Libya Tarihi -Başlangıçtan İslam Fethine Dek- Hakkında Bilgi

Mısır’ın batısındaki bölgeye Libya ismi­nin ilk defa Yunanlılar tarafından verildiği ve bunun Berberî Levâte kabilesinin adı­nın değişiminden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Romalılar, bugünkü Tunus ve Libya’nın batısındaki toprakları içine alan bölgeye Afrika adını vermiş, Araplar bunu İfrîkıye olarak telaffuz etmişlerdir. Yine Araplar’ın Berka dedikleri Sirenaika (Cİrenaica) bölgesinin adı Yunanlılar’ın kurduğu ve Siren (Cyrene) dedikleri şehrin isminden gelmektedir. Antik dönemde Sirtika (Syrtica) sahilinde kurulan Sabratha, Oea ve Leptis Magna adlı üç şehir için Tripolitaine tabiri kullanılmış, Araplar bu­nu da Trablus şeklinde söylemişlerdir. Lî­bîler denilen bölge ahalisinin aslen Nil ci­varından, Etiyopya’dan. Arap yarımada­sından geldikleri veya Akdeniz asıllı ol­dukları gibi farklı rivayetler de vardır.

Başlangıçtan Müslümanlar Tarafından Fethine Kadar. İlk defa milâttan önce XII. yüzyılda Fenikeliler Libya sahillerine tica­rî amaçla gelmişlerse de hâkimiyetlerini milâttan önce IX. yüzyılda tesis etmişler­dir. Fenikeliler’in kurduğu ve büyük ge­lişme gösteren Trablus bölgesi milâttan önce V. yüzyılda Kartaca’ya bağlandı. Yu­nanlılar, Sirenaika’ya gelerek milâttan Ön­ce 630 yılında Siren şehrini kurdular. Ül­kenin doğusu Mısır’ın etkisindeyken Trab­lus Tunus’la irtibatlıydı. Numidya Kralı Massinissa, II. Kartaca savaşının ardından Trablus bölgesini ele geçirdi. Romalılar milâttan önce 146’da Kartaca’yı yıktıktan sonra hâkimiyetlerini bütün Kuzey Afri­ka’ya yaydılarsa da Oea, Sabratha ve Leptis Magna’ya özerklik verdiler. Ancak milâttan önce 46 yılında Numidya’yi top­raklarına katınca bu üç şehri Afrika adıybağladılar. O dönemde büyük gelişme gösteren bölge Roma’ya aylık 10.000 kan­tar zeytin yağı vergi veriyordu. Milâttan önce 19’da İmparator Augustus zamanın­da Fizan ve Gadâmis Roma topraklarına katıldı. Sirenaika kısmen, milâttan önce II. yüzyıldan itibaren ele geçirildiyse de tamamı ancak milâttan sonra IV. yüzyıl­da imparatorluğa dahil edilebildi..

Leptis Magna’da doğan ve 193’te Ro­ma imparatoru olan Septimus Severus ve kendisinden sonra gelen imparatorlar Afrika eyaletine özel ilgi gösterdi. Milât­tan sonra IV. yüzyılda tahrip edilen Lep­tis Magna, V. yüzyılda Giustiniano tara­fından yeniden imar edilerek eyalet mer­kezi yapıldı. IV. yüzyılda gücü zayıflayan Roma’ya karşı isyanlar başladı ve Berbe­rîler ayaklandılar. 366’da Leptis Magna ve Sabratha Romalılar’ın elinden çıkınca önemini kaybetti. Berberî saldırılarıyla iyice zayıflayan ülke 430 yılında Vandai-lar’ın işgaline uğradı. Bu istilânın Libya’yı iyice fakirleştirmesi Bizanslılardın işgalini kolaylaştırdı ve 535’te bölge Bizans hâ­kimiyetine girdi. Sahillerdeki önemli yer­lerde ve kalelerde bir miktar asker bulun­duran Bizanslılar, Berberîler’i kendi hal­lerine bırakıp yıllık belli miktarda vergi ödemeleri ve gerektiğinde asker deste­ği sağlamaları dışında herhangi bir şeye zorlamadılar.

Fenike, Kartaca, Yunan, Roma ve Bi­zans hâkimiyeti sırasında sahildeki önem­li şehirlerle Afrika’nın iç bölgeleri arasın­da ticaret geliştirilerek yollar açıldı. Sab-ratha’dan başlayıp Gadâmis üzerinden Afrika içlerine giden yol yanında Oea ve Leptis Magna’dan başlayan ve Fizan üze­rinden giden güzergâh daha işlek ve em­niyetliydi. Sirenaika’daki Apollonia, Ber­ka, Berenice ve Tocra şehirlerinin Çad, Kongo ve Habeşistan ile münasebetleri vardı. O çağlarda başlayan Afrika içlerin­den fildişi, altın, deve kuşu tüyü, kıymet taşlar, den, abawyLNe. esü tkatetv XX. yüzyıla kadar devam etti.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Sitede Ara