Katif Şehri Nerede, Tarihi, Nüfusu, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Katîf. Suudî Arabistan’da bir Uman şehri.

Basra körfezi kıyısında bulunan Katîf koyunun orta kesiminde yer alır. Tarih bo­yunca bölgenin en önemli ticaret merke­zi iken son dönemlerde kuzeyindeki Re’s Tennure ile güneyindeki Demmâm’in göl­gesinde kalmıştır. Katîfliler çoğunlukla Şiî olup Ca’ferî mezhebine mensuptur. Bah-reynliler’le aynı gruba giren bölge halkı Eskiçağ’lardan beri İran’ın tesiri altında kalmıştır. IV. yüzyılda buraya yerleşen İranlılar sebebiyle Bahreyn adasının hin­terlandı sayılmış ve zamanla körfezin batı kıyılarının tamamına Bahreyn bölgesi de­nilmiştir. Bundan dolayı Yâküt Katîf’ten Bahreyn’de bir şehir diye bahseder.

İslâmiyet’ten Önce Bahreyn bölgesi Abdülkays kabilesinin elindeydi; Hz. Peygam­ber, buraya Önce elçi olarak gönderdiği Alâ b. Hadramî’yi (8/629-30) daha sonra vali olarak tayin etti. 11 yılında (632-33) bölgede çıkan ridde* hareketleri sırasın­da irtidad eden Bekir b. Vâil ve Rebîa ka­bileleri. Hutam b. Dubey’a kumandasın­da Katîf İ işgal ettilerse de ertesi yıl Alâ b. Hadramî şehri geri aldı ve Hutam öl­dürüldü. 67’de (686-87) Hâricîler’in eline geçen Katîf dahil bütün bölge, iki yüzyıl sonra kanlı savaşların ardından birkaç defa el değiştirerek Ebû Saîd el-Cennâbî idaresindeki Karmatîler tarafından zaptedildi (286/899). 598 (1201-1202) yılın­da İran’daki Fars Atabegleri’nden (Salgurlular) Ebû Bekir b. Sa’d, Katîf ve Ahsâ’yı ele geçirdi. 731 ‘de (1330) Hürmüz Sulta­nı Kutbüddin Tehemten’in Katîf i aldığı söylenir; ancak bir yıl sonra burayı ziyaret eden İbn Battûta şehrin Ukaylîler’in elin­de olduğunu belirtmektedir. XV. yüzyılda Cebriler Ahsa bölgesinde hâkim güç hali­ne geldiler. 1507’de Portekizli Albuquer-que’in Hürmüz’ü kuşatmasının ardından Cebriler, Katîfteki ticareti bir süre daha kontrol ettilerse de Basralı Şeyh Râşid b. Megâmis hâkimiyetlerine 931’de (1524-25) son verdi.

Kanunî Sultan Süleyman’ın 941’de (1534) Bağdat’ı ele geçirmesiyle Katîf de Osmanlı Devleti’ne bağlanmış oldu; ancak Osmanlılar burayla 1550’den itibaren il­gilenmeye başladılar ve ilk önce sahile hâ­kim bir noktaya güçlü bir kale yaptırdılar. Katîf 1555te yeni kurulan Lahsâ (Atısâ) eyaletine bağlandı. Tapu tahrir defterle­rinde, iki nahiye ile bazı adaların bağlı ol­duğu Katîf livâsıyla ilgili çeşitli bilgiler bulunmaktadır. Meselâ bu kayıtlardan, Ka­tîfteki bir mahallenin “mahalle-i sâdât” olduğu ve buradaki seyyidlerin vergiden muaf tutulduğu öğrenilmektedir. Önceleri Arabistan yarımadasında bulunması dolayısıyla Mekke şeriflerine bağlı olan Katîf bölgenin diğer kesimleri gibi sonra­dan Basra ve Bağdat’a bağlandı.

1792 yılında Suudî ailesinden Suûd b. Abdülazîz Katîfe hücum ederek 400 ki­şiyi öldürdü ve bölgeye hâkim oldu. Ba­bıâli tarafından Vehhâbî meselesini hal­letmekle görevlendirilen Mısır Valisi Meh­med Ali Paşa’nın gönderdiği oğlu İbrahim Paşa, 1818’de Hicaz’da emniyeti sağla­dıktan sonra bütün Bahreyn bölgesine hâkim oldu ve idaresini Benî Hâlid emîrlerine bıraktı. İbrahim Paşa’nın bölgeye getirdiği idarî taksimata göre Katîf Medine’ye bağlandı. Fakat Suûdîler, 1830′-da Hüfûf ve Katîf’i ele geçirerek halktan yine vergi toplamaya başladılar. 1838 yılında Mehmed Ali Paşa ikinci defa bölgede asayişin sağlanmasıyla görev­lendirildi ve Mısır kuvvetleri Lahsâ ve Katîf’i yeniden Osmanlılar’a bağladılar (1840). Ancak Suûdîler iki yıl geçmeden bölgeye tekrar hâkim oldular. Nihayet 5 Haziran 1871 ‘de Osmanlı kuvvetleri Suu­dî Emîri Suûd b. Faysal’ı itaat altına aldı. Önceleri Basra’ya bağlanan Katîf 1875′-te kaza merkezi haline getirildi ve Necid sancağına bağlandı. Fakat 1913’ten son­ra Katîf dahil bütün bölge Suûd idaresi­ne geçti. 1940 yılına kadar doğu eyaleti­nin (şarkiye) merkezi olan Katîf, 1992’de düzenlenen yeni bölgesel sistem içerisin­de aynı adlı idarî bîrimin merkezi oldu. Katîfin 1974’te 25.510 olan nüfusu 1992’-de 98.000’e, 2001’de de 125.000’e ulaş­tı. Şiîler’in yoğun olduğu Katîf bölgesinin nüfusu ise 300.000 civarındadır.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Sitede Ara