Filozof.net

Anasayfa

Hz. Hatice Hayatı, Kimdir, Hakkında Bilgi, Peygamberle Evliliği,

Ümmü'l-Kâsım (Ümmü'l-Hind) Hadîce bint Huveylid b. Esed b. Abdiluzzâ b. Kusay el-Kureşiyye (ö. 620) Hz. Muhammed'in ilk hanımı.

Milâdî 556 yılında Mekke'de doğduğu anlaşılmaktadır. Soyu dedelerinden Kusay'da Resûl-i Ekrem'in soyu ile birleşir. Kureyş'in eşrafından olan babası Huvey­lid kaynakların önemli bir kısmına göre fıcâr savaşından önce öldü. Annesi Fâtıma bint Zaide (Zeyd) b. Cündeb (Esam) el-Âmiriyye olup onun soyu da Lüey b. Gâlib'de Resûlullah'ın soyu ile birleşir. Hatice'nin üstün iffeti sebebiyle İs­lâmiyet'ten önce "Tâhire" lakabıyla anıl­dığı bilinmektedir. "Kübrâ" sıfatı ise Resûl-i Ekrem'in en büyük hanımı olması se­bebiyle daha sonraki dönemlerden iti­baren kullanılmıştır.

Hatice evlilik çağına gelince amcasının oğlu Varaka b. Nevfel ile evlenmesi uygun görülmüşse de bu evlilik gerçekleşme­miştir. Hz. Peygamber ile evlenmeden ön­ce iki evlilik yapan Hatice, ilk evliliğini Ebû Hâle Hind b. (Nebbâş b.) Zürâre et-Temîmî ile yaptı. Bu evlilikten, Resûl-i Ekrem'in şemailine dair rivayetiyle tanınan ve onun terbiyesinde yetişen Hind adlı oğlu doğ­du. Ebû Hâle'den bir de kızı olduğu söy­lenmektedir. Daha son­ra Atîk (Uteyyik) b. Abid (Âiz) el-Mahzûmî ile evlendi. Ondan da Hind (Ümmü Muhammed) adında bir kızı oldu. Kaynakların bir kısmında Hatice'nin önce Atîk ile. onun ölümü üzerine Ebû Hâle ile evlendiği de kaydedilmektedir. İkinci kocasının ölü­münden sonra Kureyş'in ileri gelenlerin­den bazıları soylu, güzel ve zengin oluşu sebebiyle kendisiyle evlenmek istedi; an­cak Hatice bu tekliflerin hiçbirini kabul etmedi. Güvenli bulduğu kimselerle or­taklaşa ticaret yapmaktaydı. Tanıdıkla­rının tavsiyesi üzerine, çevresinde üstün ahlâk sahibi ve güvenilir bir genç olarak bilinen Hz. Muhammed ile ortaklık an­laşması yaptı ve kölesi Meysere'yi de hiz­metine vererek Şam'a (Suriye) gitmesini istedi. Dönüşte başarılı bir tacir, dürüst ve doğru sözlü bir insan olduğunu gördü­ğü, Meysere'den ahlâkı ve davranışları hakkında bilgi aldığı, bütün bu özellikleri sebebiyle kendisine hayran kaldığı Hz. Muhammed'e evlenme teklif etti, o da bu­nu kabul etti. Onların evlenmesine, Hatice'nin arkadaşı olup daha sonra sahabe arasında yer alan Nefise bint Ümeyye'nin aracılık ettiği, Hz. Muhammed'e Hatice ile evlenmeyi düşündüğü takdirde bunu sağlamaya çalışacağını belirttiği, kay­nakların çoğunda ikinci bir ihtimal olarak kaydedilmektedir. Hz. Muhammed aldı­ğı bu teklifi amcalarına götürdü. Ebû Tâlib, kardeşleri ve Hz. Muhammed'in ka­tılması ile Hatice'nin evinde yapılan top­lantıda onun amcası Amr b. Esed'den ye­ğeni Muhammed için Hatice'ye talip oldu­ğunu söyledi ve yeğeninin 500 (veya 400) dirhem, bazı kaynaklara göre ise yirmi dişi deve mehir vereceğini belirtti. Amr da bu evliliğe izin verdi. Bazı rivayetlerde Ebû Tâlib'in yerine kardeşi Hamza, Hati­ce'nin amcasının yerine de babası Huvey­lid zikredilmektedir. Kaynakların bir kıs­mında, babasının (veya amcasının) bu ev­liliğe razı olmayacağını bilen Hatice'nin onu merasimden önce sarhoş ettiği, ayılıp kızını evlendirdiğini öğrenince Ebû Tâlib'in yetimine kız veremeyeceğini söyle­yerek bu evliliğe İtiraz ettiği, Hatice'nin ise böyle bir şey yapmaya kalkıştığı tak­dirde Kureyş nezdinde itibar kaybedece­ğini hatırlatarak onu bu evliliğe ikna et­tiği ileri sürülmekte. fakat bu rivayetlerin güvenilir olmadığı belirtilmektedir. Bu evlilik sırasında Hatice muhtemelen kırk yaşlarında bulunuyordu. Onun otuz yedi veya yirmi sekiz yaşında olduğuna dair rivayetler zayıf kabul edilmekle birlikte bilhassa ikinci rivayet, hepsi de İslâmiyet'ten önce olmak üzere Hatice'nin bu evlilikten yedi çocuk sahibi oluşu gerçeğiyle daha iyi bağdaşmaktadır. Hz. Muhammed'in ise o tarihte yirmi beş yaşında olduğu riva­yeti ağırlık kazanmakta, otuz veya yirmi bir yaş civarında bulunduğuna dair rivayetler ise zayıf sa­yılmaktadır. Hz. Muhammed ile Hatice'­nin ilk çocukları Kasım olup iki yaşına ka­dar yaşadı. Resûl-i Ekrem Ebü'l-Kâsım künyesini onun adından almıştır. En bü­yük çocuklarının Zeynep olduğu da söy­lenmektedir. Daha sonra Rukıyye, Ömmü Külsûm ve Fâtıma doğdu. Çocuklarından Tayyib (Abdullah) ile Tâhir peygamberlik­ten önce vefat etti. Bazı kaynaklarda Ab­dullah, Tâhir ve Tayyib'in aynı çocuk oldu­ğu, İslâmiyetten sonra doğduğu için bu çocuğun Tayyib ve Tâhir lakabıyla anıldığı kaydedilmektedir. Hiçbir kaynakta yer almadığı halde Muhammed Hüseyin Heykel'in, çocuklarının ölümü üzerine Hz. Hatice'nin ilâhların merha­metsizliğinden sızlandığını, Kabe ilâhla­rına adaklar adadığını ve Hübel, Lât, Uzzâ ve Menât namına kurbanlar kestiğini söylemesi onun Batılı yazarlardan etki­lendiğini göstermektedir.

Konu Hakkında Bilgini Paylaş & Yorum Ekle


Güvenlik kodu
Yenile