Malta Fiziki, Coğrafya, Dili, Etnik, Dini Yapı, İklim Hakkında Bilgi

Kalker yapılı olan takımadaların yüzeyi genellikle engebeli, vadilerle yarılmış, fa­kat yüksekliği fazla olmayan bir plato gö­rünümündedir. Adaların hiçbirinde yük­sekliği 300 metreye erişen yer yoktur. En yüksek nokta Malta adasının güneybatı kıyısına yakın Bingemma Heihts doruğu­dur. Ülkeye ve takımadalara adı­nı veren asıl Malta adasının batı ve kuzey­batı kıyıları yüksek ve kayalık, doğu ve kuzeydoğu kıyıları ise alçak ve kara içine derin bir biçimde sokulan koylarla parça­lanmış durumdadır.

Tipik Akdeniz iklimi özellikleri gösteren Malta’da kış mevsimi ılık geçer, kar yağışı görülmez. Yağmurlu mevsim kıştır. Yaz­lar kurak ve sıcak geçer. Özellikle Kuzey Afrika’dan Sicilya kıyılarına doğru esen “sirokko” rüzgârı Malta’yi da etkiler (ağus­tos ve eylülde, bazan da ilkbaharda). Çok sıcak ve kuru olan bu rüzgâr insan ve hay­vanlar üzerinde bunaltıcı bir etki yapar.

Göl bulunmayan Malta’da devamlı akarsu da yoktur. Derin yarılmış fakat kı­sa boylu vadiler tabanında aylarca su bu­lunmayan kuru vadiler halindedir. Doğal bitki örtüsü olarak maki toplulukları gö­rülür. Malta yer yer palmiye ve kaktüs gibi bitkilerin varlığı ile Afrika özellikleri­ni yansıtır.

Nüfus sayısı az bir ülke olmasına rağ­men Malta’da nüfus yoğunluğu çok yük­sektir bu yoğunluk ora­nıyla dünyanın en kalabalık bölgelerine örnek gösterilir. Ülkede resmî dil Malta dili ve İngilizce’dir. Eski Fenike diliyle Arapça’nın karışımından oluşan Malta dili, çok sayıda İtalyanca kelimeye sahip olduğu gibi yeryüzünde Latin alfabesiyle yazılan tek Sâmî dilidir. Nüfusun % 98’i Katolik’tir. Ülkede çok az sayıda Protestan bulunur. Müslümanların sayısı 1500 ci­varındadır ve bunun ancak 1000 kadarı Malta uyrukludur.

Toprağının kireçli olmasına ve verim­sizliğine rağmen ikliminin ılıman oluşu çe­şitli Akdeniz ürünlerinin yetişmesine imkân verir. Buğday, muhtelif sebzeler, meyve ve pamuk üretilir. Bunlardan buğ­day dışındakiler sulamalı tarımı gerektir­diğinden ve adaların su kaynaklan yeterli olmadığından deniz suyu arıtılarak sula­mada geniş ölçüde kullanılır. Takımada, Sicilya kanalının ve Afrika kıyılarının sığ sularına yakın olduğu için çevresindeki su­lar önemli ölçüde balık akınlarına uğrar. Bu sebeple balıkçılık da adanın gelir kay­nakları arasında mühim bir yer tutar.

Malta son yıllarda Libya ile yakınlaşarak ekonomik iş birliği içerisine girmiştir. Bu sayede, aslında çok sınırlı olan doğal kay­naklarına ivme kazandırma imkânını bul­muş ve endüstrisini geliştirmiştir. Önce­den beri mevcut olan gıda, içki, eldivencilik ve dokuma gibi sanayi faaliyetleri ya­nında metal işleme, otomobil montajı, konfeksiyon, plastik ve kauçuk ürünleri gibi sanayi kollarında atılım yapmıştır. Es­kiden askeri gemi tezgâhlan olarak çalı­şan Malta Tersanesi, günümüzde daha da genişletilen dokları ve tamir bakım üniteleriyle Akdeniz’in sivil gemilerinin ta­mirinde önemli bir rol oynar. Turizmin de Malta ekonomisinde özel bir yeri vardır. Başta İngilizler olmak üzere çeşitli ülke­lerden bir yıl zarfında gelen turist sayısı ülke nüfusunun birkaç katma ulaşabil­mektedir. Deniz ve yat turizmiyle birlik­te kültürel zenginliklerin varlığı da bunda etkili olmaktadır.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Daha yeni Daha eski