Kırgızistan Fiziki, Coğrafi Özellikleri, Başkenti, Nüfusu, Hakkında Bilgi

Kırgızistan Orta Asya Türk cumhuriyetlerinden.

I. Fizikî Ve Beşerî Coğrafya

II. Tarih

III. Eğitim, Kültür Ve Sanat

Kuzeyden Kazakistan, batıdan Özbekis­tan, güneyden Tacikistan, güneydoğu ve doğudan Çin’in Sincan-Uygur Özerk Böl­gesi (Doğu Türkistan) ile çevrilidir. Resmî adı Kırgız Cumhuriyeti, resmî dili Kırgız Türkçesi olan ülkenin yüzölçümü 198.500 km2, nüfusu 5.018.000 (2001 tan.), baş­şehri, özel yönetim statüsüne sahip 793.100(2001 tah.) nüfuslu Bişkek(Frunze) ve ikinci büyük şehri Oş’tur (217.000). Çuy, Işık Göl, Oş, Talaş, Celâlâbâd. Narin ve Batken adlı yedi idari bölgeye (oblast) ayrılmıştır ve çok partili demokratik bir rejimle yönetilmektedir.

I. Fizikî Ve Beşerî Coğrafya

Kırgızistan yeryüzündeki hemen tama­mı dağlık ülkelerden bindir. Büyük bölü­mü Tien Şan (Tanrı dağları) sistemine da­hil olan dağlar, aralarında yer alan tekto­nik depresyonlarla (çöküntü çukuru) bir­birinden belirgin şekilde ayrılmış sıralar halinde uzanır. Güneyde “dünyanın çatısı” denilen Pamir kütlesine ait dağlar bulu­nur. Bu dağların yükseltisi çokyerde6000 metreyi aşar. Kırgızistan’ın en yüksek noktası Pobeda doruğudur (7439 m.). Dağların dorukları çok yerde buzullarla kaplıdır. Sadece batıda Fergana havzası­nın doğu ucu ile kuzeyde Bişkek’ten Ka­zakistan düzlüklerine doğru uzanan yöre­deki yükseltisi 1000 metrenin altına dü­şen Kırgızistan için bu özelliklerinden ötü­rü “Asya’nın İsviçresi” benzetmesi yapılır. Deniz etkisinden uzak ve yüksek dağlarla çevrili olduğu için ülke topraklarında şid­detli bir kara iklimi hâkimdir; dolayısıyla yaz ile kış ve gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkı çok belirgindir. Yağışlar az­dır. Genellikle 250-350 mm. olan yıllık or­talama vadi tabanlarında 150-200 mili­metreye kadar düşer; öte yandan dağla­rın kuzey yamaçlarında yıllık yağış tutan 800-900 milimetreye ulaşabilir. Özellikle dağlık alanlar yılın büyük bölümünde kar­la kaplıdır. Kara ikliminin hüküm sürdüğü Fergana havzası, Bişkek dolaylan ve sık Göl çevresiyle depresyon tabanlarının yaygın bitki örtüsü bozkırdır. Dağların ya­ğışlı yamaçlarının 2000-2300 m. yüksel­tiye kadar olan kesimlerinde genellikle or­manlar yer alır. Ancak ormanlar ülke yü­zölçümünün sadece % 6’sını kaplar. Or­man sınırının üzerinde yüksek dağ çayırları (alpin çayırlar) ve daha yukarılarda da çıplak kayalıklar, kar ve buzullarla kaplı alanlar bulunur. Kırgızistan akarsu ve göl bakımından zengin bir ülkedir. Akarsula­rın pek çoğu kısa ve coşkun akişlıdır. Yal­nız dağlar arasındaki depresyonlara yer­leşen akarsuların boyları nisbeten uzun, vadilerin tabanları aşağı kesimlerde ge­niş ve akışları sakindir. Akarsuların hiçbi­ri denize ulaşmaz. Bunların en önemlisi olan Narin nehri kaynaklarını Işık Göl’ün güneyindeki dağlardan alır ve batıya doğ­ru akarak Özbekistan’da Siriderya’ya ka­rışır; Kurbaş ve Tur nehirleri de Sirider-ya’nın kollarıdır. Diğer akarsulardan Kızıl-su Amuderya’ya, Aksu Tarım nehrine ula­şır; Talaş ve Çu ise Kazakistan çöllerinde yeraltına sızarak ve buharlaşarak kaybo­lur. Işık Göl’ün çevresindeki dağların kar ve buzullarından beslenen çok sayıda kü­çük akarsu da bu göle dökülür. Ülkedeki irili-ufaklı tektonik kökenli 3000 gölün en büyükleri Işık Göl, Sın-Çelek, Çatır ve Song gölleridir.

Yoğunluğu 24/km2 olan nüfus seksene yakın etnik grubun karışımından oluş­muştur. Etnikyapı, Çarlık Rusyası ve Sov­yetler Birliği dönemlerinde ülkenin en ve­rimli topraklarına Ruslar’la Ukraynalılar ve Almanlar’ın yerleştirilmesi sonucu hızlı bir değişim sürecine girmiş, bu sırada pek çok Kırgız Türkü başta Afganistan ve Pamir yöresi olmak üzere yakın ülke top­raklarına göç etmek zorunda kalmıştır. 1925 yılına kadar ülke nüfusunun % 67′-sini Kırgızlar oluştururken bu oran 1959′-da % 40’a kadar düşmüştür.[1959’da toplam nüfus 2.100.000, KırgızTUrkleri 840.000] Etnik yapıdaki son ve köklü de­ğişim 1990 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla yaşanmış ve Rus, Ukraynalı ve Almanlar’ın büyük kesimi Kırgızistan’ı terkederken yakın ülkelere göçen Kırgiz-lar’ın bir kısmı anavatanlarına dönmüş­tür. Birleşmiş Milletler’in 1999 yılı verile­rine göre Kırgızistan’ın etnik yapısı şöyle oluşmaktadır: Kırgızlar (% 61,7), Ruslar (% 14,6), Özbekler (% 14,4), Ukraynalılar (% 1,4). Türkiye’den giden Türkler (% 1,2), Tatarlar (% 1,1), Dunganlar (% 1), Uygur­lar (% 0,6), Almanlar (% 0,3i, diğerleri (Ka­zak, Tacik, Azerî, Koreli vb.) % 3,7. Kırgı­zistan’ın resmî dili Kırgız Türkçesi’dir. Fa­kat uzun süren Çarlık ve Sovyet dönem­leri sırasında zorunlu tutulan Rusça halen yaygınlığını korumaktadır. Mayıs 2000’de Rusça da resmî dil olarak kabul edilmiştir. Kırgızlar yine Rusya’nın etki­siyle Kiril alfabesini kullanmaktadır. An­cak Türkiye İle Kırgızistan arasında imza­lanan Eğitim, Kültür ve Bilimsel Alanlar­da İşbirliği Anlaşması [Bişkek, 3 Mart 1992] çerçevesinde Latin alfabesine geçiş ça­lışmaları yapılmaktadır. Etnik grupların çeşitliliğinin tabii sonucu olarak Kırgızis­tan’da dinî inanışlarda da çeşitlilik görülür. Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Kır­gızlar, Özbekler ve Uygurlar Sünnî-Hanefî müslüman, Ruslar ve Ukraynalılar ise hıristiyandır (Ortodoks). Kırgızistan’da tarım yoğun olarak Fergana havzası ile vadi tabanlarının geniş­lediği alanlarda yapılmaktadır. Ülke ara­zisinin ancak % 7’si tarıma elverişlidir, “farım arazisinin büyük kesimi tahıl (buğ­day, arpa, mısır) ve yem bitkilerine ayrıl­mıştır. Sulamanın düzenli yapılabildiği yerlerde başta pamuk, tütün, şeker pan­carı olmak üzere çeşitli endüstri bitkileri ve sebze, meyve yetiştirilmektedir. 8 mil­yon hektarı bulan doğal otlaklarda 11 milyona yakın küçükbaş, 1,1 milyon bü­yükbaş hayvan ve çiftliklerde 400.000 ka­dar domuz beslenir. Kırgızistan’ın soylu atları ünlüdür, jpek böcekçiliği önemli ve yaygın bir uğraştır. Kümes hayvancılığı, arıcılık, nehir ve göl balıkçılığının da eko­nomiye katkıları vardır. Çalışan nüfusun yarısına yakını geçimini tarım ve hayvan­cılıktan sağlar. Tarımın genel ekonomiye katkı payı % 40 kadardır. Tarımsal gelir­lerin 2/3’ü hayvancılıktan sağlanır.

Ülke ekonomisinde elektrik enerjisinin önemli payı vardır. Elektriğin % 77’si akarsulardan üretilir; özellikle Narin nehri üzerinde pek çok santral bulunmakta, ay­rıca yenilerinin yapımı planlanmaktadır. Üretilen enerjinin büyük kısmı Özbekis­tan, Kazakistan ve Tacikistan’a satılır. Ye­raltı kaynaklan bakımından çok zengin olan ülkede 100’den fazla maden çeşidi bulunmaktadır. Bunların başında S mil­yar tondan fazla rezervle kömür gelir ve Orta Asya’daki kömür yataklarının yaklaşık yarısını teşkil eder. Diğer önemli ye­raltı zenginlikleri petrol, doğal gaz, cıva, antimuan, altın, bakır, demir, volfram, uranyum ve tuzdur. Ülkede pek çok ter­mal ve maden suyu kaynağı bulunmak­tadır. Tarıma dayalı sanayi kollarının ba­şında gıda sektörü yer almaktadır; özel­likle konservecilikte Önemli gelişmeler olmuştur. Oş yöresi tarihî çağlardan beri ipekli kumaş dokumacılığı ile ünlüdür. Ül­kenin çeşitli yörelerinde ondan fazla teks­til fabrikasıyla birçoğu Bişkek ve Oş’ta bulunan kürk, konfeksiyon, deri eşya ve ayakkabı atölyeleri faaliyet göstermekte­dir. Ayrıca elektronik eşya, makine yapı­mı ve metalürji alanlarına yönelik sanayi kollan da vardır. Tarım ve yeraltı zengin­liklerinin fazlalığına ve enerji üretiminin yeterliliğine karşılık sanayi, sermaye azlığı yüzünden gelişen teknolojiye ayak uyduramamak ve yedek parça bakımından Rusya’ya bağımlı olmak gibi sorunlarla karşı karşıyadır.

Arazinin dağlık oluşu sebebiyle temel ulaşım karayollarından ve de büyük güç­lüklerle sağlanır. Karayollarının uzunluğu 20.000 kilometreye yakındır ve yolcu ta­şımacılığının % 87’si, yük taşımacılığının %94’ü karayoluyla yapılır. Rus demiryolu ağının uzantısı olan demiryollarının uzun­luğu ise sadece 340 kilometredir. Işık Göl çevresindeki yerleşim birimleri arasında ulaşım için gemilerden yararlanılır. Biş­kek ve Oş’ta uluslararası trafiğe açık ha­vaalanları bulunmakta ve Türkiye-Kırgı-zistan arasında da tarifeli uçuşlar yapıl­maktadır. Kirlenmemiş ilginç tabiatı, öz­gün kültürel yapısı, misafirperver halkı, dağcılık, kayak, kanoculuk, avcılık (daha çok “berkut” adı verilen şahinle avcılık), at sporları ve özellikle Işık Göl, Oş, Celâ-lâbâd, Bişkek çevresindeki modern otel, dinlenme tesisi ve kaplıcalarıyla Kırgızis­tan turizm potansiyeli yüksek bir ülkedir. Ancak gelen turist sayısı henüz sahip bulunulan turizm imkânlarıyla orantılı de­ğildir.

Coğrafî yakınlık, dil engelinin olmayışı ve altyapı uygunluğu gibi sebeplerle dış ticarette en büyük payı (% 75) eskiden bağlı olduğu Sovyetler Birliği’nin devamı niteliğindeki Bağımsız Devletler Toplulu­ğu almaktadır. İhracat kalemlerini başta elektrik enerjisi olmak üzere tarım ve hayvancılık ürünleri [tütün, pamuk, yün, ham deri vb] çeşitli ham maddeler [an­timuan, cıva, demir vb] kömür, ipekli do­kuma ve diğer tekstil ürünleri-, ithalât kalemlerini ise buğday, petrol ürünleri, şeker, tıbbî malzeme, ziraat makineleri ve çeşitli mamul maddeler oluşturmak­tadır. Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ticarî ilişkiler 24 Mayıs 1991 “de imzala­nan Ekonomik ve Ticari İşbirliğine Dair Protokol çerçevesinde giderek gelişmek­tedir. Türkiye’ye yün, deri, tekstil ürünle­riyle çeşitli maden filizleri satılırken Tür­kiye’den motorlu taşıt, mamul maddeler, şeker ve konfeksiyon ürünleri gibi mallar alınmaktadır.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Daha yeni Daha eski