Çini ve Seramik
 
İslâm seramik sana­tının bir buluşu olan lüster tekniği ilk defa Abbasîler devrinde kullanılmıştır. Çinilere ve pişmiş toprak kaplara ma­denî bir parıltı veren bu teknik, sera­mik kaplarda altın ve gümüş kapların görünümünü sağlayabilmek için bulun­muş bir tekniktir. Sır üstüne içinde ma­den oksitleri bulunan bir cila (lüster) sürülmekte ve kap ikinci defa daha az hararetli, dumanlı bir fırında tekrar pi­şirilmektedir. Böylece cilanın içindeki maden eriyiği, sır üzerinde madenî pa­rıltı veren bir kaplama oluşturmaktadır. Sâmerrâ'daki kazılar sırasında, başta kırmızı olmak üzere dört renkli cila kul­lanıldığını gösteren çini parçalan bulun­muştur ve Berlin Müzesinde, ortasında bir horoz figürü olan bazı lüsterli çiniler muhafaza edilmektedir. Kuzey Afri­ka'da Kayrevan Şeydi Ukbe Camii'nin mihrap duvarında bu teknikle yapılmış çiniler kullanılmış olup bunların Ağlebîler zamanında Bağdat'a ısmarlandığı bilinmektedir. Günlük ihtiyaçlar için kullanılan seramik kaplar üzerinde de lüster tekniğinin uygulandığını göste­ren tabak ve vazolar bulunmuştur. Kapların kenarında dairevî dilimler ve Sâmerrâ seramiği için tipik olan benek biçiminde dolgular, stilize edilmiş bitki, hayvan ve özellikle insan figürleri görülür. Çok defa kabın şekline uydu­rulmuş olan figürlerde karikatürü andı­ran aşırı bir soyutlama dikkati çekmek­tedir. Bunlardan başka sırlı ve kabart­ma süslemeli tek renk kaplar, kazıma teknikli (sgrafito), sır üstüne mavi ve yeşil boyalı kaplar da bulunmuştur.

TDV İslam Ansiklopedisi

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net