Tıp

Abbasî halifeleri tbbın gelişme­sine önem verdiler; tıp fakülteleri ve hastahaneler açarak tabipleri teşvik ve himaye ettiler. Ayrıca hac mevsimlerin­de çok sayıda doktorun katıldığı tıp kongreleri düzenleyerek tıbbın ilerlemesine yardımcı oldular. Doktorlar bu kongrelerde araştırmalarının sonuçları­nı açıklar ve ilâç yapımında kullandıkla­rı bitkiler hakkında bilgi verirlerdi. Do­ğuda Bağdat, batıda Kurtuba iki önemli tıp merkeziydi. Halifeler hastahane kurma konusunda Süryânî doktorlar­dan çok faydalanmışlardır. Halife Mansür Bağdat'ta körler için bir hastahane, ihtiyarlar için bir darülaceze yaptırmış­tı. Hârûnürreşîd ise pratik tıp eğitimi için büyük bir hastahane inşa ettirdi ve buraya değerli tıbbî eserler temin etti. Bu hastana nede hastalar din farkı gözetilmeksizin tedavi edilir, kendileri­ne parasız ilâç ve yemek verilirdi. Bu devrin meşhur doktorları arasında İbn Bahtîşû', Yuhanna b. Mâseveyh, Huneyn b. İshak, İshak b. Huneyn. Sinan b. Sabit ve oğlu İbrahim, Hasan b. Zeyrek ve İbrahim b. İsa'yı sayabiliriz. Tıp ala­nında eser veren başlıca tabipler Ali b. Rabben et-Taberî, Ebû Bekir er-Râzî ve İbn Sînâ'dır. Bir mühtedî olan Ati b. Rabben et-Taberî. Halife Mütevekkil'in göz doktoru olup Firdevsü'l-hikme adlı meşhur eserin yazarıdır. Müslüman ta­biplerin en büyüğü sayılan Ebû Bekir er-Râzî. Kitâbü't-Tıbbi'l-Manşûrî adlı on ciltlik değerli eserinden başka İslâm dünyasındaki ilk tıp ansiklopedisi sayı­lan ve on beş yılda tamamlanan el-Hâvî isimli eseri de kaleme almıştır. İbn Sînâ ise, Râzi’den sonra gelen en meşhur hekim olup, yazdığı el-Kânûn ü't-tıb adlı kitap uzun yıllar Batı'da ders kitabı olarak okutulmuştur. Ayrıca Ali b. İsa göz hastalıkları hakkında Tezkiretü'l-kehhâlîn adlı eseri yazmış. İbn Cezle de Takvîmü'l-ebdân fî tedbîri'l-insân adlı kitabıyla öp ilmine hiz­met etmiştir.

TDV İslam Ansiklopedisi