Filozof.net

Joseph Nicephore Niepce Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

NIEPCE, Joseph-Nicephore (1765-1833)

Fransız, mucit ve fotoğrafçı. Fotoğrafçılık tarihinin ilk fotoğrafını elde etmiştir.

7  Mart 1765’te Dijon yakınlarındaki Châlon-sur-Saöne’da doğdu, 5 Temmuz 1833’te aynı kentte öldü. Krala yakınlığıyla tanınan varlıklı bir aileden gelen Niepce, dinsel eğitim gördükten sonra Angers’deki bir papaz okulunda öğretmenliğe başladı. 1789 Devri-mi’nin başlangıcında ülke dışına kaçtıysa da, daha sonra dönerek orduya katıldı ve 1792-1794 arasında İtalya’da görev yaptı. 1794’te sağlık nedenleriyle emekliye ayrılınca, St.Loup de Varenne’deki malikânesine yerleşerek bilimsel araştırmalarla uğraşmaya başladı. Çoğunluğunu kendisi gibi bir subay emeklisi olan kardeşiyle birlikte yürüttüğü çalışmaları, sırasında bir içten yanmalı motorun yapımını ve bugünkü anlamıyla ilk fotoğrafın çekimini başardı. 1829’da kendisine yıllardan beri işbirliği önermekte olan Daguerre ile ortaklık kurduysa da, bu işbirliğinin sonucu almamadan öldü.

1807’de geliştirdiği, Carnot’nun övgüsünü kazanan içten yanmalı tek silindirli motoru nehirde çalışan gemilere uygulamayı amaçlayan Niepce, yakıt olarak kibritotu tozundan yararlanılan bu buluşu üzerinde, daha ucuz yakıtlar olan öğütülmüş kömür, daha sonra da petrol kullanılacak biçimde geliştirmeler yaptıysa da, bir süre sonra parasal olanaksızlıklar nedeniyle bu girişiminden vazgeçmek zorunda kaldı.

1813’te o sıralarda Fransa’da moda bir uğraş durumuna gelmiş taş baskıcılığına ilgi duymaya başladı. Ancak, baskısı yapılacak kabartmayı oymak için gerekli el becerisine sahip olmadığından, gravür ve
desenlerin kabartma haline getirilebilmesini sağlayan yeni bir yöntem aramaya başladı. Daha 16. yy’da, gümüş klorürün Güneş ışığı etkisiyle değişikliğe uğradığının keşfedilmesiyle başlayan bu doğrultudaki çalışmalar 18. yy başlarında, kireç ve gümüş nitratla duyarlı kılınan bir kâğıt üstüne yerleştirilen kalıbın biçiminin, Güneş ışığı altında duyarlı katmana aktarılabilmesi aşamasına ulaşmıştı. 1780’de de Fransız fizikçi Charles (1746-1823) benzer bir yöntemle insan siluetleri elde etmeyi başarmıştı. İlk denemelerinde çeşitli duyarlı maddelerle kaplanmış kalay levhalardan yararlanan Niepce, 1816’da kamera kullanmaya başlayarak, “heliyografi” adını verdiği fotoğrafçılık alanındaki ilk önemli adımını attı. Bu aygıtla, çalışma odasının görüntüsünü, gümüş klorürle kaplanmış kâğıt üstüne kaydettikten sonra, kâğıt tabaka yerine cam, duyarlı katman yerine de Yuda bitümünü kullanmaya girişti. Görüntüyü almaya başladığında, bitümlü katmanın doğrudan Güneş ışığı gören bölümleri sertleşirken, görüntünün düştüğü gölgeli kesimler yumuşaklığını koruyordu. Daha sonra lavanta esansıyla yıkanınca da, sert kısımlar olduğu gibi kalıyor, yumuşak kısımlar çözünerek temizleniyordu. Görüntünün böylece elde edilen negatif kabartması, baskı işleminin klişesini oluşturuyordu. Niepce 1826’da cam yerine, klişe haline getirilmeye daha uygun olan kalay levhaları uygulamaya soktu ve bu yöntemle, bir manzara görüntüsü elde etmeyi başardı.

Daha sonraki çalışmaları sonucunda, diyafram açıklığını kısarak çektiği resimlerin netliğini artırmakla birlikte, poz süresini 8 saatten daha aşağıya indiremeyen Niepce’in işbirliği yaptığı Daguerre, 1838’de iyot buhanyla duyarlı kıldığı gümüş katmanı kullanarak poz süresini üç dakikaya kadar düşürdüğü gibi, karanlık oda görüntülerini gümüş levhalar üzerine kaydetmeyi başardı.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile