Filozof.net

Anasayfa

Kitab-ı Bahriye Yazarı Kimdir, Özellikleri, Hakkında Bilgiler

Epeyce tâdil gören Kitâb-ı Bahriyye'nin bu ikinci telifinde dua cümleleri, telif ve takdim meselesi, Kemal Reis ve kendi hayatıyla ilgili bilgilerin ardından fırtına­lar, rüzgârlar, pusula ve haritanın açıklan­ması, denizler, Kristof Kolomb'un keşifle­ri yirmi üç fasıl. 972 beyitlik manzum bö­lümde yer almaktadır. 209 fasıl olan asıl mensur metin, Sultaniye ve Kilitbahir ile Çanakkale Boğazı ve önündeki adaların anlatımıyla başlar. Pîrî Reis'in kuzeyden bakıldığında sağ yönü izleyerek Ege ve Akdeniz'i anlattığı görülür. Çanakkale Boğazı'nın karşı sahilleri, Selanik körfezi, Eğriboz adası ve Tesalya kıyıları, karşı yakadaki Midilli adası ve yakın sahilin­den sonra Marmaris'in anlatımıyla de­vam eden eserde Mora yarımadası, Ad­riyatik denizi. Kataian adaları ve kıyılar izlenerek Sebte Boğazı'ndan Kuzey Af­rika'ya geçilmiş, oradan Mısır ve Nil'e, Şam, Kıbrıs, Karaman, Antalya ve tekrar Marmaris'e dönülerek Akdeniz havzası tamamlanmıştır. Daha sonra Kerpe ve Girit adalarıyla yazılmayan diğer Ege ada­ları tasvir edilmiş ve tekrar Çanakkale Bo­ğazı civarına, Saroz körfezine gelinerek asıl metin sona erdirilmiştir. Doksan bir beyitlik manzum hatimede ise İbrahim Paşa ile Mısır yolculuğu ve eserin takdim edilmesi olayı anlatılır. Tasvirli haritalar­da önemli binaların resimlerine de yer verilmiştir. Coğrafî ve tarihî bilgiler, sığ yerler, kumsallar, güvenli limanlar, kaya­lıklar, seyre uygun mevsim ve istikamet­ler, su kaynaklarıyla yerleşim yerleri tıpkı portolanlarda olduğu gibi özenle belirtil­miştir. Pîrî Reîs'in, "Kimesne bu misalde müfid yadigâr eylememiştir" sözleriyle işaret ettiği gibi bütün ayrıntıların hari­talarda belirtilemeyeceği düşüncesi ese­rin telif sebepleri arasındadır ve bu yö­nüyle Bahriyye ilk Osmanlı portolan atla­sı olarak görülebilir. İkinci telifin bazı nüs­halarının sonunda ilk telifteki gibi Mar­mara adaları haritaları yer almaktadır.

İlk telifte olmayan manzum bölümler ve hatime ile "Der beyân-ı sebeb-i nesir" gibi metinlerin ilâvesi, birinci telif nüsha­larında en çok 134 olan harita sayısının ikincisinde 223'e ulaşması, son telifin padişaha takdimi, ilk telifteki tasvirlerin Bozcaada'dan başlayıp Kızıladalar'da son bulurken ikincisinin Sultaniye ve Killitba-hir'den başlayıp Saroz körfeziyle bitmesi, önce Kemal Reis'in "hemşîrezâde"si ola­rak kendini tanıtan müellifin dünya hari­talarının açıklama kısımlarında söz ettiği gibi ikinci telifte onun "birâderzâde"si ol­duğunu belirtmesi, haritalarda yeni ay­rıntılara yer vermesi iki telif arasındaki temel farklar içinde sıralanabilir. Pîrî Re­is'in metinlerinden ilk telifte Akdeniz'de bir gemicinin, ikincisinde ise Osmanlı hiz­metinde bir kaptanın bakışı hâkimdir. Tasvirli şehir haritalarının hem Avrupa prototipini ve hem Pîrî Reis'in bakışını yansıttığı üzerinde de durulmaktadır.

Askerî ihtiyaçların ön plana alındığı ve haritalarda bu tür yapıların mutlaka gös­terildiği Bahriyye, Ege ve Akdeniz'deki Osmanlı kuvvetinin somutlaşmış bir görünümüdür ve fethedilmemiş Kıbrıs ve Girit gibi adalar hakkında sıralanan not­lar bu yerlere ait resmî bilgilerin seviyesi­ni de yansıtmaktadır. Eserde Kemal Re-is'in ve dolaylı olarak Barboros kardeşle­rin korsanlık maceraları da yer alır. Kul­lanılan arkaik Türkçe kelimeler sebebiyle de değerli olan Kitâb-ı Bahriyye gemi türleri ve denizcilik terminolojisi için kay­nak eserler arasında gösterilir. Asıl önem­lisi Amerika'nın keşfinin bildirilmesinde, Akdeniz'deki yer adlarının Türkçe'lerinin öğrenilmesinde ve dünyanın küre şeklin­de olduğunun duyurulmasında da öncü bir eserdir. Bu son bahiste Portekizli bir papaz tarafından yapılmış olan bir yerkü­reyi gördüğünü belirten Pîrî Reis, muh­temelen Nürnbergli Martin Behaim'in 1492 tarihli yer küresinin bir modelini incelemiştir.

Kitâb-ı Bahriyye'nm kaynakları üze­rinde yapılan araştırmalarda Akdeniz'de elden ele dolaşan bazı İtalyan, Katalan ve Portekiz pprtolanlarıyla XV. yüzyıl ortala­rına ait İtalyan ada kitaplarının (isolario) kullanılmış olabileceği ihtimali Öne sürü­lür. Ege denizi adaları için Bartolommeo'nun isolariosu (Venedik 1484-1486), stil benzerlikleri dolayısıyla C. Boundelmonti'nin başlayıp B. Bartolommeo dallı Sonetti ile B. Bordone'nin geliştirdiği çalış­malar, muhtemel kaydıyla bu kaynaklar arasında belirtilir. Burada özellikle Adriya­tik denizi, İtalyan yarımadası, Sicilya ve Fransa kıyıları söz konusudur.