Nazizm

Nasyonal Sosyalizm, kısa adıyla Nazizm, 1920’lerde gelişen ve iktidar olan Italyan Faşizmi ile eşzamanlı olarak Almanya’da ortaya çıkmıştır. Prusya militarizmi ve Protestanlık’ın kurucusu Martin Luther tarafından en aşın biçimde dile getirilen Yahudi düşmanlığı gibi Alman halkının yabancısı olmadığı imgelere başvurarak destek bulmuştur. Nasyonal Sosyalist ideolojide en yüksek değer ırktır, insanlar ve ırklar eşit değildir. Büyük bir uygarlık ancak uygarlık kurma yeteneğine sahip üstün bir ırk tarafından kurulabilir.

I. Dünya Savaşı’nıngetirdiği olağanüstü büyük toplumsal altüst oluşlara, savaşta yenik düşmenin yol açtığı maddi baskılar ve manevi eziklikler de eklenince, Almanya ’da kendiliğinden gelişen toplumsal tepkiler ve kitle hareketliliği artmıştı. Naziler kitlelere iş, ekmek, adaletli gelir dağılımı, güçlü ve büyük bir Almanya vaad ederken, onların içinde bulunduğu koşulların sorumluluğunu da Yahudiler’e, sosyal demokratlara, komünistlere ve diğer ülkelerin halklarına yükleyerek iç ve dış düşmanlara”a karşı “milli birlik ve beraberliğin” ırkçı bir biçimde bayraktarlığını yapıyorlardı.

Hitler belirsizliğin kitlelerde terkedilmişlik ve çaresizlik duygulan uyandıracağına inandığından Nazi Partisi’nin programını olabildiğince yalın ve değişmez 25 madde içine toplamıştı. Partinin hemen hemen her şeye karşı çıkan ideolojisi küçük esnaf, zanaatkar, çiftçi ve memurların oluşturduğu Alman orta sınıfına çekici geliyordu. Savaş sonrası yıkım ve enflasyon ortamında mal varlıklannı yitirme tehdidi altında bulunan bu sınıf, savaşta yenik düşen imparatora, ateşkes antlaşmasını imzalayan Sosyal Demokratlar’a, üretim araçlannm özel mülkiyetine karşı çıkan Mandstler’e, büyük sermayeyi denetleyen Yahudiler’e ve kendisini yutan düzeni simgeleyen kiliseye düşmandı. Yahudi düşmanlığı ona sınıfın kızgınlıklannın ve doyumsuzluğunun yöneltilebileceği kolay bir hedef oluşturuyor, “güçlü Alman ırkı”nın bireyleri olmak, ezilmişlik duygulan içindeki bu sınıfa güvence veriyordu. Sosyalist sözcüğü partinin adına partiyi işçiler için çekici kılmak üzere eklenmişti.

Öte yandan, 1870 sonrasında hızla gelişen ve 20.yy başında Ingiltere’nin en büyük rakibi durumuna gelen Alman sanayisi I. Dünya Savaşı’nda dış pazarlannı yitirmiş, ağır savaş tazminatlrı ödeme yükümlülüğü altına girmiş ve yeni yatmmlar için ABD kredilerine muhtaç duruma gelmişti. 1920’ler boyunca yalnızca büyük sanayicilerden Thysen tarafından maddi olarak desteklenen Nazi Partisi’ni 1929 Dünya Bunalımı’nı izleyen derin iktisadi ve toplumsal bunalım yıllarında öbür ağır sanayiciler ve büyük toprak sahipleri de açıkça desteklemeye başladı. Nazizm bu kesimlerin kendi sorunları için çözüm olarak gördüğü ve tercih ettiği bir iktidar biçimi olarak ortaya çıktı.

Nazi Partisi’nin iktidar olduğu 1933 'ten II. Dünya Savaşı’na değin, Naziler Almanya’nın hemen hemen tüm kaynaklannı savaş sanayiine yönelttiler. 1933-1938 arasında ağır sanayi üretimi % 162 oranında artarken, tüketim mallan üretimi yalnızca % 36 oranında arttı. Gerçek ücretler düşürüldü, gelir ve kaynak dağılımında ağır sanayicilerin ve bankacılann payı önemli ölçüde yükseldi.

Naziler, önce siyasal demagoji ve görkemli törenlerle kitlelerin desteğini kazanmış, iktidar olduktan sonra da Yahudiler ve siyasi muhalifleri üzerinde uyguladıklan baskı ve terörle, sonunda da savaş çıkartarak kitleleri sindirmiş ve yönetmişlerdir.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Yorum ekle veya Makaleye katkı yap

Uyarı!
Hakaret içeren yorumların yasal takip gereği ip adresleri sistem tarafından kayda alınmaktadır.


Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net