Kuyucu Murad Paşa Külliyesi -Şehzadebaşı- Tarihçe, Mimari, Hakkında Bilgi

Kuyucu Murad Paşa Külliyesi. İstanbul’da XVII. yüzyılın başında İnşa edilen bir külliye.

Eminönü’nde Vezneciler caddesi üze­rinde yer alan külliye medrese, dershane-mescid. türbe, sebil, sıbyan mektebi ve dükkânlardan oluşmaktadır. Külliye, I. Ahmed devri sadrazamlarından Kuyucu Murad Paşa tarafından yaptırılmıştır. Murad Paşa’nın 1020 (1611) yılında Diyarbekir’de vefat ederek İstanbul’a getirildiği ve daha önceden yaptırdığı medresesi ya­nındaki türbesine gömüldüğü bilinmek­tedir. Türbenin kapısı üzerinde bulunan âyet kitabesinden başka yapıda bir kita­be mevcut değildir. Bir kaynaktan medre­senin Muharrem 1019 (Nisan 1610) tari­hinde tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bazı araştırmacılar yapıyı devrin başmiman Sedefkâr Mehmed Ağa’ya mal etmişler­dir. Ancak Mehmed Ağa’nın başmimarlığı devrinde yapılan külliyenin bu mimarın eseri olduğu kesin değildir.

1782 yılındaki büyük yangında türbe­nin zarar gördüğü ve 1869’da yapılan bir tesbitte medresenin faal olduğu bilin­mektedir. 1894 depreminde sıbyan mek­tebi yıkılmış, 23 Temmuz 191 1 tarihinde­ki Uzunçarşı yangınında külliye kısmen harap olmuştur. 3 Ocak 1919’da yapılan bir tesbitle medresenin yangınzedeler tarafından işgal edildiği anlaşılmaktadır. Harap durumda olan külliye 1943 1950 yıllan arasında restore edilmiştir. Medre­sede İstanbul Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü faaliyetine devam etmektedir. Külliyeye ait sıbyan mektebiyle bazı dük­kânlar bugün Pîrî Mehmed Paşa Vakfı’na geçmiş bulunmaktadır.

Üçgen biçiminde bir arsa üzerinde in­şa edilen ve medrese ağırlıklı küçük külliyeler grubu içinde yer alan bu külliyede yapılar medreseye bitişik olarak düzen­lenmiştir. Cephede dükkânlar arasında yer alan basık kemerli kapı ile medreseye geçiş sağlanmaktadır. Yamuk dikdörtgen planlı avluda giriş yönü hariç diğer üç yön­de baklavalı başlıklara sahip mermer sü­tunlara oturan sivri kemerli revaklar av­luyu “U” biçiminde çevrelemektedir. Revakların arkasında güneydoğu yönü dışın­da diğer iki yönde” L” şeklinde sıralanan medrese odaları vardır.

Avlunun güneydoğu yönünde dershane-mescid odası yer almaktadır. Önünde bulunan revak birimleri diğerlerinden farklı olarak dikdörtgen şeklinde olup üzerleri aynalı tonozla örtülmüştür. Bu­rada farklı şekilde ele alınan revak cephe­si de mermerle kaplanmıştır. Dershane -mescid kare planlı olup üzeri pandantif­lerle geçişi sağlanan kubbe ile örtülmüş­tür. Mermerden basık kemerli kapı ile ge­çilen mekânda eksenden sağa kaydırılmış bir mihrap nişi vardır. Çift sıra pencere düzenine sahip mekânın yan duvarların­da ikişer dolap nişi bulunmaktadır. Mih­rabın solunda altlı üstlü birer pencere türbeye, kapının iki yanındaki birer pen­cere ise revaka açılmaktadır. Yapıda kub­be ortasında ve kubbe eteğinde yer alan kalem işleri son olarak 1995 yılında yeni­lenmiştir. Yeşil ve kırmızı renklerin kulla­nıldığı kalem işlerinden kubbe ortasın­daki desen az görülen zikzaklı bir madal­yon kompozisyonu gösterir.

Medrese odaları on dört adet olup üzerleri pandantiflerle geçişi sağlanan kubbelerle örtülüdür. Revaklardan dershane-mescid önündeki üç birimden baş­ka uzun koldaki bir birim de aynalı tonoz örtüye sahiptir. Diğer on bir birim pan­dantiflerle geçişi sağlanan kubbelerle ör­tülmüştür. Odalarda dolap ve ocak niş­lerinin yanı sıra avluya ve dışa açılan pen­cereler vardır. Yalnızca kuzeydeki kısa kolda dışa açılan pencereler mevcut de­ğildir. Kısa kolda ortadaki odanın revaka açılan penceresi diğerlerine göre daha dar tutulmuştur. Bu pencerenin solunda bir niş açılmıştır ve altında bir kuyu bu­lunmaktadır. Bu kolda en uçtaki birim he­la olarak düzenlenmiş olup üzeri aynalı tonozla örtülmüştür. Tonozda açılan fil gözü pencerelerle mekânın havalandırıl­ması ve aydınlatılması sağlanmıştır. Med­rese avlusunun üzeri bugün alçı tavan ve sundurma ile kapatılmış, zemini de be-tonlanmıştır. Avlu ortasında olması ge­reken şadırvan hakkında bilgi yoktur.

Medresenin güneydoğusunda yer alan türbe dershane-mescide bitişik olarak ele alınmıştır. Kesme köfeki taşından inşa edüen yapı kare planlı olup üzeri bugün ahşap tavanlı ve kurşun kaplı dört meyilli bir çatı ile örtülüdür. Vaktiyle bu üst örtü­nün kubbeli olduğu bilinmektedir. Güney­doğuda sağa kaydırılmış olan basık ke­merli kapının önünde mukarnaslı başlık­lara sahip mermer sütunlara oturan ve üç sivri kemerli olarak düzenlenmiş bulu­nan sakıf yer alır. Çift sıra pencere düze­nine sahip olan yapıda alt sıra pencereler dikdörtgen açıklıktı, üst sıra pencereler ise kemerli olarak düzenlenmiştir. Kapı­nın bulunduğu cephede bir alt pencere sebile, karşısındaki duvarda altlı üstlü bi­rer pencere dershane-mescide açılmak­tadır. İki yan cephede ise altlı üstlü ikişer pencere ile dışa açılan mekânda iki adet dolap nişi mevcuttur. Türbede Sadrazam Kuyucu Murad Paşa, Abaza Mehmed Pa­şa ve Cigalazâde Sinan Paşa’nın oğlu Mehmed Paşa’nın medfun olduğu bilin­mektedir. Bugün türbe bakıma muhtaç bir durumdadır.

Külliyenin güneydoğusunda türbeye bitişik şekilde yerleştirilen mermer kapla­malı sebil dışa taşkın beş cepheli olarak düzenlenmiştir. Vaktiyle bir köşe başı se­bili olan yapıya basık kemerli kapı ile ge­çilmektedir. Kurşun kaplı ahşap bir kub­be ile örtülü olan yapının mukarnaslı baş-lıklı mermer sütunlara oturan sivri ke­merli cephelerinde geometrik kompozisyonlu metal şebekeler bulunur. Sebil için­den türbeye bakan dikdörtgen açıklıktı bir pencere vardır. Kapının karşısındaki köşe­de mermer su haznesiyle kuyu mevcut­tur. Sebilin suyu vaktiyle Süleymaniye su yolundan sağlanmaktaydı. Yapı günü­müzde bakımsız bir haleledir.

Vezneciler caddesindeki iki dükkânın üzerinde fevkani olarak düzenlenmiş sıbyan mektebi külliyenin kuzeybatısında­ki köşede yer almaktadır. Kesme köfeki taşından inşa edilen yapı kare planlı olup pandantiflerle geçişi sağlanan dıştan se­kizgen kasnaklı kubbe ile örtülmüştür. Cadde üzerinde dükkânlar arasında bu­lunan dikdörtgen açıklıklı bir kapı ile mek­tebe geçiş sağlanmıştır. Kare planlı olan mektep odası karşılıklı iki duvarda açılan çift sıra pencerelere sahiptir. Alt sıra pen­cereler dikdörtgen açıklıklı, üst sıra pen­cereler sivri kemerli olarak düzenlenmiş­tir. Sıbyan mektebinin medrese ile birleş­tiği yerde büyük yuvarlak kemerli derin bir niş vardır. Yapının kuzeybatı cephesin­de duvar ortasında bir ocak nişi ile iki ya­nında birer dikdörtgen dolap nişi bulunmaktadır. Mektep içinde son yıllarda ya­pılmış olan ve orijinalliği olmayan yoğun kalem işleri vardır. Yapı bugün altındaki bir dükkânla beraber büfe ve kafeterya olarak kullanılmaktadır.

Külliyenin Vezneciler caddesine bakan cephesinde on üç adet dükkân yer almak­tadır. Dışarıya tuğladan yuvarlak kemer­lerle açılan dükkânlar beşik tonozla ör­tülüdür. Cephe, kemer aralarında taş ve tuğlanın alternatif olarak kullanılması ile oluşan almaşık duvar örgüsüne sahiptir. Son yıllarda restore edilmiş olan dükkân­lar Vakıflar İdaresi tarafından kiraya ve­rilmiştir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski