Mali Kültür, Medeniyeti -Mimari- Hakkında Bilgi

Mali’nin toprağa dayalı mima­risi, bir süre Fas’ta kaldıktan sonra geri dönen Songay etnik grubunun buradan getirip uyguladığı unsurlara dayanır ve Sudan mimarisi adıyla anılır. Segu, Sikasso ve Dogon bölgesinde rastlanan tipik Mali mimarisi kullanılan malzeme, iklim ve yaşanılan bölgenin kültürel yapısına göre üç ayrı özellik gösterir. Camiler, ev­ler, ambarlar ve iş yerleri inşa edilirken genelde dış duvarlar güçlendirilmiş veya süslenmiş sütun yahut payandalarla des­teklenmektedir. Binaların düz çatıları aynı zamanda tavan görevi yapmakta ve kirişlerle tutulmaktadır. Malili ustalar yegâne inşaat malzemeleri olan kırmızı renkte laterit toprağını çıplak elle kulla­nırlar. Cenne. Tinbüktü ve San’daki tari­hî camiler Bilâdüssûdan’ın en görkemli eserleridir. Mali Sultanı Mense Mûsâ hac dönüşünde Endülüslü mimar Ebû İshak es-Sâhilî’yi beraberinde getirerek 1325 yılında Tinbüktü’de Cingareybîr [Mense Kanku Mûsâ] Camii’ni inşa ettirdi. Beş yılda tamamlanan caminin ibadet ma­halli 1570-1583 yılları arasında İmam el-Hâc el-Akib tarafından tamamen yıkıla­rak yeniden yapıldı ve güney kısmı bu dönemde eklendi. İki minaresinden biri şehre hâkim konumda bir yüksekliğe sa­hip olup doğu cephesindeki diğeri daha kısadır. Tinbüktü’de bir müslüman ha­nım tarafından yine Mali Sultanlığı döne­minde inşa edilen Sankore Camii’nin iba­det kısmını da İmam el-Hâc el-Akib 1578 yılında yıktırarak hac sırasında aldığı Ka­be ölçülerine uygun olarak tekrar yaptır­dı. Minaresi de bir asır sonra yıkıldığı için yeniden inşa edildi. 1952 yılındaki kum fırtınası sırasında tamamen kum yığınları altında kalan tarihî caminin çatısı çöktü.

Bunun üzerine doğu cephesindeki duva­rı taşla örüldü, diğer duvarları da yüksel­tilerek içi toprakla dolduruldu. Caminin merkezindeki minaresi Cingareybîr’inki ile aynı mimari tarzda olup ibadet kısmı­nın kuzeyinde yer alan bölüm yapıldığı dönemde medrese olarak kullanılıyordu. Tinbüktü Sankore Camii’nin bir bölümü­nün medrese olarak belirlendiği ve bu­raya bağlı şehrin farklı mahallelerindeki 180 Kur’an okulunda 25.000 öğrencinin eğitim gördüğü XVI. yüzyıl kaynakların­da belirtilmektedir. Batı Afrika İslâm kültürünün gelişmesinde Sankore en önemli merkez konumunu asırlarca de­vam ettirmiştir. XIV. yüzyılın sonlarına doğru Şeyh el-Muhtâr Hamâhullah tara­fından Sîdî Yahya et-Tâdilissî adına Sîdî Yahya (Muhammed Naddah) Camii yap­tırıldı. Bu caminin ilk imamı olarak o dö­nemde buranın hâkimi konumundaki Mu­hammed Naddah tayin edildiği için onun adıyla da tanındı. Diğer iki camide olduğu gibi bunu da el-Hâc el-Akîb 1577-1578 yıllarında yeniden inşa ettirdi. Kuzey-güney istikametinde sütunlarla üç ana bölüme ayrılan bu caminin de minaresi iç kısımda bulunmaktadır. Sîdî Yahya ile dostu Muhammed Naddah birer hafta arayla vefat edince caminin güneyindeki büyük avlu kabristana çevrildi. Tinbüktü’nün en iyi korunan büyük camisi ol­masına rağmen etrafındaki müştemilâtı harabe halindedir. Bu üç büyük caminin dışında Tinbüktü’de ayrıca Ali b. Abdül-kâdir Paşa tarafından yaptırılan (1629-1630), ancak 1826-1860 yılları arasında yı­kıldığı tahmin edilen, bugün sadece ka­lıntıları bulunan Henâ Camii, Sa’dîler’in Tinbüktü’de hâkimiyet kurmasından (1591) hemen sonra oluşturdukları Kasa­ba adlı semtin ortasında kumandan Cûder (Djouder) tarafından inşa ettirilen ve 1780 yılında Tevârik saldırısıyla birlikte yok olarak bugün kasaba ile birlikte izine dahi rastlanmayan Kalidi Camii ile kalın­tıları mevcut Elgufûr Cingarey Camii anı­labilir. Batı Afrika tarihî camileri içerisin­de en meşhuru olan Cenne Camii’ni 1250 yılında bu şehrin ilk müslüman hâkimi Koy Konboro kendi sarayını bozarak yap­tırmıştır. Daha sonraki yıllarda şehirdeki marabuların açtıkları küçük camiler vesi­lesiyle burası bakımsız kaldı. 1810-1861 yılları arasında bölgede hüküm süren Mâsînâ Devleti’nin ilk kurucusu Ahmedü Lobbo, Cenne’deki küçük camilerin tama­mını yıkarak bu tarihî eseri bütün müs-lümanların devam ettiği bir mâbed hali­ne getirdi. Ancak ardından yine Şeyhu Ahmedü Lobbo tarafından kendi haline terkedilen caminin batı tarafı yıkılarak buradan alınan malzemelerle doğu tara­fına yeni bir cami inşa edildi. 1907’de Cenne halkının isteği üzerine sömürge idaresi camiyi onararak ibadete açtı. Ma­li toplumunun asırlar boyunca hizmetinde olan cami. geçmişte özellikle Kuzey Afri­ka’dan gelen âlimlerin ders verdiği Önem­li bir eğitim merkeziydi. Günümüzde ise dünyanın birçok ülkesinden Mali’ye gelen turistlerin mutlaka görmek istedikleri bir eserdir. 1495 yılında Songay Sultanı Askiya Muhammed tarafından İnşa edilen Askıya Camii, Gao şehir merkezinin dışın­da Nijer nehri kenarında yer almaktadır. Gao’nun cuma camisi olup önemli kütüphanesiyle o civardaki İslâmî eğitimin verildiği merkez konumundadır.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Daha yeni Daha eski