlı toplumunun genelde dağılma dönemine girdiğinin en önemli belirtisi olduğu kadar devletin güçsüzlüğünü de ortaya çıkarmıştır. Toplumda devlete olan güvende sarsılmıştır.

Fransız İhtilali (1789)
Fransız İhtilâli'nin ortaya çıkmasında, Fransa'nın dışındaki ve içindeki gelişmelerin etkisi olmuştur.
Siyasal Nedenler
Fransa, 16. yüzyıldan beri, katı bir mutlakıyetle yönetiliyordu. Kral, Tanrı'dan başka kimseye hesap vermek zorunda değildi. Adaletsiz ve güç kullanılarak toplanan vergiler, kralın zevk ve eğlencesine ayrılıyordu. 18. yüzyıl sonlarında halk, bu duruma isyan etmiştir.
Sosyal Nedenler
Fransa'da halk, birbirine eşit olmayan, ayrı hak ve imtiyazlara sahip soylular, rahipler, burjuvalar ve köylüler olmak üzere sınıflara ayrılmıştı. Toplumda eşitliğin olmaması, soyluların ve rahiplerin geniş imtiyazlara sahip olması, zenginleşerek devlete vergi ödeyen burjuvaların siyasal haklar istemesi, hiçbir hakkı olmayan ve en ağır işlerde çalışan köylülerin burjuva sınıfını desteklemeleri, Fransız İhtilâli'nin çıkmasında etkili olmuştur.
Fransız Aydınlarının Etkisi
18. yüzyılda Fransa'da birçok aydın yetişti. Aydınlar, Fransız İhtilâli'nin fikir yapısını hazırladılar. Monteskiyö (İran Mektupları ve Kanunların Ruhu Üzerine), Volter, Dalamber, Didero ve Jan Jak Russo (Sosyal Mukavele), yazdıkları eserlerde Fransa'nın rejimini eleştirdiler, yeni çözüm yolları ileri sürdüler. Aydınların bu çalışmaları, Fransa'da halkın krallık rejimine karşı kışkırtılmasını ve ihtilalin hazırlanmasını sağlamıştır.

Dış Nedenler

1215'ten beri İngiltere'de halkın istekleri, kral tarafından dikkate alınıyordu. 17. yüzyıldan itibaren de İngiltere'de Meşruti Krallık kesin olarak yerleşmişti. Böylece kral, anayasada belirlenen yetkilerin dışına çıkamıyor ve halkın temsilcilerinden oluşan bir meclis, ülke yönetimine katılıyordu. Ayrıca Amerika'da yayınlanan İnsan Hakları Bildirisi, Fransızları derinden etkilemiştir. Fransızlar, İngiltere ve Amerika'daki hakların kendilerine de tanınmasını istemişler, bu da Fransız İhtilâli'nin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

Ekonomik Sebepler

Fransız İhtilâli'nin en önemli ve yakın nedeni, ekonomik durumun bozulmasıdır. Bunun başlıca nedeni, Fransa'nın özellikle 18. yüzyılda katıldığı savaşlar ve devletin gereksiz harcamalarıydı. Bu nedenle vergiler ağırlaştırılmış, halk geçim sıkıntısı çekmeye başlamıştır. Maliyeyi düzeltmek amacıyla alınan tedbirler sonuç vermeyince Fransa Kralı 16. Lui, Fransa'nın bir çeşit milli meclisi olan Etejenero'yu toplantıya çağırarak gerekli tedbirlerin alınmasını istedi (1789).
Bu toplantıda soylular ve rahipler ile halkın temsilcileri arasında anlaşmazlık çıkınca, halkın temsilcileri Etejenero'yu, Milli Meclis ilan ettiler. Milli Meclis, kendi onayları olmadan vergi toplanmaması kararı aldı. Kral, bu kararı kabul etmediği gibi kuvvet kullanarak Milli Meclis'i dağıtmak istedi. Bu gelişme karşısında halkın temsilcileri, anayasa hazırlamadan dağılmamaya karar verdiler.
Milli Meclis, anayasa hazırlıklarına başladıktan sonra kendisini "Kurucu Meclis"ilan etti. Kral, yabancı askerlerle Meclis'i dağıtmak isteyince, ayaklanan halk, Bastil Hapishanesi'ni basarak siyasi tutukluları serbest bıraktı (14 Temmuz 1789). Böylece bütün dünyayı derinden etkileyecek sonuçları ortaya çıkaran Fransız ihtilali başlamış oldu.

İhtilâlin Sonuçları

*Yıkılmaz diye düşünülen mutlak krallıkların yıkılabileceği ortaya çıktı.
*Demokrasi, Kıta Avrupası'nda da gelişmeye başladı ve Batı medeniyetinin
vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi.
*Egemenliğin halka ait olduğu kabul edildi.
*Milliyetçilik ilkesi, siyasi bir karakter kazanarak, çok uluslu devletlerin
parçalanmasında etkili oldu.
*Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.
*Şahsi güçlere, zekâya ve girişim yeteneğine ortam hazırladı.
*Fransız İhtilâli, sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeniçağ'ın sonu, Yakınçağ'ın başlangıcı kabul edildi.
*Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
*İnsan Hakları Bildirisi, Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye
*dönüştürüldü.
*Fransız İhtilâli'nin yaydığı fikirlere karşı İhtilâl Savaşları (1792-1815) başladı.
Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan bu savaşlara İngiltere ve Rusya'da katıldılar. Savaşlar Napolyon'un yenilgisiyle sonuçlandı. Viyana Kongresi ile Avrupa'nın siyasi durumu yeniden düzenlenmiştir (1815).

Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri