Küçükçekmece Gölü Köprüsü Mimar Sinan, Tarihi, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Küçükçekmece Köprüsü. Küçükçekmece gölünün denize kavuştuğu yerde XVI. yüzyılda yapılan köprü.

İstanbul’u Rumeli’ye bağlayan ana yo­lun üzerinde Küçükçekmece gölünün Marmara deniziyle birleştiği yerde inşa edilen uzun bir köprüdür. Herhalde bu köprünün olduğu yerde Roma dönemin­de büyük bir ihtimalle ahşap olan bir köp­rü bulunuyordu. Bizans devrinde başşehri batıya bağlayan ünlü Via Egnetia yolunun bu köprünün üzerinden geçtiği ve aynı yerde göl manzarasına hâkim bir tepe­nin üzerinde, imparatorluğun büyük bir sayfiye sarayı ve buna bağlı yapıların yer aldığı Regium (Region) adındaki yerleşim yerinin bulunduğu bilinmektedir. VI. yüz­yılın ortalarında meydana gelen iki ayrı depremden zarar gören, yarısı kagir, ya­rısı ahşap köprünün İmparator Justinianos  tarafından inşa ettirildiğini o dönemin tarihçisi Procopuis şöyle anla­tır : “Burada o kadar dar bir toprak par­çası vardır ki buna ‘karınca’ anlamında Myrmeks denilir. Bu boğazdan Eskiçağ’-larda ahşap bir köprü vasıtası ile geçilirdi. Ağacın çürümesi ile köprü bozulduğun­dan buradan geçiş tehlikeli oluyordu. Fa­kat İmparator lustinianos. taşlardan yapılan geniş bir kemer üzerine köprüyü oturtarak bu tehlikeyi gidermiştir.” 813 yılında Bulgar Kralı Krum’un ordusu tara­fından tahrip edilen köprüyü İmparator I. Basileios (867-886) tamir ettirmiştir. Haçlı seferleri sırasında da zarar gören köprünün fetih yıllarına sağlam durum­da ulaşmadığı anlaşılmaktadır. 1433 yılı içinde burayı gören Bertrandon de la Broquiere köprüden ve bunun iki başında yıkılmış iki kuleden bahseder. J. Covel’ın 167S yılındaki gözlemleri ise şöyledir: 312 adım [230 m] uzunluğundaki bu taş­tan yapılma yapının yanlarında ince ah­şap korkuluklar vardır. Köprünün en es­ki görsel tasviri 1840 yılında yayımlanan Jouannin ve J. van Gaver’in kitabının için­de yer alır.

Fâtih Sultan Mehmed, stratejik önemi büyük olan köprüyü Büyükçekmece Köp­rüsü gibi 1455 yılının kış mevsiminde onartmıştır. Arşiv belgelerinden anlaşıl­dığı kadarıyla köprü 904 (1498-99), 1148 (1735-36) ve 1278 (1861 -62) yıllarında da tamir görmüştür. Evliya Çelebi köprünün yapımına Kanunî Sultan Süleyman tara­fından başlandığını, ancak II. Selim zama­nında bitirildiğini belirti. Mimar Sinan’ın yaptığı köprüler­le ilgili bir doçentlik çalışması hazırlayan Orhan Bozkurt, Sinan’ın inşa ettiği yapıla­rın listesinde bulunmayan bu köprünün ondan önce başmimar olan Acem Alisi’ne ait olabileceğini belirtir.

Batı kaynaklarında Büyükçekmece Köp­rüsü ile kıyas yapıldığından Ponte Piccolo (Küçükköprü) adıyla anılan bu köprü, Os­manlı döneminde Rumeli’ye gidiş ve dö­nüşlerin denetlendiği bir bostancı kara­kolu hüviyeti kazanmıştır.

Uzunluğu 210 m., genişliği 7.60 m. olan Küçükçekmece Köprüsü’nün en geniş merkezî kemer açıklığı 10 metredir. 1. Dünya Savaşı sırasında eninde genişleme yapıldığı ve eğiminin düzlendiği bilinmek­tedir. Bugün orijinal mimari özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır.

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski