Mircea Eliade, "Bu kompleks fenomenin ilk tanımı ve belki de en tehlikeli olan şamanizm =" dini ecstasy'nin tekniği "olacaktır.  Şamanizm, şamanların insan dünyası arasındaki aracılar veya peygamberler olduğu kabul edilir. Şamanların ruhunu iyileştirerek hastalıkları / hastalıkları tedavi ettikleri söylenir. Ruh / ruhu etkileyen travmaları hafifletmek, bireyin fiziksel bedenini dengeye ve bütünlüğe geri yükler. Şaman, aynı zamanda toplumu etkileyen problemlere çözüm üretmek için doğaüstü alanlara veya boyutlara girer. Şamanlar, yanlış yönlendirilmiş ruhlara rehberlik etmek ve yabancı unsurların neden olduğu insan ruhunun hastalıklarını iyileştirmek için başka dünyaları / boyutları ziyaret edebilir. Şaman öncelikle manevi dünyada çalışır ve bu da insan dünyasını etkiler. Denge restorasyonu rahatsızlığın ortadan kaldırılmasına neden olur.

Şamanizmin başlangıçta Batılılarca çok tanrılı bir din olarak kabul edilmesi, Şamanizm hakkında yeterince bilgisi olmayan ilk Batılı gezginlerin Şamanizm hakkında Batı'ya aktardıkları yüzeysel bilgilerden kaynaklanmıştır.

Şamanizmin tanımında bilim insanları fikir birliğine varmış değildir. Bu hem şamanizmin içinde barındırdığı farklı yön ve ögelerden hem de Şamanizmin çok farklı coğrafyalarda, aynı temelde ama çok farklı şekillerde var olmasından kaynaklanmaktadır.

Büyük çoğunluğu eski Sovyet bilim insanları olan bir kesim (Mikaylovskiy, Haruzin, Potapov, Alekseev gibi) Şamanlığı Türklerin orijinal dini kabul ederken, aralarında Mircea Elide, Jean Paul Roux, V. Jochelson, V. Bogoras, Hikmet Tanyu, Osman Turan, İbrahim Kafesoğlu'nun da bulunduğu bilim insanı ve yazarlar ise şamanlığı bir din değil Kuzey Asya topluluklarının dini duygularını içeren ve öteki alem varlıklarına hükmeden bir tür kült olarak görmektedirler.