Halime Hatun Camii ve Külliyesi Tarihçesi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Halime Hatun Camii ve Külliyesi. Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Gölmarmara bucağında XVII. yüzyıla ait külliye.

Vakfiyesinden, III. Mehmed’in (1595-1603) sütannesi Halime Hatun tarafın­dan yaptırıldığı ve cami, medrese, dârül-hadis, sıbyan mektebi, kütüphane, ima­ret ve misafirhaneden meydana geldiği öğrenilmektedir (vakfiye hakkında geniş bilgi için bk. Gökçen, II, 70-73). Bugüne kalan birimler cami, medrese ve imaret­le aynı yüzyılın sonlarında gelir sağlamak amacıyla külliyeye eklenen çifte hamam­dır.

Cami

Tek kubbeli tipte olan cami plan bakımından Bursa Alâeddin Bey Camii’ni andırır; yakın çevresinde yer alan XIV. yüzyıl sonuna ait Şahuban Hatun (Kadın) Camii’nin daha gösterişli bir benzeridir. 12 x 12 m. boyutlarındaki harimi örten kubbe sekizgen bir kasnağa oturtulmuş ve geçişi pandantiflerle sağlanmıştır. Ca­mi, baklava ve mukarnas başlıklı mer­mer sütunlar üzerine ortada beşik to­noz, yanlarda kubbe ile örtülmüş ve yan açıklıkları tuğla ile örülmüş üç gözlü bir son cemaat yerine sahiptir; sonradan burayı genişletmek maksadı ile önüne ahşap direklerin taşıdığı kiremit çatılı sundurma şeklinde bir bölüm ilâve edil­miştir. Duvarlarında moloz taş ve iki sıra tuğla dizisi kullanılan yapının taçkapisı dışarıya doğru çıkıntı oluşturur: derin girişte karşılıklı birer mukarnas dolgulu küçük niş bulunmaktadır. Ahşap kapı ka­natları geometrik kompozisyonlarla süs­lenmiştir. Kapının her iki yanında mu­karnas dolgulu birer mihrâbiye yer alır; bunların yanlarındaki dikdörtgen açıklıklı pencereler harimi kuzeyden aydınlatan unsurlardır. Batı cephesinden çıkılan ve dört mermer sütuna oturan kadınlar mahfili değişik bir görünüşe sahiptir. Üç petek pencere ile aydınlatılan bu mekân, dış tarafta üçgen alınlıklı kiremit örtülü çatısı ile cepheye kademelenme ve hare­ket kazandırmıştır. Klasik Osmanlı pen­cere düzenine sahip olan yapıda, üç sıra halinde açılan sivri kemerli ve alçı şebe­keli pencerelerden alttakilerin üzerinde biri kaş, diğeri sivri ikişer tezyinat keme­ri bulunmaktadır. Tek sıralı kirpi saçakla geçilen sekizgen kasnağın dört yüzünde dikdörtgen nişler içerisine yine sivri ke­merli sekiz petek pencere yerleştirilerek ana mekâna alışılagelmiş aydınlık sağ­lanmıştır.

Klasik üslûbu yansıtan âbidevî mer­mer mihrabın beşgen kesitli nişi yanlar­da sütunçeler, yukarıda beş sıra mukarnaslı kavsara İle kuşatılmıştır; köşelerin­de birer rozet göze çarpar. İki renkli mer­merden yapılan minber titiz bir işçiliğe ve değişik bir görünüşe sahiptir. Kadın­lar mahfilinin alt kısmına rastlayan ta­vanda geometrik düzen içerisinde süs­lenmiş ahşap bir göbek dikkat çeker. Al­tın yaldızlı kalem işleriyle bezeli geomet­rik yıldız geçmelerin içleri kahverengi çi­çek ve yapraklar, bordur ise nar çiçekle­ri ve hançer yapraklarının (saz) yer aldığı

XVI. yüzyılın klasik motifleriyle dolgulan-mış, göbeğin etrafında tavan kenarları beyaz üçgenlerle çevrili kırmızı altıgenler ve siyah konturlarla dekore edilmiştir.

Harimin kuzeydoğu köşesinde yer alan minare, kare prizma kürsü üzerine ke­narları nişli sekizgen pabuçla oturmak­tadır. Pabucun üzerinde bir çember ve silindirik gövdede tuğlaların dekoratif örülüsü dikkat çeker. Şerefe iki sıra mu-karnasia dolgulanmıştır. Minare, büyük benzerlik gösterdiği Şahuban Hatun Ca-mii’nin minaresine göre daha ustaca in­şa edilmiştir. Caminin kuzeybatı köşe­sinde de kare planlı ve kiremit çatılı bir imam odası bulunmaktadır. Moloz taş ve tuğla örgülü odanın duvarlarının iki sıra kirpi saçakla sona erdiği ve pencerelerin­den batıdakinin sonradan kapatıldığı gö­rülmektedir.

Medrese

Caminin kuzeyinde yer alan medrese, dikdörtgen planlı bir avlunun doğusuna dizilen altı oda ile ortada ders­hane – mescid ve iki yanında ikişer oda ol­mak üzere batısına dizilen beş mekân­dan meydana gelmiştir. Kuzey ve güney­den iki girişi bulunan medresenin 1968 yılında kuzey bölümüne yapılan imam evi ve helalar sebebiyle bu taraf girişi ka­panmıştır. Duvarlarında bir sıra moloz taş, iki sıra tuğla örgüsü kullanılan ders­hane- mescid, 6 x 6 m. boyutlarında ve sekizgen planlı olup geçişi tromplarla sağlanan üzeri kiremit örülü bir kubbe ile kapatılmıştır. Doğuda diğer birimlerle aynı doğrultuda olmasına karşılık batıda az bir çıkıntı yapan bu mekân altta dik­dörtgen, üstte daire şeklindeki pencere­lerle aydınlatılmıştır. Dershane-mescid biriminin kuzey-güney yönünde bulunan kare planlı 3 x 3 m. dört simetrik oda pandantiflerle geçişi sağlanan kubbeler­le örtülüdür. Güneyde bulunan iki oda birbirinin benzeridir ve aralarındaki bir duvarla ayrılmıştır; kuzeyde yer alan odaların ise ara duvarı kaldırılarak bir­birlerine açılmaları sağlanmıştır. Odalar birer dolapla donatılmış, biri avluya di­ğeri dışarı bakan üzerleri sivri kemerli dikdörtgen pencerelerle aydınlatılmıştır. Doğuda sıralanan odalarda karşı sıradaki odaların plan özelliği görülür; ancak res­torasyon sırasında son odada girişin kar­şısında bir ocak bulunmasından bu dizi­nin diğer odalarının da vaktiyle ocaklı ol­duğu anlaşılmaktadır.

İmaret

Caminin doğusunda yer alan imaretin büyük bir kısmı yıkılmış ve bu­güne sadece dört odadan oluşan ve ku­zey-güney, doğu-batı doğrultusunda gelişen “L” şeklinde bir köşe bölümü ile ulaşmıştır. Kare planlı 6,20 x 6,20 m. bi­rimlerin üstü pandantifle geçilen kub­belerle örtülüdür. Doğu-batı yönündeki odalar birbirinden duvarla, kuzey-güney yönündeki odalar ise kemerle ayrılmıştır. Her mekân ortaya bir kapı ve pencere, dışarıya da ikişer pencere ile açılmakta­dır. Tamamen moloz taşın kullanıldığı bi­nada kemer ve kubbeler tuğla ile örül­müştür.

Hamam

Caminin doğusunda ve biraz uzağında inşa edilen hamam, nahiyeyi ikiye ayıran büyük yolun karşı tarafında kalmıştır. Halk arasında Rum Hamamı denilen yapının belirli bir plan özelliği yok­tur. Kesme taş örgülü duvarlar üzerine tuğla kemerli kubbelerle örtülü olan çif­te hamamın kadınlar kısmı soğukluk ve kare planlı iki halvet odası, erkekler kıs­mı da soğukluk ve kare planlı dört halvet odasından meydana gelir. Kuzey cephe­de iki pencereli erkekler kısmının soğuk­luğu ile kadınlar kısmının kapısı bulunur. Kadınlar girişinin tersine düşen batı cep­hesindeki erkekler kısmına geniş bir ka­pı ile geçilir. Bu kısmın 7.60 x 7,60 m. bo­yutlarındaki soğukluğu Türk üçgenleriyle geçişi sağlanan kubbe ile, daha küçük olan 7 x 7 m. kadınlar kısmının soğuklu­ğu ise pandantif geçişli kubbe ile örtül­müştür.

Külliyeye ait birimlerden cami 1957-1967. diğer birimler ise 1967-1968 yıl­larında esaslı biçimde restore edilmiş, ancak hamamın onarımı yarım kalmış­tır. Bu restorasyon sırasında binalarda bazı değişiklikler yapıldığı ve yer yer ori­jinal görüntülerin bozulduğu görülmek­tedir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski