Musahhaf Hadis Nedir, Özellikleri Hakkında Bilgi

Musahhaf. Birbirine benzeyen harfleri yanlış okunarak nakledilen hadîs.

Sözlükte “sayfayı yanlış yazmak veya okumak, benzer harfleri hatalı okuyup ri­vayet etmek” mânasına gelen tashîf masdarından sıfat olan musahhaf kelimesi, terim olarak sened veya metninde yazılışı birbirine benzeyen harfleri yanlış okuna­rak nakledilen hadisi ifade eder. Hadisi bu şekilde nakletmeye tashîf, hatalı nakleden râviye de sahafı denir.

İlk asırlardan itibaren İbn Hacer el-Askalânî’ye kadar (ö. 852/1448) bütün muhaddisler musahhaf ve muharref terim­lerine aynı anlamı vermekle birlikte musahhaf daha yaygın bi­çimde kullanılmıştır. Bu iki terime farklı mânalar yükleyen İbn Hacer el-Askalânî musahhafı yazılışları birbirine benzeyen harflerde nokta değişikliği, muharrefı de kelimelerde hareke, harf ve hat değişikliği yapılarak nakledilen hadis şeklinde ta­nımlamıştır. Ancak İbn Hacer’in de bu ayırıma bağlı kalmadığı ve iki terimi bir­birinin yerine kullandığı görülmekte bu da onun eserleri­nin birçoğunu kaleme aldıktan sonra böy­le bir ayırım yapma gereğini duyduğunu göstermektedir. Bu ayırım daha sonraki hadis usulcüleri tarafından benimsenmiş ve bu iki terim ayrı ayrı ele alınmıştır.

Muhaddisler, hadisi semâ ve kıraat yo­luyla değil elde ettikleri sahîfelerden riva­yet edenlere sahafı demişler ve onların ri­vayetinin makbul olmadığını söylemişler­dir. Nitekim Eyyûb es-Sahtiyânî, Şu’be b. Haccâc’a, “Hilâs b. Amr el-Hecerîden riva­yette bulunma, çünkü o sahafîdir” tavsi­yesinde bulunmuş Sevr b. Yezîd, “Sahafı, kimseye fet­va veremez” demiş Saîd b. Abdülazîz de, “Sahafîden hadis almayınız” diye râvileri uyarmıştır.

Sahafi’nin yaptığı ile, muteber hadis na­kil metotlarından vicâde tarikiyle nakilde bulunan kimsenin yaptığı iş birbirine ya­kın olmakla birlikte aralarında fark vardır. Vicâde yoluyla nakilde bulunan kimse ha­dislerinin sadece bir kısmını sahîfeden nak­leder; onun bu türden rivayetleri belli olup hatası ya hiç yoktur veya son derece az­dır. Sahafî ise rivayetlerinin büyük bir kıs­mını sahîfeden aldığı ve sahîfeden rivayet etmeyi âdet haline getirdiği için rivayette bulunurken pek çok hata yapar. Bu sebep­le vicâde yoluyla hadis alıp nakletmede bir sakınca görülmezken sahafînin rivayeti bir “âfet” sayılır, bu yüzden sahafî tabiri de cerh lafızlarından biri kabul edilir. Musahhaf hadis esa­sen sahih olsa da makbul değildir.

Tashîf genellikle yanlış duyma veya yan­lış okumadan kaynaklanır ve yazılışları birbirine benzeyen, noktaları sayesinde ayrı­labilen harflerde daha çok görülür. okumak se-nedde tasnifin, şeklinde oku­mak ise metinde tashîfın örnekleridir.

Meşhur ve güvenilir muhaddisler de za­man zaman tashîf hatasına düşmüşlerdir. Ahmed b. Hanbel’e göre tashîften kurtu­lan olmamış Ali b. Medînî’ye göre ise bundan sadece dört kişi kurtulabilmiştir.

Hamza el-İsfahânînin Kitâhü’t-Tenbîh caid hudûşi’t-taşhîfi, Hasan b. Abdullah el-Askerînin Taşhîfatü’l-muhaddism’ı ve Şerhu mâ yelta’u fîhi’t-taşhîf ve’t-tahrif, Dârekutnînin Taşhîfü’l-muhaddişîn’ı, Hatîb el-Bağdâdî nin Telhîşü’l-müteşâbih fi’r-resm ve himâyetü mâ eşkele minhü can bevâdi-ri’t-taşhîf ve’I-vehm’i, Belatî’nin et-Taşhîf ve’t-tahrif, Safedî’nin Taşhîhu’î-taşhîf ve tah­rir ü’t-tahrîf ve Süyûtî’nin et-Tasrtf, fi’t-taşhîf musahhaf ve muharref rivayetlerin birlikte ele alındığı başlıca eserlerdir. Ce­mâl Üstîrî et-Taşhîf ve eşeruhû fi’î-hadîs ve’l-fıkh ve cühûdü’l-muhaddişîn ti mükâfehatih adlı yüksek lisans çalış­masında konuyu ayrın­tılı biçimde incelemiştir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski