Mali Fiziki, Coğrafya, Dili, Etnik, Dini Yapı, İklim Hakkında Bilgi

Ülke topraklan yüzey şekilleri açısından sade bir görünüşe sahiptir. Kuzeydeki ku­mullarla kaplı geniş çöl sahası Büyük Sahrâ’nın bir devamıdır. Ülkenin kuzey kesi­minde dikkati en çok çeken yüzey şekli Cezayir sınırı yakınındaki İfora Edrân adı verilen engebedir. Mali’nin güney kesim­lerinde ise Nijer nehri çevresinde gelişen düzlükler hâkimdir. Ülkenin güneyinde bu monoton görünüşü bozan elemanlar, Senegal sınırı yakınındaki Tambaoura yükseltileriyle büyük kısmı Gine’de bulu­nan Futa Calon kütlesinin Mali sınırları içerisine doğru uzanan kesimleri ve Mali sınırları içindeki en yüksek noktayı oluş­turan Burkina Faso sınırları yakınında Hombori Tondo zirvesidir (1155 m.).

Mali’nin ikliminde kurak ve yağışlı ola­rak iki mevsim dikkati çeker. Kuzeyde temrnuz-eylül ve güneyde nisan-ekim arasında bol miktarda yağmur yağar. Sahrâ’dan gelen “harmatan” rüzgârı ise mevsimine göre sıcak veya ılıman bir ha­va oluşturur. Güneyde bilhassa Sikasso bölgesinde yıllık 1300-1500 mm. yağmur düşerken Sahil (Sahel) bölgesinde bu mik­tar 200-700 milimetreye iner. Ülkenin en Önemli akarsuyu kaynağını Gine’den alan ve Nijerya’da Atlas Okyanusu’na dö­külen. Malililer’in Colİba (Djoliba) dedikle­ri Nijer nehri, Mali’nin güneybatısından kuzeydoğusuna kadar 1500 kilometrelik bir mesafe kateder. Ülkede Debo ve Faguibine adlı iki büyük göl vardır. Yine Gi­ne’deki Futa Caion’dan kaynağını alan Senegal nehri (toplam 1790 km.) 700 km. boyunca Mali topraklarından akar ve bu ülke sınırları dışında Atlas Okyanusu’na ulaşır. Bitki örtüsü olarak ülkenin güney kesimi ve uzun akarsuların kenarları sa­vanlarla kaplıdır. Güney kesiminin mer­kezinde ise stepler uzanır. Kuzeye doğ­ru ilerledikçe steplerin çöl görünüşüne dönüştüğü görülür.

Mali’nin millî hasılatı iki milyar dolar ci­varında olup (1989) kişi başına düşen millî gelir 250 dolardır. Pamuk birinci derece­de ihracat ürünüdür ve Fildişi Sahili’nden sonra Sahrâ’nın güneyinde yıllık 200.000 tonluk üretimiyle ikinci sırada yer almak­tadır. Ayrıca darı (862.000 ton), pirinç (329.000 ton), sebze (247.000 ton) ve mı­sır (228.000 ton] üretimi yapılmaktadır. Mali, Batı Afrika’da en fazla hayvancılık yapılan ülkelerden biri olup sığır, koyun. keçi, eşek ve deve gibi hayvanların sayısı 40 milyon civarındadır. Nijer, Bani ve Se­negal nehirlerinde 200 kadar balık türü tesbit edilmiştir; balıkçılık ülkenin en es­ki geçim kaynakları arasında yer alır. Ço­ğunlukla başşehir Bamako civarında olan sanayi daha ziyade gıda ve tekstil sek­törlerine yöneliktir. Tarihte bölgenin en büyük ticaret mallarından olan tuz bu­gün Taoudenni’de çıkarılmaktadır Tilemsi’de fosfat madeni,  magnezyum ve petrol bulunmuştur. Al­tın geleneksel olarak bunu arayan bin­lerce kişiye geçim kaynağı sağlarken en­düstriyel olan altın madenlerini Fransız ve Amerikan şirketleri işletmektedir. Sah­râ’nın güneyindeki ülkeler içerisinde ta­rihî zenginlikleri bakımından önde gelen ülkelerden olan Mali’yi çok sayıda turist ziyaret etmektedir.

Mali Cumhuriyeti’nin nüfusunun % 95’i yerleşik hayat süren ve çiftçilikle geçinen siyah renklilerden oluşur. Ülkede % 5 ci­varında bir nüfusa sahip olan beyazlar ise kurak geçen yıllara rağmen göçer hayat­larına devam etmektedir. Müslümanla­rın oranı % 90 olup geri kalanı animist Bölgedeki di­ğer ülkelere göre Mali’nin etnik bakımdan oldukça çeşitli bir yapısı vardır. Bambara etnik grubu bilhassa Segou ve Bamako civarında yoğun olmakla birlikte ülkenin büyük bir kısmında dağınık olarak bulu­nur ve en kalabalık kitleyi meydana geti­rir Mandingo veya Malinke de de­nen Bambaraca çok kolay öğrenilebilir olması dolayısıyla geçen zaman içerisin­de bütün Batı Afrika’da en fazla konuşu­lan diller arasında yer almıştır. Genelde çiftçilikle geçinen Bambaralar demircilik, kerestecilik ve dericilikle de uğraşmakta olup dokumacılık ve çömlekçilik alanında maharet sahibidirler. Kendilerini farklı bir etnik grup gibi takdim etmelerine rağ­men soylarının menşei konusunda fazla bilgi bulunmayan Malinkeler’in aslında tipleri, dilleri ve inanış biçimleri bakımın­dan Bambaralar’ın akrabası oldukları anlası!maktadır. Bamako’nun batı kısmına düşen tepelerde genelde çiftçilikle geçi­nen Malinkeler’in önemli bir kısmı XIX. yüzyıla kadar animistti. Soninke adıyla bi­linen Sarakole etnik grubu, Mali’ye XIII. yüzyıla kadar hâkim olan Gana Sultanlı-ğı’nı kuranların soyundan gelmektedir. Bugün Sahil bölgesinde Nara ile Nioro şe­hirleri arasındaki yerlerde dağınık vazi­yette yaşayan Sarakoleler yarım milyon civarında bir nüfusa sahiptir. Kültürel zenginlikleri sebebiyle yaşadıkları bölge dışında etkili oldukları gibi ülkede en fazla seyahat edenler de bunlardır. El sa­natlarında mahir olmakla birlikte daha ziyade ticaretle uğraşırlar. Nijer deltasın­da Sorko adıyla da bilinen Bozo etnik gru­bu Cenne’den Debo gölüne kadar olan alanda balıkçılıkla geçinir. Mali’nin güney­deki önemli şehri Sikasso bölgesinde yo­ğun olarak yaşayan Senufo etnik grubu çiftçilikte ileri olduğu gibi dokumacılık, demircilik ve ağaç heykel yapımında da mahirdir. Sayıları 250.000 civarında olan ve Bendiyâgâre (Bandiagara) yamaçların­daki köylerde yaşayan Dogon etnik grubu, kökleri çok eskiye dayanan animist kültü­re bağlılıklarını günümüzde kısmen de olsa devam ettirmektedir. Bilhassa sö­mürge döneminde başlayan yoğun hıristiyanlaştırma faaliyetlerine rağmen gü­nümüzde çoğunluğu müslümandır. Afri­ka’nın kuzeydoğusundan batısına doğru ilerledikleri bilinen, Araplar’ın Fûlânî de­dikleri Pöl etnik grubu Mali’de etkili ko­numdadır. Çad Devleti’nin kuzeyindeki Tlbesti bölgesiyle Cezayir-Mali ortak sı­nın yakınında, ayrıca Gine’deki Futa Caton ile Kamerun’un Adamava bölgeleri ara­sında yaşayan bu etnik grubun yegâne geçim kaynağı hayvancılıktır. Nijer neh­rinin kıvrılarak güneye yöneldiği bölgede yaşayan Songay etnik grubu daha ziyade ırmağın kenarındaki arazilerde ziraatla meşguldür. İnce vücutlarıyla Sahra çölü­nün mavi insanları olarak bilinen Tevâ-rikler, Gao ile Tinbüktü arasında özellikle hayvanlarına su bulabilmek için durma­dan yer değiştirirler. Asırlar boyunca ida­reci ve ulemâ sınıfına mensup kesimleri dışında bunlara hizmet edenlerle sanat­kârlardan ibaret olan geleneksel toplum yapılarını muhafaza etmektedirler. Sö­mürgeciliğin bir devamı olarak resmî dil Fransızca yanında farklı etnik grup ara­sında yaygın olarak Bambara, Pöl, Son­gay ve Temaşek millî dilleri konuşulmak­tadır. Kamu görevlerinde bulunan me­murların çoğunluğu tarafından konuşu­lan Bambara başlıca iletişim dilidir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Sitede Ara