Bu üretim ve ticaret etkinliğinin yanı sıra, Ortadoğu’dan, Bizans’dan ve Avrupa’dan mal da ithal ediliyordu. Kıpçakeli’nden kürk, Rusr ya’dan keten, Mısır’dan şeker, öbür İslam ülkelerinden pahalı kumaşlar, Irak’dan cam eşya, Bizans’dan dibâ ve rumî denen lüks elbiselikler, Venedik ve Avrupa’dan medeni eşya (miğfer, zırh, mancınık, gümüş tulga, kalkan, vb.) alınıyordu. Ancak bu tür ithalat ülkede aynı tür eşyanın yapılmamasından değil, halkın alım gücünün fazlalığından ve serbest ekonomi uygulanmasından kaynaklanıyordu. Örneğin, Sivas ve Erzurum’da “harp makineleri” yapılıyor, büyük kentlerde silah üretilen “Okçular Çarşısı” benzeri sanayi siteleri bulunuyordu. Alaiyy e ve Sinop’taki tersaneler için, yöredeki ormanlardan kesilen keresteden yararlanılıyor, neft, katran, kendir, yelken vb. üreten sanayi kuruluşları bu tersanelere bağlı olarak çalışıyordu.

Ticaret ve takas kolaylıkları, Anadolu’nun her yanında pazarların kurulmasına olanak veriyordu. Bunlar, kentlerin uzağında düzenlendiğinden, “yabanlu” adını taşıyordu. Büyük ticaret kervanları ve gemilerle bu pazarlara dünyanın dört bucağından her çeşit mal, köle getirilip pazarlanmaktaydı. Yabanlulann birçoğu kısa zamanda, çarşı, han, hamam yapılmak suretiyle yeni kentlerin çekirdeklerini oluşturmuşlardır. Aynca Türkmenler’in kendi üretimlerini ve hayvanlarını pazarladıkları “Türkmen pazarlarda kentlerin yakınlarına kurulurdu.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Filozof
Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net