İstanbul’a yerleşen Vanî Mehmed Efendi’nin çağrısı üzerine 1664’te İstanbul’a gitti. Onun aracılığıyla saraya girdi. 1667’de hacca giderek bir süre Hicaz’da kaldı. Dönüşünde Selanik’te 1669’da IV. Mehmed’in oğlu şehzade Mustafa’nın (II. Mustafa) özel öğretmenliğine atandı ve Hace-i Sultani unvanını aldı. 1670’te İstanbul’a giderek sırasıyla Haydarpaşa, Mihrimah Sultan, Fatih, Ayasofya medreselerinde dersler verdi. İstanbul payesiyle Süleymaniye Darül-hadisi’ne, Anadolu payesiyle de Sultan Ahmed Med-resesi’ne müderris oldu. 1678’de Rumeli payesiyle şehzade Ahmed’in (III. Ahmed) öğretmenliğine atandı. 1686’da nakibü’l-eşraf’lığa getirildi. 14 Şubat 1688’de şeyhülislam oldu. Ancak 17 gün sonra görevinden alınarak Erzurum’a sürüldü. II. Mustafa’ nın tahta çıkmasından sonra Edirne’ye çağrılarak 25 Mayıs 1695’te ikinci kez şeyhülislam oldu. Hace-i Sultanî payesini taşıdığından Camiü’r-Riyaseteyn sıfatını da aldı.

Feyzullah Efendi, II. Mustafa’nın kendisine gösterdiği yakınlıktan yararlanarak devlet işlerine karışmaya başladı. Padişahın buyruğuyla Feyzullah Efendi sadrazamın üstünde tutulmuş, onun görüşü alınmadan bir iş yapılamaz olmuştu. Feyzullah Efendi ailesinden birçok kişiyi üst düzeydeki görevlere getirdi. Oğlu Fethullah Efendi’ye pâye-i fetva (şeyhülislam adayı) sanını verdirdi. II. Mustafa’nın Edirne’ de alışılmıştan fazla oturması İstanbul’un siyasi ve iktisadi bakımdan ikinci plana düşeceği kanısını uyandırmaktaydı. Feyzullah Efendi ve adamlarına karşı yer yer tepkiler oluşmaya başladı. Sadrazam Rami Mehmed Paşa ile Damad Haşan Paşa şeyhülislama karşı harekete geçtiler. 18 Temmuz 1703’te İstanbul’da başlayan ayaklanma kısa sürede Edirne’ye sıçradı. Altı gün sonra ayaklanmacılar Feyzullah Efendi’yi tutukladı. Padişah 27 Temmuz 1703’te onu görevden alarak Erzurum’a gönderilmesini emretti. Ancak olaylar Feyzullah Efendi’nin öldürülmesi ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle son buldu.

Feyzullah Efendi’nin verdiği fetvaları topladığı Türkçe Fetava-i Feyziye en önemli yapıtıdır. Mec-mua-i Hikayât, bir konu üzerinde karşılıklı tartışmanın kural ve ilkelerini içerir. Ayrıca Hâşiye alâ Envarü’t-Tenzîl ve Esrarü’t-Te’vîl, adlı Kadı Beyzaî’ nin Kurarı tefsirine yazdığı bir haşiyesi vardır. Feyzullah Efendi nesih yazı türünde başarılı bir hattat olup, Arapça şiirler de yazmıştır.

Özel Arama Motoru
- Design by Filozof.net