Galib Paşa Camii -Erenköy- Nerede, Tarihçe, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Galib Paşa Camii.İstanbul’da Erenköy semtinde XIX. yüzyılın son yıllarında yapılan bir cami.

İstanbul’un Anadolu yakasında Bağdat caddesi kenarında, bu cadde ile kesişen Ethem Efendi caddesinin dörtyol ağzın­da bulunmaktadır. Yakın tarihlerde çok yoğun bir yerleşmeye sahne olan çevresi­nin tek camisidir. Kapısı üstündeki kita­beden anlaşıldığına göre 1316 (1898-99) yılında. II. Abdülhamid döneminde valilik ve nazırlık yapan Abdullah Galib Pa­şa tarafından inşa ettirilmiştir.

Cemaatinin çokluğu gerekçesiyle ca­minin genişletilmesi için projeler hazır­lanırken 1986 yılında bu tasarılar hiç dik­kate alınmadan binanın sağ tarafına kubbeli bir ek bitiştirilmiştir.

Galib Paşa Camii, XIX. yüzyılın sonla­rında Türk sanatında ve bilhassa mima­risinde hâkim olan karma (eklektik] üs­lûbun bir temsilcisidir. Bu bakımdan Os­manlı döneminin bilinen belli başlı üslûp­larının hiçbirine tam olarak uymaz. Cami köşebaşı parselinde, etrafı demir par­maklıklı bir duvarla çevrili avlunun içinde­dir. Kapalı mekân halindeki son cemaat yeri iki katlıdır. Caminin harimi kare plan­lı olup bunu sekizgen biçiminde sağır ve basık kasnaklı bir kubbe örter. Kıble cep­hesinde mihrap küçük bir çıkıntı şeklinde dışarı taşar. İki yan cephelerde dört plas­terle sınırlanmış üçüz pencereler içeriyi aydınlatır. Dökme demirden parmaklıklı bu pencerelerden iki yanlarda olanlar dikdörtgen, ortadaki ise daha yüksek ve yuvarlak kemerlidir. Pencerelerin bu mimari düzeni üstlerinde bir silme ile de vurgulanmıştır. Bu durum, İlkçağ’ın sonlarında Roma mimarisinde sık kulla­nılan “Suriye alınlığı” denilen sistemden ilham alındığını göstermektedir.

Caminin son cemaat yeri kitlesinin sağ köşesinde yükselen minaresi de Türk mi­nare geleneklerinden farklıdır. Cami bi­nası gibi minarenin de dışı sıvalı olduğun­dan malzemesi hakkında bir fikir edin­mek mümkün değildir. Gerek pabuç kısmı gerekse gövde ve petek sekiz cepheli olup bu yüzeylerin her biri kasetler halinde sı­vanmıştır. Şerefe çıkması ve külah baş­langıcında antik mimarinin yumurta frizi­nin kullanıldığı görülür. Kagir külah da klasik külahlardan bütünüyle değişiktir.

Caminin içi son dönemin kalem işi na­kışları ile bezenmiştir. Minber ve vaaz kürsüsü ise ahşaptan yapılmıştır. Galib Paşa Camii’nin ilk yapıldığında çekilen resminde etrafının boş olduğu ve çıplak bir arazi üstünde bulunduğu görülür. Bu­gün avlusunu çok sayıda ağaç gölgeler. Avlu duvarının Bağdat caddesi tarafın­daki köşesinde yer alan mermer çeş­menin ise camiyle bir ilgisi olmayıp yak­laşık yirmi-yirmi beş yıl kadar önce bu­raya getirilmiştir. Avludaki meşruta ile şadırvan ise yeni yapılmıştir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski