Dürtü Nedir, Anlamı, Tanımı, Hakkında Bilgi (Psikoloji)

DÜRTÜ

Genellikle organizmayı, biyolojik bir ihtiyacı karşılama amacına yönelik bir davranışa iten iç güç anlamında kullanılan bir kavram. Anlam benzerlikleri nedeniyle güdü ve içgüdü kavramlarıyla karıştırılır veya birbirlerinin yerine kullanılırlar. Biyolojik ihtiyaçlar, organizma için vazgeçilemez bir öneme sahip olduklarından bunları karşılamaya yönelik güçler de birincil (primary) güdüler diye adlandırılırlar. Dürtüler, birincil güdülere karşılık gelirler.

Dürtünün onaya çıkabilmesi için organizmayı faaliyete geçiren veya organizmanın faaliyetini arttıran fizyolojik bir ihtiyaç olmalıdır. Canlıların yaşayabilmesi için organizmada beden ısısı, su, oksijen, kan elemanları gibi fizyolojik unsurların belirli sınırlar ve oranlar içinde kalmaları zorunludur. Bu sınırlar ve oranlarda fazlalık veya eksiklik şeklinde bir değiş­me ortaya çıkarsa hayatın sürdürülmesi tehlikeye düşer. Fakat organizma bir yandan da sürekli olarak sıcaklık, basınç, nem gibi unsurları değişme gösteren çevre şartlarında yaşamaktadır. Dolayısıyla değişen çevre şartları organizmayı etkilemektedir. Organizmanın değişen çevre şartlarına rağmen varlığını sürdürebilmek için iç dengesini koruyucu bir tabiî kontrol mekanizması vardır. Bu mekanizmaya “homeostasis” denir.

Organizmadaki fizyolojik unsurların sınırlarının ve oranlarının değişmesi homeostasisin bozulması demektir. Bozulan homeostasis bir gerginlik ve hoşnutsuzluk hali meydana getirir. Organizmanın eski halini alabilmesi için bir ihtiyaç ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyacı gidermek, gerginliği yok ederek doyum sağlamak amacıyla organizmayı harekete geçiren güç, dürtüdür.

Açlık, susuzluk, cinsellik ve ağrıdan kaçma dürtüleri bilinen biyolojik dürtülerdir. Dürtü­ler organizmadaki biyokimyasal, fizyolojik, hormonal şartların etkisi altında oldukları halde bunlar, lek başlarına bir amaca dürtülenmeyi açıklamakla yetersiz kalırlar. Dürtüleri karşılamaya yönelik davranışlar aynı zamanda birer öğrenme sürecidirler. Örneğin cinsel dürtüler cinsellik hormonlarının kontrolü altındadırlar. Fakat özellikle insanda bu hormonların olmadığı durumlarda bile cinsel dürtüler ortaya çıkabilmektedir.

(SBA)

Dürtü (Drive) Ne Demektir


Motivasyon (davranış etkeni) kişinin davranışını bir amaç yahut hedef yönünde uyaran ve tutan bir durum için kullanılan çok genel bir terimdir. Dürtü bazan «davranış etkeni» terimiyle eş anlamlı olarak kullanılır ama daha ziyade açlık susuzluk cinsel dürtü ve zararlı stimülasyondan kaçma dürtüsü gibi bilinen fizyolojik bir temele dayanan ve insanlarla hayvanlarda ortak olan primer dürtüler için kullanılır. Bu dürtüler içgüdü niteliğindedir evrenseldir ve fizyolojik bir eksiklik yahut fazlalıktan ileri gelir. Bir dürtüye eşlik eden davranış fizyolojik stasis’in yeniden kurulmasına yöneliktir ve çoğunlukla tüketici bir davranışla örneğin yemek yemeyle yahut cinsel temasla son bulur ve ortamsal somut bir amaçla yahut ödülle ilgilidir. Bu primer dürtülerin biolojik fonksiyonu bireyin yahut türün fizik devamıdır. Bu primer dürtülerin bile ifadesi öğrenmeyle büyük değişime uğrar. Diğer sekonder yahut sonradan kazanılmış «davranış etkenleri» öğrenme ürünleridir ve insan davranışının etkenleri olarak büyük bir önem taşırlar. Bunlardan birçoğu davranışın sosyal yönleriyle ve bireyin sosyal durumunun korunmasıyla ilgilidir. Diğer dürtüler kişinin benlik kavramıyla ve kendine saygısının devamıyla ilgili olabilir. Bir psikolog olan Maslow’un önerdiği insan motivasyonu hiyerarşisine göre altta hayvansal dürtüler üstte de «kendini gerçekleştirme» vardır. Maslow bu hiyerarşideki herhangi bir düzeyin ancak daha alt düzeydeki dürtüler tatmin olunca aktifleştiğini ileri sürmüştür. Psikiyatrik bozukluklarda sık sık motivasyon yoğunluğundaki veya ifadesindeki anormal değişkenlikler sözkonusudur.
Daha yeni Daha eski