Kuran Literatürü Tefsir Çeşitleri, Batı'da Tefsir Araştırmaları, Hakkında Bilgi

Kur’ân-ı Kerîm üzerine yapılan çalışma­lar, biri Kur’an’ın açıklanması ve yorumuy­la ilgili eserler, diğeri Kur’an’ın toplanıp mushaf haline getirilmesi, tertibi, muh­tevası ve özellikleri, kıraati, dil ve üslûbu, i’câzı, fezâiii gibi onu çeşitli yönlerden in­celeyen eserler olmak üzere başlıca iki gruba ayrılır. Bu iki alanda oluşan zengin literatüre Batı’da Kur’an üzerine yapılan çalışmaları da eklemek gerekir.

A) Tefsirler. Kur’an’a dairen hacimli çalışmalar olması bakımından tefsirler Kur’an literatürü içerisinde önemli bir yer işgal eder. Hz. Peygamber’in Kur’an yorumu önceleri sözlü hadis rivayet­lerinin bir parçası olarak varlığını sür­dürürken hadislerin tedvini üzerine “Kitâbü’t-Tefsîr” adıyla ayrı bir bölüm olarak hadis mecmualarında yerini aldı. Zamanla tefsir ilmi hadisten ayrılarak müstakil hale geldi ve özgün eserler vü­cuda getirildi.

1. Rivayet Tefsirleri. Resul-i Ekrem’in ve ashabın Kur’an yorumlarını ihtiva eden ve bizzat sahabe tarafından kaleme alı­nan herhangi bir çalışma bulunmuyorsa da onlardan gelen rivayetler derlenerek bazı tefsir kitaplarının oluşturulduğu bilinmektedir. Bunların en meşhuru Fîrûzâbâdî tarafından derlenen İbn Abbas tefsiridir. İbn Abbas’ın yorumları bazı çağdaş araştırmacılar tarafından da kitap haline getirilmiştir. Tabiîn müfessirlerine nisbet edilen tefsir sayısı fazla olmakla birlikte bunların kendi telifleri mi yoksa talebelerinin derlemeleri mi olduğu hu­susu tartışmalıdır. Kaynaklarda Hasan-ı Basrî’ye izafe edilen bir tefsire henüz rastlanamamışsa da çeşitli kaynaklarda dağınık halde bulunan yorumları derle­nerek yayımlanmıştır. Mücâhid b. Cebr’e nisbet edilen ve iki ayrı neşri yapılan eser de büyük bir ihtimalle Mücâhid’den sonra bir ara­ya getirilmiştir. Tebeü’t-tâbiînden Mukâtil b. Süleyman’a ait Tefsîrü Mukâtilb. Süleyman müellifinin elinden çıkan ilk tam Kur’an tefsiridir. Bunu Süfyân es-Sevrî, Yahya b. Sellâm ve Abdürrezzâk es-Sanânî’nin eserle­ri takip eder. Bunların ardından kale­me alınan daha sistemli tefsirlerin ba­şında Muhammed b. Cerîr et-Taberî’nin Câmicu’l-beyân’ı gelir. Eser, gerek me­todu gerekse muhtevasının zenginliğiyle rivayet tefsirlerinin temel kaynağı olmuş­tur. Rivayet tefsirlerinin diğer önemli ör­nekleri arasında Ebü’l-Leys es-Semerkan-dî, Sa’lebî, Vahidî, Ferrâ el-Begavî, Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî, İbn Atıyye el-Endelüsî. Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, Süyûtî, İbn Akile, Sıddîk Hasan Han, Cemâleddin el-Kâsımî ve Melihâbâdî’nin eserleri anılabilir.

2. Dirayet Tefsirleri. Tarihi eski olmak­la birlikte gelişmesi rivayet metodundan sonraya kalan dirayet metoduna göre yazılmış tefsirlerin ilk örnekleri Mutezile ekolü âlimlerince kaleme alınmıştır. II. (VIII.) yüzyıldan itibaren telif edilen lugavî tefsirleri bu kategori içerisine almak mümkündür. İşârî ve bâtınî tefsirler ge­niş anlamda dirayet yönteminin ürünleri sayılırsa da bunların dirayetin ana çizgisinden farklı özellikleri bulun­maktadır. Dirayet metodunun kullanıldı­ğı tefsirlere örnek olarak Mâtürîdî, Fahreddin er-Râzî, Kâdî Beyzâvî, Ebü’l-Berekât en-Nesefî, Hâzin, Ebû Hayyân el-Endelüsî, Mahallî ve Süyûtî, Bikâî, Ebüssuûd Efendi, Şehâbeddin Mahmûd el-Âlûsî. Elmalılı Muhammed Hamdi, Muham­med Tâhir b. Âşûr. Mevdûdî, Emîn Ahsen Islâhı, Saîd Havva, Vehbe ez-Zühaylî ve Süleyman Ateş tarafından yazılan eser­ler zikredilebilir.

3. Lugavî Tefsirler. II. (VIII.) yüzyılın or­talarından itibaren Arap dili üzerine ya­pılan köklü çalışmalar, Kur’an dilini tanı­ma ve Kur’an’ı dil bakımından yorumla­ma gibi hususları da içine almış, ilk dil­cilerin pek çoğu aynı zamanda Kur’an’m dili ve edebî yönüyle ilgili çalışmalar yap­mıştır. Garîbü’l-Kur’ân’a dair günü­müze ulaşan eserler içerisinde İbn Kuteybe, İbnü’l-Mülakkın ve Fahreddin et-Turayhî’nin Ğaribü’l-Kur’ân’ları, Mekkî b. Ebû Tâlib’in el~cUmde, Râgıb el-İsfahânî’nin el-Müfredât, İbnü’l-Cevzî’nin el-Erîb, Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin el-Bahru’l-Muhit’i

4. İşârî ve Tasavvufî Tefsirler. Tasavvuf ehli Kur’an tefsirinde bâtını yorumları öne çıkarmıştır. Tefsir ilminde bir otorite ve tasavvuf tarihinde önemli şahsiyetlerden biri kabul edilen Hasan-ı Basrî, bâtını yo­rumları öne çıkarmamakla birlikte bazı açıklamaları sebebiyle ilk dönem işârî tef­sirlerinde görüşlerine geniş yer verilmiş­tir. Kur’an’ı sistematik olarak tefsir eden ilk mutasavvıfın Seni et-Tüsterî olduğu kaydedilir. Onun günümüze ulaşan Tefsîrü’l-Kur’âni’l-‘azîm’t ile Sülemî’nin Haka’iku’t-tefsîr, Kuşeyrî’nin Lettfifü’1-işâ-rât, Rûzbihân-ı Baklî’nin Arâ’isü’l-beyân, Necmeddîn-i Dâye’nin Te’vîlât-ı Necmiy-ye Hüseyin Vâiz-i Kâşİfî’nin Tefsîr-i Hüseynî (Meuâhib-i’Aliyye), Ni’metullah b. Mahmûd NahcuvânVnin el-Fevâühu’Mlâhiyye, İs­mail Hakkı Bursevî’nin Rûhu’l-beyân ve Eşref Ali Tehânevfnin Beyânü’l-Kur’ân adlı eserleri önemli tasavvufî tefsirlerden­dir. Muhyiddin İbnü’l-Arabrnin eserlerin­de de işârî tefsirin geniş örnekleri vardır.

5. Mezhebi Tefsirler. Ehl-i sünnet dışında yer alan mezhep ve fırkalar içinde tefsir ilmine en fazla katkıda bulunan ekol Mu’tezile olmuştur. Bu mezhebin hare­keti uzun soluklu olmamışsa da ilk dö­nemde yazılan dirayet tefsirleri içerisin­de önemli bir yeri vardır. Ebû Bekir el-Esam ve Ebû Ali el-Cübbâî’nin tefsirleri, Ebû Müslim el-İsfahânî’nin Câmicu’t-te’-vîl’i, Kâdî Abdülcebbâr’ın Tenzîhü’l-Kur-ân ‘ani’l-metâ’in’i ile Müteşâbihü’l-Kur’an’ı ve Zemahşerî’nin el-Keşşâfı Mu’tezile ekolünün önemli tefsirleridir. Sonuncusunun Sünnî müfessirler üze­rinde de geniş etkisi olmuş ve hakkında çalışmalar yapılmıştır. Şîa âlimleri de bir­çok Kur’an tefsiri hazırlamışlardır. İmâmiyye Şîasf ndan Muhammed el-Bâkır, Câbir el-Cu’fî, Zeyd b. Ali, Ca’fer es-Sâdık ve Ebü’l-Hasan el-Askeri’ye çeşitli tefsir­ler nisbet edilmişse de bugün mevcut olan en eski Şiî tefsirleri, Muhammed b. Hacer el-Becahtî’nin 311 de (923) tamamladığı Beyânü’s-scfâde fî makâmi’l-Hbâde’s ile Ali b. İbrahim b. Hâşim el-Kummî’nin eseridir. Bu konu­da en yaygın olanı ise Tabersî’nin Mec-maSı’l-beyân’ıdır. Ebû Ca’fer et-Tûsî’nin Tefsîrü’t-Tibyân’ı, Feyz-i Kâşânî’nin Tefsîrü’ş-şâfî’sl Muhammed Hüseyin Ta-bâtabâî’nin el-Mîzân fî tefsîri’l-Kur’ân’ı diğer önemli çalışmalar arasında sayılabi­lir. Şia’nın Zeydiyye koluna mensup âlim­ler çok sayıda tefsir kaleme almış olup bunların en meşhuru Şevkânî’nin rivayet ve dira­yet metodunu birlikte kullandığı Fethu’l-kadîr. Haricî âlimlerinin de bir­çoğu günümüze ulaşmayan tefsirleri var­dır. Muhammed b. Yûsuf Ettafeyyiş’in Himyânü’z özellikle İbâzıyye ko­lunun görüşlerini ortaya koyması bakı­mından dikkate değer bir çalışmadır.

6. İlmî, İçtimaî, Edebî Tefsirler. Batl’-da gözlenen bilimsel ve sosyolojik geliş­meler, özellikle XIX. yüzyılın ikinci yansın­dan itibaren yazılan Kur’an tefsirlerini değişik şekillerde etkilemiştir. Misyoner­lerin yoğun faaliyet gösterdiği Hint alt kıtasında Seyyid Ahmed Han, Arap dün­yasında Muhammed Abduh ve Muham­med Reşîd Rızâ bu harekete öncülük etmişlerdir. Ahmed Mustafa el-Merâ-gi’nin Teisîrü’l-Merâğî’s’ı, Seyyid Kutub’un Fî Zılâli’l’Kurân’ı ve Tantâvî Cevherî’nin eî-Cevâhir’\ bu türün diğer örnekleridir.

7. Ahkâm Âyetleri Tefsirleri. Kur’an’in yalnız ahkâma dair âyetleri üzerine yazı­lan tefsirlerin tarihi bir hayli eskidir. Ko­nuyla ilgili ilk sistematik eser Mukâtil b. Süleyman’ın Tefsîrü’l-hamsi mi’e öye mine’I-Kur’ân’ıdır. İmam Şâfıî  Ebû Ca’fer et-Tahâvî, Cessâs, Ki-yâ el-Herrâsî ve Ebû Bekir İbnü’l-Arabî’nin Ahkâmü’l-Kurân’ar. Süyütî’nin el-İklîî”\ ilk dönemden itibaren yazılan önemli ahkâm tefsirleridir. Kurtubî’nin el-Câmi’ li-ahkâmi’l-Kufân adlı geniş tefsiri de ahkâm âyetlerinin yorumuna geniş yer vermesi sebebiyle aynı katego­ride değerlendirilebilir. Son dönemde ka­leme alınan eserler içerisinde Sıddîk Hasan Han’ın Neylü’lmerâm, Mehmed Vehbi Efendi’nin Ahkâm-ı Kur’âniyye, Zafer Ahmed Tehânevî, Muhammed İdrîs Kandehlevî. Muhammed Şefi’ ve diğerle­rinin birlikte yazdıkları Ahkâmü’l-Kur-‘ân, Muhammed Ali es-Sâyis’in Tefsîru âyâti’i-ahkâm ve Muhammed Ali es-Sâbûnî’nin iîavâTu beydn’ını saymak mümkündür.

B) Kur’an İlimleri. Erken dönemler­den başlayarak Kur’an ilimleriyle ilgili müstakil eserler kaleme alınmıştır. Özel­likle III. (IX.) yüzyıldan itibaren bu çalış­malarda önemli bir artış olmuş ve Mekkî-Medenî, esbâb-ı nüzul, nâsih-mensûh. Kur’an’ın isimleri, toplanması, çoğaltıl­ması ve tertibi, sûre ve âyet bilgileri, münâsebâtü’l-âyât ve’s-süver, kıraat ve tecvid bilgileri, fezâilü’l-Kur’ân, havâssü’l-Kur’ân, vücûh-nezâir, emsâlü’l-Kur’ân, aksâmü’l-Kur’ân, üslûbü’l-Kur’ân, muhkem-müteşâbih, i’câzü’l-Kur’ân gibi ilim­lerle diğer konularda yüzlerce eser meydana getirilmiştir. Bir dönemde bu ilimler tek tek ele alınırken özellikle IV. (X.) yüz­yıldan itibaren “ulûmü’l-Kur’ân” başlığıyla kapsamlı müstakil eserler yazılmıştır. İbnü’l-Merzübân’ın el-Hâvî, Ali b. İbrahim b. Saîd el-Havfî’nin el-Burhân ve İbnû’l-Cevzî’nin Fünûnü’i-efnâriı bu alandaki ilk eserlerdendir. Ancak daha sistematik ve geniş çalışmalar Zerkeşî’nin el-Burhân’ı ile başlamış. Süyûtî’nin el-İtkân’ı, İbn Akile’nin ez-Ziyâdeve’l-ihsân’u Zür-kânî’nin Menâhilü’l-‘irfân’i ile devam etmiştir. Kur’an’a dair fikrî ve ilmî mahiyette çeşitli dillerde yazılan kitap ve makaleler ise sayılamayacak ka­dar çoktur.

C)  Batı’da Kur’an ve Tefsir Araştırma­ları

C)  Batı’da Kur’an ve Tefsir Araştırma­ları. Hıristiyan ve yahudilerin İslâm’la il­gili çalışmalarının tarihi sahabe dönemi­ne kadar gitmekteyse de sistematik Kur­’an araştırmaları daha sonradır. Başlan­gıçtan XIX. yüzyıla kadar yapılan çalışma­larda en temel konu Hz. Peygamber’in kişiliği ve onun Kur’an’la ilişkisi olmuş, Kur’an ise ilâhî kaynaklı olmayan ve Hz. Muhammed’le ona yardım edenler tara­fından uydurulan bir kitap olarak nitelen­dirilmiştir. Ancak Batılılar’ın gerek Kur­’an gerek Resûl-i Ekrem’le ilgili iddiaları arasında ayrıntıda bir birlik olmadığı gö­rülmektedir. I. (VII.) yüzyılda Kur’an’a ve Resû!-i Ekrem’e dair ilk eleştiri, Yuhannâ ed-Dımaşki diye bilinen John of tarafından De Haeresibus adlı kitapta yapılmış onu Theodore Ebû Kurre (ö. 825) takip etmiştir. 781’de Bağdat’ta Ab­basî halifesiyle bir tartışma yapan Doğu Suriye Kilisesi piskoposu Timothy, Kur’an ve Hz. Peygamber’le ilgili nisbeten ılımlı düşünceler ortaya koymuş ve Kur’an’ın Allah’ın kelâmı olabileceğini ifade et­miştir. Abdülmesîh b. İshakel-Kindî’nin Peter the Venerable diye bilinen ve Fransız âlimi Pierre Maurice de Montboissier ta­rafından ortaya çıkarılan Risâle’si ilk dö­nem tartışmaları açısından önemlidir. Sir VVilliam Muir, bu çalışmayı The Apology of al-Kindî adıyla İngilizce’ye çevirerek (London 1882) tekrar ilim dünyasına sunmuştur. Eserde Kur­’an’ın kaynağı ve Resûl-i Ekrem’in konu­muyla ilgili geniş bilgiler bulunmakla bir­likte iddialar gerçekleri yansıtmaktan uzaktır. Ayrıca kitabın Kindî’ye nisbeti de şüphelidir. Bi­zanslı münazaracı Nicetasof Byzantium, Refutation du Coran adlı eserinde Kur­’an’ın vahiy ürünü olmadığını iddia etmiştir. IX. yüzyılda yaşayan Theophane le Confesseur, Resûl-i Ekrem’in saralı bir hasta olduğunu ileri sür­müş, onun bu görüşü sonraki hıristiyan yazarlar tarafından da benimsenerek gü­nümüze kadar gelmiştir. İspanya’da sis­temli Kur’an ve İslâm araştırmalarını baş­latan Peter the Venerable. İngiliz Robertus Ketenensis ile Dalmaçyalı Hermannus’u Kur’an’ı Latince’ye çevirmeye teşvik etmiştir. İkisinin 1143 yılında yaptıkları ortak çeviri uzun yıllar kullanılmış, İtalyanca, Almanca ve Hollandaca Kur’an tercümelerine kay­naklık etmiştir. Bu kötü ve tarafgir tercü­menin etkisiyle Batı’da Kur­’an hakkında çeşitli reddiyeler yazılmıştır. Kur­’an’ı 1290’da Latince’ye çeviren Dominiken misyoner Riccoldo da Monte di Croce, Confutatio Alcorani adlı eserinde Pe­ter the Venerable’in görüşlerini takip et-miştir. Onun Kur’an’la ilgili olarak öne sürdüğü eleştirilerin bir kısmı İncil’i de ilgilendirmektedir. Ayrıca Kur’an’ın kay­nağı olarak hem şeytanı hem Tanrı’yi gös­termesi ciddi bir çelişkidir. Alexandre du Pont’un Le Roman de Mahon (Mahomet) adlı kitabı da pek çok iftira ve iddiayı içermektedir. Nicolas de Cuse 1461’de Cribratio Alcorani adıyla bir eser yaz­mış XV. yüzyıl şarkiyatçılarından Ludovico Marraccio ise Kur’an’ı Alcorani textus universus adıyla Latince’ye tercüme etmiştir. Martin Luther, Kur’an’ın ve İslâm’ın ilâhî yapısını tamamen inkâr eder ve bunları Osmanlı Türkleri’nin şahsında değerlendi­rip Türkler’i katillikle suçlar. Esasta Peter the Venerable ve Riccoldo da Monte di Croce’nin görüşlerini benimsemekle birlikte nisbeten daha yumuşak bir üs­lûp kullanan Luther fikirlerini On War Against the Turks adlı ki­tabında ortaya koymuştur. Voltaire’in eserlerinde de Kur’an ve Hz. Peygamber’le ilgili aşırı düşünceler yer alir. Kur’an’a ve Hz. Peygamber’e yönelik olarakXVIII. yüzyılın sonuna kadar devam eden katı eleştiriler XIX. yüzyılda yeni bir üslûp tarzına bürünmüştür. Özü aynı olmakla birlikte daha bilimsel ve objektif görünen bu tarz, diyaloga zemin hazırla­manın bir yolu olarak kullanılmıştır. Bu dönemde çoğu kilise menşeli olan İngiliz misyoner-oryantalistleri daha faal bir du­rumdadır. Kari Gottlieb Pfander’in mü­nazara türündeki Balance of Truth adlı çalışması (London 1867) misyonerlerin Önemli kaynaklarındandır. Hintli âlim Rahmetullah el-Hindî’nin İzhârü’1-hak adlı kitabı Pfander’in iddialarına cevap niteliğindedir. Bu dö­nemde Kur’an’la ilgili çalışma yapan Ba­tılı âlimler ve eserleri şunlardır: Gustav Weil, Historisc Kritische Einleitung in den Koran (Leipzig 1844, l872);Aloys Sprenger, The Life of Mohammad from OriginaiSources(Allahâbâd 1851), Das Leben und die Lehre des Muhammad (Berlin 1861-1865), Mohammad und der Koran (Hamburg 1889); John Davenport, An Apology for Mohammad and the Koran (London 1869); Stanley Lane-Poole, The Speeches and Table-Talk of the Prophet Mohammad [London 1882; başta girişi olmak üzere çeşitli bölümlerin­de Hz. Peygamber-Kur’an ilişkisine yer verilmiştir] Arthur N. Wollaston, Half Hourswith Muhammad (London 1886); Charles Catler Torrey. The Commercial-Theological Terms in the Koran [London 1892; Kur’an’ın bölgesel kültürün bir ürünü olduğu tezini ispat için yazılmıştır2] Hubert Grimme, Mohammad (Münster 1892-1895); T. D. Hughes, Notes on Muhammadanism: Being Outlines of the Religious System of islam (London 1894); E. M. VVherry, A Comprehensive Commentary on the Quran [London 1896; 1881’de Hindistan’da yazılan kitabın “Muhammad the Authorof the Quran” |s. i 07-110| başlığı özellikle dikkat çeker] Edvvard Seli, Essays on, The Life of Moham­mad (London 19i 3), The Historical Deveİopment of the Qur’ân, Inspiration (Madras 1930); Hartwig Hirschfield, New Researches İn the Composition and Exegesîs o/ the Ooran (London 1902); J. Murdoch(ed). Selections from the Koran with an Introduction Copİous Expianatory Notes and a Review of the Whole, adlı bölümü dikkate değerdi !. Schapiro, Dİe haggadischen Elemente im erzâhlendenteü des Korans (Leipzig 1907); VVilliam Henry Temple Gairdner, The Our’ânic Doctrineol Man (Madras 1913), The Qur’önic Doctrine of Salvation (Madras 1914), The Qur’ânic Doc­trine of Sin (Madras 1914), The Qur’ünic Doctrine of God (Madras 1916); Frank Ballard, Why not islam, H. U. VVeitbrecht Stanton, The Teaching of the Qur’ön with an Account of its Crowth and a Subject Index  İngiliz Doğu Hint Şirketi’nin bir görev­lisi olan İskoçyalı Sir VVilliam Muir’in The Life of Mahomet, ve The Coran: İts Composition and Teaching and the Testimony it Bears to the Holy Scriptures (London 1878) gibi çalışmaları şarkiyatçılar üzerin­de çok etkili olmuştur. Muir, Kur’an ve Hz. Peygamber’le ilgili birçok tutarsız iddiasına rağmen Kur’an’ın en azından halifelerden sonraki korun-muşluğuna dikkat çekmekte ve bunun başka bir kitaba nasip olmadığını belirt­mektedir. Ay­rıca aralarındaki bazı ihtilâflara rağmen bütün İslâm mezhepleri için tek bir Kur-‘an’ın geçerliliğine dikkat çekmektedir. Yine İs­koçyalı olan Richard Bell. The Qur’an: Translated with a Critical Rearrangement of the Surahs, ve An Introduction to the Our’an (Edinburgh 1953, 1958, 1963) adlı eserlerinde hem Kur’an’ın kaynağı hem tertibiyle ilgili aşırı görüşler ortaya koymuştur. Bu görüşler öğrencisi olan VVatt’ın dahi eleştirisine mâruz kalmıştır. Kur’an ta­rihi, mushaflar ve kıraatler üzerine çalı­şan Avustralya asıllı Amerikalı şarkiyatçı Arthur Jeffery’in Materials for the History of the Text of the Qur’ân (Leiden İle birlikte), The Our’an as Scripture (NewYork 1952), The Foreign Vocabu-laryofthe Qur’ân (Baroda 1938; Kahire 1957) ve Mukaddimetân fî culûmi’l-Kur’ön: Ve hümâ Mukaddimetü Ki-tâbi’l-Mebânî ve Mukaddimetü İbn ‘Afiyye (Kahire 1954, 1989) adlı çalışma­ları onun sahaya olan hâkimiyetini gös­termektedir. Ancak son eserinde yer alan tahrifler ilmî kişiliğine gölge düşürmüş­tür.

Louis Massignon ve Giulio Basetti-Sani, çok sayıda çağdaşla­rının aksine Kur’an’la ilgili daha ılımlı bir tavır sergilemektedirler. Benzer ılımlı yaklaşım VVilfred Cantvvell Smith, VVilliam Montgomery VVatt ve Kenneth Cragg tara­fından da ortaya konulmuştur. Smith Questions of Religious Truth [New York 1967, özellikle kitabın”Is the Qur’an the Word of God” adlı IV. bölümü] Towards a World Theology (London 1981), On Sharing Religious Experience: Possibilitiesof Interfaith Mutuality ve What is Scripture: A Comparative Approach (London 1993) adlı eserlerinde görüşlerini açıkla­mıştır. VVatt, son dönemde Kur’an’a dair en çok çalışma yapan Batılı ilim adamlanndandır. Onun Truth in the Religions (Edinburgh 1963), Companion to the Our’an (London 1967), VJhat is islam? (London 1968), Islamic Revelation in the Modern World (Edinburgh 1969) ve BelI’s Introduction to the Our’an (Edinburgh 1970) adlı eserleri Kur’an araştırmalarına yeni bir yaklaşım tarzı getirmiştir. Ancak yine de Kur’an’ın kay­nağıyla ilgili, tarih boyunca sürdürülen çizgi onun eserlerinde de ince bir tarzda korunmuştur. Kenneth Cragg’ın The Cali of the Minaret New York 1956, Sandals at the Mosgue (New York 1959), The Domeand theRock(London 1964), The House ol islam (Belmont-California 1969), The Event of the Our’an; islam in its Scripture (London 1971}, TheMind of the Our’an (London 1973), Muham­mad and the Christian: A Ouestion of Response (London 1984), Readingsin the Our’an (London 1988) ve Refurn-ing to Mount Hira’: islam in Contem-poraryThemes( London 1994) adlı eser­leri tam bir Kur’an araştırmaları külliya­tıdır. Bunlarda Kur’an âyetleri, oluşan İs­lâm toplumu olgusu ile birlikte tutarlı ve ılımlı bir biçimde ele alınmaya çalışılmış­tır.

Batılılar, baştan beri Kur’an’a Allah dı­şında bir kaynak arama çabası içerisinde olmuşlardır. Bazı yazarlar Kur’an’ın Ya-hudilik’ten alınma uydurma bir kitap ol­duğunu söylerken bazıları köken olarak Hıristiyanlığı göstermektedir. Bu muhte­vada yazılan geniş literatürden özellik­le son yüzyıl içerisinde kaleme alınanları şöylece özetlemek mümkündür: Abraham Geiger, Was hat Mohammed aus dem Judenthume aufgenommen?, Hartvvig Hirschfield, Jüdische Elemente im Koran (Berlin 1878); Clair Tisdall. The Original Sources of the Qur’an (London 1905) ve The Sources oi islam, Richard Bell, The Origin of islam in Its Christian Environment (London 1926); Charles Catler Tbrrey. The Jewish Foundaüons ofIslam (New York 1933, 1967); Rudi Paret, Grenzen der Koran Forschung (Stuttgart 1950),Muhammed und der Koran (Stuttgart 1957) ve Der Koran: Kommentar und Konftordanz (Stuttgart 1971);Abraham I. Katsh, Judaism in is­lam, Biblical and Talmudic Back-grounds of the Our’an and its Com-mentaries(New York 1954) ve Judaism and the Koran (New York 1962); Har-ris Birkeland. Old Müslim Opposition against Interpretation of the Koran (Oslo 1955) ve The Lord Guideth: Stu-dies on Primitive islam (Oslo 1956); John VVansbrough, Qur’anic Studies: Sources andMethods of Scriptural In-terpretation (Oxford !977);Haim Schwarzbaum, Biblical and Extra-Biblical Legends in Islamic Folk-Literatüre (Walldorf-Hessen 1982);Christoph Luxenberg. Die syroaramaische Lesart des Koran: ein Beitrag zur Enschlüs-selungderKoransprache (Berlin 2000).

Genel olarak Hz. Muhammed’in peygamberliğiyle Kur’an’ın ilâhîliği mesele­sinin tartışıldığı yukarıdaki çalışmalardan başka Kur’an tarihi, Kur’an’m tefsiri, kıra­at, Arap dili-Kur’an ilişkisi gibi konulara dair çalışmalar da yapılmıştır. Alman şar­kiyatçısı Theodor Nöldeke’nin Geschichte des Qorans adlı eseri (Göttingen 1860) Kur’an tarihi çalışmaları açısından önemli bir çalışmadır. Bu sebeple eseri genişlet­me çalışmaları devam etmiş, başta öğ­rencisi Friedrich Schwally olmak üzere bazı âlimler tarafından esere yeni ciltler eklenmiştir. John Burton’un The Collection of theQur’an’ı da (Cambridge 1977) buna dair bir çalışmadır. Ignaz Goldziher’in Die Richtungen der Isîamischen Koranauslegung adlı eseri de tefsir tarihi açısından önemlidir. Kitapta ilk dö­nemden XX. yüzyılın başlarına kadar tef­sir tarihi ve tefsir çeşitleri bütün yönle­riyle ele alınıp değerlendirilmiştir.

XX. yüzyılda Kur’an, tefsir ve kıraatle ilgili pek çok klasik eserin neşri yapılmış­tır. Meselâ Gotthelf Bergstrâsser, İbn Hâleveyh’in Muhtasar fî şevâzzi’l-Kur-‘dn’ını (Kahire 1934) ve İbnü’l-Cezerî’nin Ğöye/ü’/ı-ntfıâye’sini,[Kahire 1932-1935, eseri öğrencisi O. Pretzİ tamamlamıştır] Otto Pretzİ Dânî’nin ef-reysiYini (İstan­bul 1930), Arthur Jeffery ise İbn Ebû Davud’un Kitâbü’l-Meşâhif’lnı (Kahire 1937) yayımlamıştır. Tefsirler ve tefsir tarihiyle ilgili çalışma yapanlar arasında Jacques Jomier, J. M. S. Baljon, Kenneth Nolin, Helmut Gâtje, J. J. G. Jansen, Gerhard Böwering, Andrevv Rippin’in ve Jacques Berque adı geçmektedir, Norman Daniel’in İslam and the West, Edward Said’in Orientalism (London-New York 1978) ve Moritz Steinschneider’in Pole-mische und Apoİogetischeliteratür in Arabischer Sprache (California 1966) adlı eserleriyle ansiklopedilerden The Encycîopaedia of islam ve The Ency-clopedia of Religion, dergilerden The Müslim World, Islamo-Christiana, Journal of Royal Asiatic Society, Bul-leiin of the School of Oriental and African Studes, Batılılar’ın Kur’an ve İslâm eleştiri tarihi açısından önemli kaynaklardır.

İslâm dünyasında şarkiyatçıların Kur’an Çalışmalarını konu alan müstakil eserler telif edilmiştir. Necîb Akiki’nin el-Müsteşrikün, Mustafa es-Sibâfnin Müsteşrikler ve Hedefleri,  İrfan Abdülhamîd’in el-Müsteşrikün ve’l-İslam (Bagdad 1969), Muhammed Salih Bundak’ın el-Müsteşrikün ve tercümetü’l-Kur’âni’l-Kerim (Beyrut 1980), Mahmûd Hamdîez-Zakzûk’une ve’l-istişrâk (Kahire 1984), Muhammed Bakır el-Hakîm’in el-Müsteşrikün ve şübühâ-tühüm havle’l-Kur’ân (Beyrut 1985), Ahmad von Denffer’in cUlüm al-Qur’an, Nezîr Hemdân’ın er-Resûl fî kitâbâti’l-müsteşrikin (Cidde 1986), Muhammed Hüseyin Ali Sagir’in el-Müsteşrikün ve’d-dirâsâtü’l-Kur’âniyye (Beyrut 1986). Ömer Lutfî Alim’in el-Müsteşrikün ve’l-Kur’ân (Malta 1991), Abdülazîm İbrahim Muham­med el-Martâî’nin İftirâ ü’l-müsteşrikin ‘ale’l-İslâm (Kahire 1992), Abdurrahman Bedevi’nin Mevsû’atü’l-müsteşrikin, Jabal Muhammad Buaben’in Image of the Prophet Muhammad in the West: a Study of Muir, Margoliouth and Watt (Leicester 1996), Abdülaziz Ha-tip’in Kur’an ve Peygamber Aleyhin­deki İddialara Cevaplar (İstanbul 1997) ve Selahattin Sönmezsoy’un Kur’an ve Oryantalistler (Ankara 1998) adlı kitap­larında bu konu işlenmektedir. Şarkiyat­çıların Kur’an görüşleri bazı makalelerde de ele alınmıştır: S. Vahiduddin. “Richard Bell’s Study of the Qur’ân: A Critical Analysis” İsmail Cerrahoğlu, “Oryantalizm ve Batı’da Kur-‘ân ve Kur’an İlimleri Üzerine Araştırma­lar”, Fahad, “A Critique of Ori­entalism: İts History and Approach MohammadA. Chaudhary, “Orientalism on Variant Readings of the Qur’an: The Case of Arthur Jeffery”, Abdüssettâr Gürî, “Kur’ân-ı Hakîm Müsteşrikin ki Nazar meyn.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Daha yeni Daha eski