Hayreddin Paşa’nın II.Abdülhamid’e Sunduğu Reform Önerileri

Hukuk devletinin korunması, yönetim işlerinin günün koşullarına göre yürütülmesi için düşünülen önlemler aşağıdadır:

1.    Nazırlar (Bakanlar) halk arasında adaletin yaygınlaştırılmasında birer odaktırlar. Bu nedenle başarılarının beğenilmesi padişaha; icraatlarının sorumluluğu doğrudan kendilerine ait olmalıdır. Nazırların görev ve yetkilerini içeren ve Şurâ-yı Devlet’çe hazırlanıp Vükelâ Mecli-si’nde (Bakanlar Kurulu’nda) değişikliklere uğrayan yasa tasarısı derhal yürürlüğe sokulmalıdır.

2.    Yukarıda sözü edilen yasanın ilgili bölümlerinde yer alan ve daha sonra Dahiliye Nezareti (içişleri Bakanlığı) özel komisyonundan geçerek padişahın onayına sunulan Dahiliye Nezareti Teşkilâtı Kanunu da derhal yürürlüğe konulmalıdır.

3.    Valilerin ve mutasarrıfların, başkentteki dairelerle yazışmaları Babıâli’nin gözetim ve denetimi ile yapılmalıdır.

4.    Yabancı devletlerle sürdürülen diplomatik ve siyasal ilişkilerden Hariciye Nezareti (Dışişleri Bakanlığı) sorumludur. Dolayısıyla dış konuların tümünden, görüşme ve önerilerden kesinlikle haberli olması, çalışmalarını buna göre yürütmesi kaçınılmazdır. Elçiler ve özel görevli yabancılarla sözlü görüşmeler yapılacak olursa Hariciye Nezareti’nin zor durumda kalmaması için görüşmelerin tümü Divan-ı Hümayun tercümanlarınca hemen duyurulmalıdır.

5.    Kamu görevlileri, yetki ve sorumluluklarını, tüzük ve yönetmeliklere bağlı olarak yürütmeli-dirler. Kamu görevlileri, amiri dışında görevi ve yetkisi ne olursa olsun hiç kimseye sözlü ya da yazılı herhangi bir sunuşta bulunmamalıdırlar. Bu konudaki düzenleme, başkentte, kalem ve şube görevlilerinden daire başkanlanna ve nazırlara; taşrada, nahiye ve kazalardan vilayetlere; vilayetlerden de Dahiliye Nezareti’ne aşama aşama olmalıdır. Daire başkanları ve nazırlar da, ulaşan konular kendi yetkileri içindeyse kesin olur ya da karar bildirmeli; değilse Sadaret’e sunmalıdırlar. Sadaret, konuyu ya doğrudan ya da Vükelâ Meclisi’nde ele alarak sonuçlandırmak veya padişahtan görüş istemelidir. Kamu görevlilerinin, bir üst makamdan buyruk gelmedikçe yetki dışı bir iş yapmalarına izin verilmemelidir.

6.    Hiçbir kamu görevlisi, kendi görevinin dışına çıkarak başka görevlilerin işlerine müdahalede bulunmamalıdır.

7.    Geçmişteki savaşların gerek hâzineye gerekse halka büyük zararlar verdiği açıktır. Bunun giderilmesi, yeni kaynaklara ve denk bütçe uygulamalarına muhtaçtır. Bu konu son derece önemlidir. Bir an önce ele alınması gerekir. Devlet gelirlerinin artırılması ile giderlerde olabildiğince tasarruf gözetilmesi ise zamana muhtaçtır. Oysa Silahlı Kuvvetler’i oluşturan 300.000’i aşkın askerle Donanma ve Tophane’ nin giderleri için Maliye Nezareti hesaplamalarına göre 15.000.000 altın gerektirmektedir. Bu muazzam gider, tüm devlet gelirlerini, o mali yıl içinde bütünüyle tüketeceği gibi, öteki devlet kurumlannın da hiçbir iş yapamaz duruma gelmelerine neden olacak boyuttadır. Böyle bir şey ise düşünülemeyeceğinden uzun zamandan beri borçlanma yoluna gidilmiştir. Bu durum, borç veren bankerlerin güvenceli senetler ve kefiller istemelerine; bu kadar askerin silah altında tutulması ise ülkede tarım ve ticaretin sönmeye yüz tutmasına neden olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak da devlet gelirleri giderek azalmaktadır. Bu müşkülden sıyrılmak için öncelikle kesin ve açık bir politika benimsenmesi kaçınılmazdır.

Geçmişteki savaşların ve bunların bitiminde imzalanan antlaşmaların doğurduğu güçlüklerle zararları gidermenin biricik yolu, devletin bozulan işleyişini düzeltmeye, ülkenin yeniden servete ve mutluluğa kavuşmasına bağlıdır. Ancak bu kurtuluş yolunu çıkarlarına aykırı görenlerin her türlü engeli öne koymaları kuşkusuzdur. Bunları etkisiz kılmak ise her şeyden önce ele alınacak bir sorundur.

1    Temmuz 1879


Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi